14. Bölüm

107 8 15
                                    

Bugün günlerden cumaydı. Bu hafta kursta hiç yorulmadığım kadar yorulmuştum. Bu haftanın neredeyse tamamında biz hocalar, talebelere etkinlik hazırlamakla meşgul olmuştuk. Kadınlardan yana çok sıkıntı olmamıştı ama çocukları zapdetmek fazla zordu

Arada sırada böyle etkinlikler yapıp kursu sevdirmeye çalışıyorduk. Benim dışımda 3 hoca daha vardı kursta. Birisi benden 2 yaş büyük, diğer ikisi ise orta yaşlardaydı. Hepsi çok tatlı kadınlardı. Kur'an'ın nuru kişiliklerine yansımıştı.

Bugün son etkinliği de yaptıktan sonra yorgun bir şekilde eve geldim. Nihayet bu hafta bitmişti. Üzerimdekileri çıkarıp ılık bir duş aldım. Duştan çıktığımda bornozumla birlikte kendimi Yatağa bıraktım. Telefonumu elime aldığımda şaşırdığım bir isimden mesaj gelmişti.

Nuray ablamm: Yavrucuğum nasılsın ?

Siz: İyiyim elhamdülillah, sen nasılsın abla ?

Nuray abla mesajı 1 saat önce atmasına rağmen benim şimdi attığım mesajı hemen görüp yazmaya başlamıştı.

Nuray ablamm: İyiyim bende çok şükür.

Nuray ablamm: Kızım bugün misafirliğe Berfinler gelecek, sende istersen bize gel oturup sohbet ederiz.

Valla bugünün üstüne ilaç gibi gelirdi.

Siz: Olur abla, kaç gibi orada olayım ?

Nuray ablamm: Akşam namazını kıl gel kızım.

Siz: Tamam abla, bir eksik var mı evde, bir şey getireyim mi ?

Nuray ablamm: Evde eksik bir şey yok kızım da sen gelirken müstakbel eşini getir. Hem biz de tanışmış oluruz.

Attığı mesaja birkaç dakika cevap veremedim. Hamzayla onları illaki bir gün tanıştırmam gerekiyordu, bunu biliyordum fakat bu biraz ani olmuştu. En sonunda "Zaten bir gün illaki tanışacaklar" diye içimden geçirerek "tamam" demiştim ona. Nuray abladan çıkıp Hamzaya durumu anlatan bir mesaj yazıp telefonu bir kenara koydum ve yataktan kalkıp üstümü giyinmeye başladım.

Üzerimi giyindikten sonra mutfağa gidip bir bardak kahve yaptım. Tam oturup kitap okuyacağım sırada telefonum çaldı. Yatak odama gidip telefona baktığımda arayanın Hamza olduğunu gördüm. Aramayı cevaplayıp oturma odasına yürüdüm.

"Sen ciddi miydin ?" Hamza hiç hâl hatır sormadan direkt konuya girmişti. Sesinden şaşkın olduğu anlaşılıyordu.

"Hıhım."

"Ben ne yapacağım, yani ya beni sevmezlerse ? Ya senin benimle evlenmene rızaları olmazsa ? Ya onla-" derken sözünü kestim.

"Sakin olur musun ? Aklına böyle şeyler gelmesin. Severler onlar seni merak etme."

"Ama sevmeyebilirler de."

Aslında Nuray ablayla Emre amca Hamza'yı sevmeyecek insanlar değillerdi. Hele ki ben bir karar verdiysem sonuna kadar arkamda dururlardı. Tabi ki bunu Hamza'ya söylemeyip biraz süründürdüm onu.

"E tabi herkes birbirini sevemiyor şu zamanda."

"Sence beni severler mi ?" umut dolu şekilde sormuştu bunu. Onun bu haline gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

"Gerçekçi olacaksam eğer sevmeyebilirler." deyip bir süre susup onun tepkisine baktım. Bıkkın bir nefes vermişti.

"Bu kadar güzel huylu, sevdiğine sadık üstüne üstlük yakışıklı bir adam görünce bizimkilerin sevmeyesi tutuyor biliyor musun ?" dediğim şeyle kıkırdayıp bu sefer rahat bir nefes vermişti.

ORKİDEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin