Gerçek

6.4K 344 5
                                    

Uçak İstanbul'a indiğinde Kürşat Organize'nin olduğu binanın bodrumunda yer alan nezarethaneye kapatılmıştı. Çetin Müdür, Kürşat'ın sorgusunun yarın sabahtan itibaren başlanacağını söyleyerek bize bu gece dinlenmek için izin vermişti.

Arabam zaten emniyetin otoparkındaydı. Kızımı çok özlemiştim, bu yüzden eve gitmeden önce Güney'lerin evine uğrayıp Maylo'yu almayı düşünüyordum. Aslında çok yorgundum, bu gece erken yatıp dinlensem iyi olacaktı ama insanlara daha fazla yük olmak da istemiyordum.

Arabaya atlayıp yola koyuldum. Trafikte geçen bir yarım saatlik yolculuktan sonra Güney'lerin evine ulaştım. Ilgaz'dan duyduğuma göre Güney hastanede daha fazla kalmak istemediği için eve gitmekte ısrarcı olmuştu. Hem onu görür, halini hatırını sorar, hem de kızımı ve eşyalarını alıp oradan ayrılırdım. Düşüncem şimdilik bu yöndeydi.

Kapıyı çaldığımda açan bir numara olan asker Gediz'di. Bu adamın yüzü hiç gülmez miydi? Normal zamanda bile askeri ciddiyeti ondan çekinmeme neden oluyordu.

Neden burada olduğumu tahmin ettiğine emindim, ama delici bakışlara sahip koyu renk gözleri bana yine de sorgularcasına bakıyordu.

"Merhaba. Kızımı almaya gelmiştim, ama gelmişken Güney'i de bir görüp merhaba demek istiyorum."

"İçeri gelebilirsin, bütün aile salonda zaten."

Geçmem için yana çekildi. Girişte ayakkabılarımı çıkartıp onun önderliğinde evin içinde ilerlemeye başladım.

Evin yüksek olan duvarları, ortama ferah bir hava vermişti. Koridorların duvarları imzası olmayan bir ressamın yağlıboya tablolarıyla süslenmişti.

Gediz bir kapıdan içeri girdiğinde buranın salon olduğunu tahmin etmek o kadar zor değildi. Güney bir koltuğun üzerine uzanmış yatarken, Çetin Müdür'de dahil ailenin tüm bireyleri diğer koltuklara oturmuş, gülüşerek sohbet ediyorlardı. Tam bir aile ortamıydı bu gördüğüm, Maylo bile Göker'in ayak ucuna kıvrılmış, oldukça keyifli görünüyordu. Kızıma iyi bakıldığı belliydi, zaten ben de böyle olmasını umut ederek onu buraya bırakmıştım.

Beni ilk farkeden Maylo oldu. Hızlıca yattığı yerden doğruldu ve bana doğru koşmaya başladı. Onu eğilip kucağıma aldım. Islak diliyle yüzümün her yerini yalarken ben de kafasına öpücükler konduruyordum. Birbirimize kavuştuğumuz için o kadar mutluyduk ki, tüm ailenin konuşmayı bırakarak ikimizi izlediğinin farkında bile olmadık. Durumun farkına varınca onun kafasını okşayarak yere bıraktım."Hasret gidermeye evde devam ederiz kızım olur mu? Ben de seni çok özledim."

Maylo ayağımın dibinde bekleyip beni izlemeye devam etti. "Herkese iyi akşamlar."

Çetin Müdür tebessüm ederek "Hoşgeldin Çakır komiser, kızın seni çok özlemiş anlaşılan," dedi.

"Hoşbuldum müdürüm, ben de kızımı çok özledim."

Gülnur abla "Hoşgeldin Çakır, kızın bizi hiç üzmedi, senin yokluğunda Göker'le de çok iyi anlaştılar. Gel buraya otur istersen," diyerek bana yanındaki boş yeri gösterdi.

"Hoşbulduk, buna çok sevindim Gülnur abla. Onunla ilgilendiğiniz için tekrar teşekkür ederim."

Gülnur abla "Bir şey değil. İhtiyacın olduğunda Maylo'yu hep bize bırakabilirsin, o bizim de kızımız oldu artık," dedi.

Güney

Güney kardeşi kapıdan içeri girdiği anda, ayağa fırlayıp ona sıkıca sarılmamak için kendini zor tutmuştu. Çakır'a ve ailesine gerçeği söylemek için şu operasyon durumlarının sona ermesini beklemişti. Kendisi artık iyi olduğuna ve Kürşat'ta içeri tıkıldığına göre artık gerçeği açıklamanın zamanı gelmişti. DNA testinin sonuçlarını o söylemeden önce biri görür endişesiyle şimdiye kadar hep yanında taşımıştı. Birazdan herkes onun ağzından gerçeği öğrenecekti.

ÇAKIR (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin