Bu dünyada hiçbir şey rastlantı sonucu veya tesadüfen meydana gelmez, herkesin bir amacı olduğu gibi, her şeyin bir bedeli vardır.
∞"Ne yani koca ormanda tesadüfen mi karşılaştınız?" Diyen çatık kaşlı polise döndüm
Sorgu masasına oturmuştum. karşımda ayakta dikilen polisin basit sorularından gına gelmişti. Hafif göbeği olan oldukça yapılı biriydi fakat taktığı gözlükler onu fazlasıyla ahmak gösteriyordu. Belindeki silahı tek eliyle tutmuş diğer eliyle de dalgalı saçlarını karıştırıyordu. Masamın önünde bir ileri, iki geri dönüp başımın ağrımasana sebep veriyordu.
Bir an için masanın önüne gelip iki ellerini de sertçe masaya vurdu. "Benimle dalga mı geçiyorsun!" Kükreyerek sorduğu soruya göz devirdim. Aklınca beni korkutuyordu.
"Size olanı anlatıyorum" dedim yalan söylediğimi belli etmeyecekmiş gibi "tesadüfen ormanda karşılaştık ve bir gece Avcı'dan kurtulmak için beraber durmamızın daha doğru olacağına karar verdik" gözlerimi inandırıcı olması için dikleştirdim.
İnanmıyordu! Kesinlikle şüpheleniyordu!
İnandırıcı olmak zorundaydım kafamı kaldırıp masanın karşısına oturan göbekli polise baktım "Diğer arkadaşlarımın da ifadesini aldınız sanırım?" Dedim tereddütsüz bir şekilde
Adam sıkıntılı nefesini verirken eliyle çenesini suçluya bakarmış gibi sıvazladı. Bu yalancı durum beni benden alıyordu, bu sırlı dünya bana göre değildi. Gözlerimi bir anlığına polisten çekip tekrar adama diktim. Sorduğum soruya cevap vermeden beni süzmeye devam etti.
"Hepinizin ortak kararıymış gibi konuşuyorsunuz" diye beni köşeye sıkıştırmaya devam etti.
Başımı yana yatırdım. "Bizim polis hazırlanma akademisinde okuduğumuzu unutmayın memur bey" ses tonum tatlıyla karışık alaycıydı.
Dudaklarını birbirine bastırdı, dişlerini dudaklarına sinirini tutar gibi ısırdı.
Beni zorlamaya devam edecekti! Bunu belli ediyordu.
"Biliyorum Bengi" dedi "Anne ve baban kadar dürüst bir polis olamıcağını söylemek isterim sana"
İşte bu cümle her şeyi bitirmişti. Anne ve baban kadar dürüst bir polis olamayacaksın!
"Sadece ben değil" dedim ve sert bakışlarımı karşımda beni acımasızca sorguya çeken polise diktim "kimse anne ve babam kadar dürüst polis olamaz! sizde dahil olmak üzere"
Bana keyifli bir bakış attı "hah.... sanırım sende yanlış tarafta olduğunun farkındasın"
Tek kaşımı kaldırdım "yanlış taraf olduğunu size düşündüren nedir?" Diye sordum
"Onların sırlı dünyası ve onların karanlık geçmişini bilmeyen yok" diye anında cevap verdi "onlar gibi olmadığını görebiliyorum"
Verdiği net cevapla bakışlarımı yere indirdim. Biraz başım dönmeye başlarken masada duran sudan bir yudum aldım. Sıcaklamışçıydım?
"Öğrenmem gerektiği kadarını biliyorum" dediğimde derin bir kahkaha atmıştı.
Ayağa kalkıp tekrar konuşacağı sırada kapının aniden açılmasıyla içeriye Salih amca girdi. İçimden derin bir oh çekip "Salih amca" dedim

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIĞIN İKİZİ
Teen FictionHer şey tehlikeli bir hal almıştı Beni ona bakarken yakalamıştı Bana olan ilgisinden nefret ediyordum Benim kim olduğumu biliyor muydu? Ya da ben onun kim olduğunu biliyor muydum? Benim onun peşinde olduğum gibi Oda benim mi peşimdeydi? ∞ Teyz...