Uyanmıştım ve odamda duyduğum tanımadığım bir kadın sesi nedeniyle gözlerimi açmak istemiyordum. Kadının kulağa sıcacık gelen melodik bir ses tonu vardı ve gözlerim kapalı olarak saatlerce bu kadının konuşmasını zevkle dinleyebilirdim.
"Memurun da pek gençmiş Çetin, böyle savunmasız bir şekilde yatakta yatarken küçük bir kız çocuğuna benziyor. Kızımızı kaçırıp, öldürmeselerdi o da bu yaşlarda olacaktı."
Sanırım Murat'ın bana çıtlattığı konudan bahsediyorlardı. Evlat acısı çekmek bir anne baba için çok zor bir olaydı. Gördükleri her genç kızda kendi çocuklarından bir şeyler arıyor olmak acı vericiydi.
"Seni görünüş olarak bizimkilere benzediği konusunda daha önce uyarmıştım Gülnur. O uyandığında konuşmalarına dikkat etsen iyi olacak. Çakır komiserin dosyasını okudum. Onu Antalya'daki bir yetimhanenin önüne bırakmışlar. Dış görünüş olarak bize benzemesi bir tesadüf sadece. Bizim kızımız Ankara'da bir hastaneden kaçırıldı. Sonra gönderdikleri mektupla da öldüğünü bildirdiler. Onun bizim kaçırılan kızımız olmasının ihtimali yok. Onun doğduğunda gözlerinin ne renk olduğunu sen söyledin. Bana açık bir mavi olduğundan bahsetmiştin, hatta irisinin içinde ela bir haresi olduğunu da. Çakır komiserin gözleri ise koyu mavi. Dış görünüş olarak benzerliği ve yetimhanede büyümesi ise bir tesadüf sadece, insan insana benzer sonuçta."
Kadın sesi tekrar konuştu. "Ama kan grubu Güney'in kan grubuyla aynı ve onlarınki çok nadir bulunan bir kan. Belki bir DNA testi yaptırıp emin olsak içim daha rahat ederdi."
"Çakır komiser uyanmak üzere, biraz önce kirpikleri kımıldadı. Artık bu konuyu kapatalım ve onun yanında konuşmalarımıza dikkat edelim. Hem bak çocuklarımız da dışarda, bu konuştuklarımızı duyarlarsa onlar da boşuna umutlanır sonra."
"Tamam Çetin, senin istediğin gibi olsun. Susuyorum."
Yanımda konuşulanları şaşkınlıkla dinlemiştim. Bu güzel kadın sesi benim onun kaçırılıp öldürülen kızı olmamdan şüpheleniyordu. Hala kızının kaybını atlatamadığına göre onun da psikolojik yardıma ihtiyacı vardı. Hem böyle şeyler sadece Türk filmlerinde olurdu, kadın için üzülmekten kendimi alamadım. Uyanmak üzere olduğumu anlamışlardı, daha fazla uyuyor numarası yapıp onların konuşmalarını dinlemeye devam edemezdim.Yavaşça kirpiklerimi araladım.
Uyuduğum süre boyunca boğazım iyice kurumuştu, gözlerimi açar açmaz su içme ihtiyacı hissettim.
Öksürerek "Su," dedim.
Başucumda oturan kadın aceleyle yerinden kalktı ve komodinin üzerinde duran suyu eline alarak ağzıma yaklaştırdı. Diğer eliyle de rahatça içebilmem için sırtıma destek oldu. Sudan büyük bir yudum aldığımda boğazımdaki kuruluk da hafiflemişti. "Teşekkür ederim."
"Afiyet olsun kızım," dedi kadın.
"Kendini nasıl hissediyorsun Çakır komiser, daha iyi misin?"
Daha iyi hissediyordum ve Maylo ile ilgilenmek için hemen eve gitmeliydim. Kızım beni beklerken meraktan ölmüş olmalıydı.
"Ben iyiyim artık müdürüm, hatta birazdan kalkıp eve gitmeyi düşünüyorum. Köpeğim Maylo beni çok merak etmiştir."
"İyi olduğuna sevindim kızım. Bak bu benim eşim Gülnur. Seninle tanışmak için uyanmanı bekliyordu. Ha bu arada Güney'in durumu da iyiye gidiyor, böyle devam ederse uyandığı an yoğun bakımdan çıkaracaklar onu. Bana oğlumu geri verdiği için önce Allah'a, sonra sana minnettarım kızım."
"Önemli değil müdürüm, ben sadece yapmam gerekeni yaptım."
Gülnur Hanım "Sen normal kan vermedin kızım, neredeyse sağlığından oluyordun. Allah senden razı olsun, artık sende benim bir kızım sayılırsın," dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇAKIR (Tamamlandı)
Ficción General"Bir daha pire torbası dersen senin cici bir abi olmadığını ona söylerim. Maylo'nun bunu duyunca ne yapacağını tahmin ediyorsundur." Ilgaz gözlerini devirdi. "Biliyorum, popomu ısırır." Tekrar sırıttım." Aferin, Maylo gibi sen de çabuk öğreniyorsun...