13. Bölüm

99 7 9
                                    

Aklımın, ruhumun, kalbimin karışıklığı arasında kalmış, içimdeki seslerin birbirine karışmasını dinliyordum. Her şey çok karışıktı ve bu karışıklık ne kadar bilmesemde içten içe beni korkutuyordu.

Evlilik teklifinden sonra koşar adımlarla evime girip koltuğumun üzerine, bacaklarımı kendime çekerek oturdum. Uzun bir süredir de bu şekilde durup Hamza'nın teklifini düşünüyordum.

Aklıma birden geçenlerde Reyhan'a söylediğim cümle geldi.

İlk evlilik teklifi eden kişiye basacağım nikahı.

Aklıma gelen şeyle elimde olmadan sırıttım. Kader, insanın ağzından çıkacak söze bakarmış.

Kararımı istediğim zaman Hamza' ya söyleyebilirdim, bunu bana o söylemişti. Fakat böyle kararlar için de çok uzun bir zaman beklenemezdi. En kısa zamanda kararımı verip Hamzaya söylemem gerekiyordu. O da arafta kalmamalıydı.

Daha düne kadar evlilikle ilgili bir sürü kötü düşünce vardı kafamda ama sanki Hamza'nın teklifiyle bu düşüncelere de veda etmiş gibiydim. Şuan evliliği kaldırabilir miyim diye değil de Hamza doğru kişi mi diye düşünüyordum. Belki de insan bir yerden sonra yalnızlığı kaldıramayıp gerçek bir hisle sevilmek istiyordu. Belkide beni bu düşünce evliliğe ısındırmıştı.

Aklımın karışıklığından kurtulup rahatlamak için kendimi duşa attım. Duşta da bu düşünceler zihnimi bırakmamıştı ama en azından vücudum rahatlamıştı. Duştan çıkıp üzerimi giyindiğimde elime telefonumu alıp kendimi yatağa attım.

Kızlar grupta birkaç şey konuşmuşlardı. Onların konuşmalarını okuduktan sonra bende birkaç şey yazmak için klavyeye girdim. Aldığım teklifi onlara anlatıp bir akıl almam gerekiyordu. Yoksa bu gidişle ben kafayı yerdim.

Siz: Kızlar selamun aleyküm. Daha dün birlikteydik ama sizinle konuşmam gereken önemli bir konu var. Bu yüzden bugün de buluşabilir miyiz ?

İkisi de beklediğimden hızlı görüp cevap vermişlerdi.

Mavişim: Bir şey mi oldu Esila ? İyi misin sen ?

Siz: İyiyim Berfin sadece sizinle bir konu hakkında konuşmam gerekiyor.

Kehribarım: Konuyu önden öğrenebilir miyiz ?

Siz: Maalesef

Kehribarım: O zaman bize gelin annemle babam bugün dışarıda işleri var ben de evde yanlız kalmamış olurum.

Mavişim: Bana uyar

Siz: Bana da uyar

Kehribarım: Berfin sen en erken ne zaman gelebilirsin ?

Mavişim: 1 saate orada olurum.

Kehribarım: Tamam o zaman çay suyunu koyuyorum. Hadi hızlı gelin.

Mavişim: O iş bende.

Onların yazışmalarını okuduktan sonra uygulamadan çıkıp başka bir uygulamaya girdim. Yaklaşık yarım saat telefonla oyalandıktan sonra yattığım yerden kalkıp Reyhan'a gitmek için hazırlanmaya başladım. Hazır olduğumda anahtarımı alıp evden ayrıldım.

Reyhan'ın evine geldiğimde daire kapısını Berfin açmıştı. İçeriden buram buram patates kızartması kokusu geliyordu.

"Benden sonra gelmeyi nasıl başardınız Esila hanım ?" dedi Berfin alaycı bir tavırla.

"Meslek sırrı, ne yazıkki söyleyemiyoruz." dedim ve ayakkabılarımı çıkarıp hemen kokunun geldiği yere, mutfağa gittim. Reyhan her şeyi hazırlamış son kalan bulaşıkları makineye diziyordu.

ORKİDEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin