22 Mart 2095
Choi Jongho, oturduğu yerden biraz geri gitti ve ellerini bilgisayarından çekti. Daha sonra ellerini kütletip başına koydu ve gözlerini kapattı.
Tam 36 saattir uykusuzdu. Ne kadar zorlansa da uyanık kalmalıydı ve işlerini bitirmeliydi.
Jongho, bir süre gözü kapalı beklerken aniden odasının kapısı açıldı.
"Günaydınlar!"
Jongho, kafasını iki yana sallayıp derin bir nefes aldı. "Mingi, ne zamandır kapımı çalmadan giriyorsun?"
"Özür dilerim, unuttum"
"Geç"
Mingi, açtığı kapıyı geri kapattı ve Jongho'nun yanına ilerledi. Jongho fazlasıyla yorgun görünüyordu.
"Acaba biraz uyusan mı? fazla korkunç görünüyorsun"
Jongho korkunç göründüğünü biliyordu ama yapabileceği bir şey yoktu. "Bakarım"
"O zaman gidiyorum?"
"Git Mingi"
Mingi odadan çıktığında Jongho masadaki kahvesine uzanıp bir yudum içti. Ağzına bayat ve soğuk tat geldiğinde uzun zamandır burada durduğunu anlamıştı.
Yüzünü buruşturup kahveyi geri masasına koydu ve tekrardan bilgisayarına döndü.
Jongho ne kadar çalıştı bilmiyordu ama artık uyuması gerekliydi. Gözleri kapanıyordu ve çok halsiz hissediyordu.
Jongho, bilgisayarını kapattıktan sonra odadan çıktı. Kapısı arkasından kapanırken, kapının hemen yanındaki kırmızı düğmeye bastı.
Önüne dönüp karşısındaki odaya girerken, kendi kapısının kilitlenme sesi geldi.
Jongho odaya girdiğinde, Mingi'ye selam verdi ve koltuklardan birine oturdu. "Yunho ile aranız nasıl?"
"İyi gibi. Yarın doğum günü onun için bir şeyler yapmalıyım"
"Yarın geç gel o zaman. Ben hallederim işleri"
"Olur mu öyle Jongho?"
"Olur"
"Çok gecikmemeye çalışacağım"
Jongho kafasını sallayıp odadan çıktı. Aşağı inip arabasına bindi ve evine doğru sürmeye başladı. Evine giderken sürekli uykuyu düşünüyordu. O kadar yorgundu ki...
Otuz beş katlı binaya geldiğinde arabasını park edip içeri girdi. Asansörü çağırdı ve beklemeye başladı.
Asansör geldiğinde içeri girip, yirmi üç numaralı düğmeye bastı. Katlara çıkarken aynadan kendisini inceliyordu Jongho.
Gözaltları mosmor olmuştu. Ayrıca yüzü çökmüştü. Normalde alışıktı, ama sürekli çalışınca yoruluyordu.
Evinin katına geldiğinde asansörün kapısı açıldı ve asansörden indi. Sola dönüp koridorun en sonundaki kapıya ilerledi.
Kapının önüne geldiğinde boyunun hizasında olan üçgen şeklindeki düğmeye elini koydu. Düğme yeşil yandığında kapı açıldı ve içeri girdi.
Kapı arkasından kapanıp kilitlenirken Jongho parmaklarını şıklattı ve konuşmaya başladı.
"Sistem, uyumaya gideceğim. Birileri gelirse kapıyı açmamanı istiyorum. Önemli olsa bile"
"Anlaşıldı" Kadınsı ve robot gibi çıkan sesin verdiği cevap ile Jongho hızlıca odasına girip kapıyı kapattı.
Üstünü değiştirirken bir yandan da uyukluyordu. Üstünü değiştirmeyi bitirdiğinde kendisini yatağa fırlattı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Crime Mask | Jongsang
Short Storyİşlenen gizemli cinayetleri çözmeye çalışan Jongho, zaten hayatında olan ancak bu zamana kadar fark edemediği Yeosang ile yakınlaşmaya başladıklarında kafası daha da karışır.