Aşk bir anlığına dünyayı güzel yapıyordu.
~~~~~~
Zewu Jun resimleri alınca yüzü aydınlandı. Yıllar sonra kardeşinin gülümseyen yüzünü görmüştü. Tezgahtar kız ona video da yollamıştı. Wangji'nin gözleri ilk kez böyle parlıyordu. Ayağa kalkıp içeri giren babasına yürüdü. Ona resimleri ve videoyu gösterdi. Elindeki bir telefon değildi. Bu zamanda telefon diye bir şey yoktu. Şeffaf tablet benzeri bir şeydi. Resime göre boyutları büyütülebiliyordu. Bunu Huang, Mark, Qi Ren ve Rao da gördü. Hwang'ın gözleri doldu. Qi Ren de ondan farklı değildi. Birbirlerine sarılıp ağladılar kısa bir süre.
- Huang sana ve oğluna nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Yıllardır umudumuzu kesmiştik. Şimdi mutluluktan ağlıyoruz. Oğlumu böyle görmek... Ahh bana, bize nasıl bir mutluluk verdiniz anlatamam. Çok teşekkür ederim, çok teşekkür ederim. İyi ki buraya geldiniz.
- Dostum utandırma beni. Bu aslında Mark sayesinde oldu. Onlar gelmeseydi biz burada olmayabilirdik. Olsak bile ben gelemiyordum. Sen ve Qi Ren gelip giderdi ancak yine bizim çocuklar karşılaşmazdı. Sonrası korkunç zaten saldırıya uğrar yok edilirdik.
- Haklısın. Mark sana da teşekkür ederiz. Oğlum ilk başta sana düşmanca davranmış onu affedersin umarım.
- Sözü bile olmaz. Onu anladım ben çoktan. Wuxian'ı sahiplendi ve kıskandı. Düşüncelerimizi duyması bir yandan iyi oldu. Bu onları yakınlaştırdı. Umarım bundan sonra beni rakibi olarak görmez. Ben ruh eşimi bulalı asırlar oluyor. Bir de oğlumuz oldu. Mutluluğumuz katlandı.
- Oğlun mu var senin de? Kaç yaşında.
- Dünya yılıyla otuz iki yaşında. Sis bulutuyla aynı yaşta demek doğru olur.
- Eminim babası gibi yakışıklıdır.
- Her evlat anne ve babasına yakışıklı ve güzel görünür. Umarım Wangji onu da kıskanmaz.
Gülüşmeler odayı sararken Wangji tüm konuşulanları duymuştu. Mark'ın evli ve eşine aşık olmasına sevinirken oğlu çıkmıştı ortaya. Acaba yakınlar mıydı Wuxian'la? İçini sıkıntı kapladı yeniden buz bakışlar geri dönüyordu.
Wangji aslında aşk ve sevgi ne demek bilmiyordu. Anne ve babası dahil birbirini seven çiftler görse de kendi buna aşk diyebilir miydi? Wangji için Wuxian çok yakın ilk arkadaştı. Ama onun yanında ve ona bakarken kalp ritmi yükseliyordu. Günlerce konuşsa bıkmadan dinlerdi. Daha ilerisi yoktu şimdilik. Wuxian farklıydı ondan. O aşık olduğunu anlamıştı. Hele şimdi yakınlaştıkça, ona bir şeyler anlatırken gülümsedikçe Wuxian nefessiz kalıyor gibi arada soluklanıyordu. Rüyasını düşündü tekrar. "O benim için önemli olacak" demişti. Şimdi daha iyi anlıyordu. Ona bir şey olmaması için canını verirdi seve seve. O korkunç canavarları görmüştü. Yüreğine endişe çöktü birden. Wangji onda ki değişikliği bir anda fark etti.
*Lanet olsun konuşup soramıyorum.
*Neyi soracaktın Wangji?
*Beni duyabiliyorsun.
*Evet buraya geldiğimden beri vücudumda bir takım değişiklikler oldu. Tüm düşünceleri duyabiliyorum. Ama sadece düşünceleri. Ben Mark gibi konuşulanları duymuyorum. Sonra duyacak mıyım bilmiyorum. Eğitimle ortaya çıkacak. Sen ne soracaktın bana?
*Duymadığım düşüncelerin oldu sanki. Yüzün değişti birden. Onu merak ettim.
*Sen de değiştin farkında mısın? Bir anlığına o buzlar yine gözlerine geri geldi. Şimdi yine dağıldı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
New World & New Life ~ Yizhan ~ Wangxian ~ Yeni Dünya & Yeni Hayat
Fanfiction2168 yılı... Dünya gezegeninin son görüldüğü tarih... - Dünya kayboldu. Bir sis bulutunun ardında artık. - Bir daha ulaşabilecek miyiz dünyaya kaptan? - Belki. Ama ne zaman bilemeyiz. 2340 yılı... - Kaptan... ...