İlk Mesai

11.7K 550 31
                                    

9 gün sonra

İşte ilk günümdü ve bu durum beni mesleğe başladığım günkü gibi heyecanlandırıyordu. Tayinim İstanbul'da Organize Şube'ye çıkmıştı ama orada görev yapmayacaktım, sadece resmi olarak oranın personeli olarak görünecektim. Bu durumu da şark dönüş tayinleri açıklandığında benimle telefonda görüşen Emniyet Müdürü Çetin Doğan'a borçluydum. On beş gün önceki telefon görüşmesi hala dün olmuş gibi aklımdaydı.

“Yaklaşık bir senedir faaliyetlerini kamuoyundan gizlediğimiz beş kişilik özel bir ekibimiz var ve bu ekibin bütün personeli erkek rütbelilerden oluşuyor. Son bir yıldır takip ettikleri bütün olayları bu ekip başarıyla sonuçlandırdı ama yine de bir sıkıntımız var. Özel ekibimizde kadın bir personelin eksikliğini hissediyoruz. Şimdiye kadar ihtiyaç duyulan kadın personel açığını diğer birimlerden bir şekilde karşıladık ama her seferinde bu yolu izlemek ekibimiz için zaman kaybına neden oluyor. Bu yüzden bu birimin başı olarak bir karar aldım. Kadın personel açığımızı eğer kabul edersen seninle kapatmayı düşünüyorum. Dosyanı okudum ve inceledim. Mesleki özelliklerin özel ekibimize katılman için son derece uygun. Eğer teklifimi kabul edersen seni bu birime aldıracağım ve göreve başladığında özel ekibimiz ve ilgilendikleri konularla ilgili sana bilgi vereceğim. Ne dersin komiser Çakır Polat, özel bir ekibin parçası olmak ister misin?”

Telefonun diğer ucunda donup kalmıştım. Her polis meslek hayatı boyunca böyle özel bir ekibin parçası olmak isterdi. Böyle bir teklifi değil hayal etmek o grubun bir parçası olarak çalışmak kadar imkansızdı. Emniyet Müdürü Çetin Doğan’ın anlattıklarını nefesimi tutarak can kulağıyla dinlemiştim. Akademiden komiser yardımcısı olarak mezun olduğumdan beri emniyetin değişik birimlerinde görev yapmıştım  ve en son şark hizmetimi tamamlamak için Hakkari'de bulunuyordum. Böyle gizli bir ekiple çalışmak mesleğim için dönüm noktası olabilirdi, bu yüzden Çetin Doğan müdürün teklifini kabul etmeye karar verdim. Ama kabul etmeden önce ondan öğrenmek istediğim birkaç şey vardı.

“Müdürüm izin verirseniz size birkaç sorum olacak.”

“Tabi Çakır Komiser sorabilirsin.”

Telefonda sesi tok ve otoriter geliyordu, adam koskoca emniyet müdürüydü sonuçta.

“Diğer beş personelin ekibe bir kadın personelin katılacağından haberleri var mı?”

Üstlerimden aldığım talimatla bu ekibi, her personeli titizlikle seçerek ben kurdum Çakır komiser. Bu ekiple ilgili her kararı da kimseye danışmadan ben veririm. Ben bu ekibin geleceğiyle ilgili hangi kararı alırsam, ekibin personeli de buna uymak zorunda. Şimdi de doğan ihtiyaç neticesinde senin bu ekip için biçilmiş kaftan olduğuna karar verdim. Eğer teklifimi kabul edersen ekip üyelerinin de bu durumdan haberi olacak.”

Kurduğu cümleler ona daha fazla soru sormamam için bir uyarı niteliği taşırcasına sert ve kararlı bir üslupla sarf edilmişti. Ona teklifini kabul ettiğimi söyledikten sonra ben de bu otoritenin boyunduruğu altına girecektim. Mesleğimiz disiplin mesleğiydi ve bu konuyla ilgili yapabileceğim fazla bir şey yoktu. Bu mesleği seçmeye karar verince bu boyunduruğu seve seve kabul ettiğimi resmi olarak beyan etmiş oluyordum. Eğer Çetin Müdür'ün teklifini kabul edersem bir senedir her olaya beraber giden ve birbirlerinin sırtını kollayan kemikleşmiş bir ekibin yeni üyesi olacaktım. Çetin Müdürün söylediklerine göre ekibe yeni, üstelik de kadın bir polisin katılacağından hiç birinin haberi yoktu. Görünüşe göre oldukça ilgi çekici günler, meydan okumalar beni bekliyordu. Aklımdaki diğer soruları müdüre şimdi telefonda sormamaya karar verdim. Nasıl olsa ekibimle tanıştığımda merak ettiğim hususları onlardan öğrenebilirdim.

ÇAKIR (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin