Taşınalı yaklaşık 2 hafta olmasına rağmen sanki birkaç yıl olmuş gibi geliyordu. 2 haftaya rağmen ailemi fazlasıyla özlemiştim. Yani ikinci ailemi.
Nuray abla gitmeden biber dolması ve pilav yapmıştı. Aslında yemekler o kadar da soğuktan değildi. Pilavı battaniyeye sardıkları için hala fazlasıyla sıcaktı.
Nuray abla yemeklerin yanına çorba da yapacaktı. Çorbayı yapacağı tencereyi çıkarırken konuşmaya başladı.
"Berfin kızımda hayırlısıyla bir aile kurdu. Sıra benim kızlarımda."
"Kızında annecim. Ben Esila'dan sonra evleneceğim."
"Taktı bana ya" dedim elimi kaldırıp indirerek.
"Neden Esila'dan sonra evlenmek istiyorsun ?" Nuray abla bilmem kaç kere sorduğum soruyu Reyhan'a sormuştu. Ben hiçbir zaman adam akıllı cevap alamadım. Reyhan bir şekilde konuyu değiştirirdi fakat bu sefer öyle olmadı.
"Bilmiyorum, içime öyle doğuyor. Sanki Esila'dan önce evlenirsem onu yalnız bırakmış gibi hissederim. İçim rahat etmez." Reyhan ilk defa benden sonra neden evlenmek istediğini açıklamıştı. Açıklamasına şaşırarak ondan tarafa dönmüştüm. O da bu söylediklerine şaşırmış gibi bakıyordu.
"Ağzımdan kaçtı ya." dedi mutsuz bir şekilde. Onun bu haline Nuray ablayla gülmüştük.
"Böyle düşünmene gerek yok ki Rey-" sözümün tamamlayamadan Reyhan sözümü kesti.
"Biliyorum biliyorum, bunları diyeceğini tahmin ettiğim için zaten nedenini uzun zamandır saklamaya çalıştım. Ama bu senlik bir şey değil. Tamamen benim içimdeki histen kaynaklı. Bu yüzden kendini de suçlamanı istemiyorum. Hay ben şu dilimi ya bi tutamadım çenemi." son dediklerinden sonra ağzına vurmuştu.
"Bende şaka yapıyorsun zannediyordum. Sen benden hayli hayli önce evlenirsin diye düşünüyordum." Kafasını iki yana sallamıştı.
Aklıma gelen şeye kendi kendime güldükten sonra onlara da söyledim. "İlk evlilik teklifi eden kişiye basacağım nikahı. Yeter ki Reyhanım mutlu olsun." dedim. Bunu dedikten sonra üçümüz de gülmüştük.
Nuray abla çorbanın malzemelerini tencereye koymuş karıştırıyordu. Bende salatayı bitirmiştim. Reyhan bizimle sohbet ederken yanımızda durarak iş yapıyor izlenimi bırakarak hiçbir iş yapmamıştı. Şaşırdık mı ? Hayır.
"Ne çorbası yapıyormuş benim sultanım." dedi ve annesini yanağını sulu sulu öptü Reyhan.
"Esila kızımın en sevdiği çorbayı."
"Aşk olsun ya." dedi Reyhan ellerini önünde bağlayarak. "Esila gelince benim pabucum dama mı atıldı ?"
"Öyle şey olur mu kızım. Yarın da senin en sevdiğin çorbayı yaparım." Reyhan gülümseyerek "Şaka yaptım annem. Esila demek ben demek zaten değil mi kız." Söylediğinde başımı salladım. Daha sonra Nuray ablaya dönerek.
"Abla sen geç içeriye dinlen. Biz Reyhanla kurarız sofrayı."
"Olmaz öyle şey kızım. Misafirsin sen."
"Misafir mi, ben mi? Güldürme beni abla, hadi geç içeri."
Nuray abla yüzüme bir süre baktıktan sonra "peki madem" diyerek Emre amcanın yanına gitti. Nuray ablanın gitmesiyle eş zamanda Reyhan yanımda bitmişti.
"Furkan'a söyleyeyim de en kısa zamanda evlilik teklifi etsin sana." dedi gülerek.
"Reyhan" dedim uyarıcı bir ses tonuyla.
"Ne var ama. Bence yakışıyorsunuz."
Konuyu ona getirmeye çalışarak "Senin var mı aklında birileri ?" sorduğum soruyla kısa bir süre durgunlaşmıştı. Daha sonra kendini toparlayarak "Yok kız kim olacak." dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ORKİDE
Teen FictionEsila'nın 5 yıl önce aldığı kararla hayatı altüst olur. Ama yazarın da dediği gibi: "Hayatım altüst olur diye korkma nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmadığını" ~ALINTI "Zor olmuyor mu ?" "Ah şu sorularını direkt sorsan da beni uğraştı...