ஐ bölüm bir ஐ

18 7 1
                                    


  Kendini müziğin ritmine kaptırmış, salınarak dans ediyordu. Gece mavisi, dalgalı saçlarının bir kısmını kafasının tepesine ufak bir yumak gibi tutturmuştu. Kalan saçları ise onunla aynı yönde sallanıyordu: Önce sola sonra sağa.
  Kısa kollu, büyük beden, kot gömleğinin içine uzun kollu, desenli bir body giymiş; bodynin iplerini güzelce beline dolamış, ufak bir fiyonkla bağlamıştı. Rahatlığa önem veriyordu, bu nedenle altına yalnızca siyah bir tayt ve bağcıklarını sıkıca bağladığı aynı renkteki postallarını geçirivermişti.
  Loş ışıklarla dolan bir gece kulübündeydi, buraya ilk kez gelmiyordu ancak ilk defa bu denli eğlenmek için kendine izin vermişti.
  Sert biriydi. Keskin bakışlarının ardında korku dolu ufak bir kız çocuğunu herkesten, her şeyden saklamayı görev edinmişti. O ufaklıkla tanıştırdığı kişilerle ilişkisi hiçbir zaman iyi sonuçlanmamıştı çünkü. Karanlıklar içinde kaybolmuş gibi görünen genç kadın da çözümü gizlemekte bulmuştu. Artık kimsenin göremeyeceği yönüne daha fazla zarar gelsin istemiyordu. Küçük kızı daha da üzmekten kaçınıyordu kısacası.
  Kulaklarına kazınmış melodilerden birini duymasıyla kalbinin hızlanması bir oldu.

"Brek bu! Of, sonunda!"

  Etraf fazlasıyla gürültülüydü, kimse Asu'nun ufak çaplı çığlığını işitmemişti. Sallanmaları savrulmalara dönüşürken şarkıya eşlik etti:

"Bu sonsuz, bu lanet, bu anlamsız
Nerede uyandım ben?
Bu tembel, bu çaresiz, bu karanlık
Nerede uyandım ben?
Uzayda bir yerde
Işıklar içinde
Uzayda bir yerde
Yok olma peşinde"

  Tınıların eşsizliğine kapılıp ortamdan soyutlandı. Kirpiklerini birbirlerine kavuşturarak irislerine ışık girişini sonlandırdı. Başka bir yerdeydi artık. Henüz tanımadığı, keşfetmediği, görmediği yabancılarla dolu bambaşka bir yerde...
 
***

  Gözlerini açtı, renkli ışıklardan rahatsız olmuştu. Dönme vaktinin geldiğini böyle anladı. Vestiyerden şarap kırmızısı kaşe kabanını alıp, sakince giyindi.
  Hava oldukça soğuktu, kış gelmişti artık. Asu, ne zaman kar yağacağını düşünüp duruyordu. Dışarı çıkıp kartopu oynayacağından ya da kardanadam yapacağından falan değildi; yağıştan önce ve yağış sırasında gece gökyüzünün aldığı koyu, puslu, kırmızımsı renge bayıldığındandı tüm bekleyişi.
  Kulaklığının şarjı bittiği için zihninde uydurduğu melodinin ritmiyle adımlarını uyumlandırmıştı. Evi yürüme mesafesindeydi.
  Yaz, kış fark etmeksizin sokağı geceleri hep hareketli olurdu. Zaten bu semtte yaşamayı seçmesinin başlıca nedenlerinden biri de bu canlılıktı. İnsanların varlığı onu hem kaygılandırabiliyor hem rahatlatabiliyordu, "Tuhaf bir ilişki biçimi!" diye geçirdi içinden.
  Aniden bir çıtırtı duydu. Durakladı. Arkasını kontrol ettiğinde koşaradım kendisine doğru gelen tekir kediyi gördü. Kediyi ürkütmemek için usulca eğildi, kollarını açıp beklemeye başladı. Ancak işler beklediği gibi gitmemişti. Asu, elini uzattığında uzaklaşan tekir karşısında biraz hayal kırıklığına uğramıştı. "Huysuz tekir!" dedi. "Tamam, belki başkaları seni incitmiştir ama ben farklıyım. Sadece sevecektim seni. Beklemeden, sevgimi gösteremeden kaçıp saklandın. Kim bilir bir daha ne zaman karşılaşacağız? Belki de hiç... Benden alabileceğin şefkatten kaçtığın için üzgünüm kedi."
  Sarf ettiği sözcükler beyninde birkaç yeri aydınlatmıştı. Bu huysuz tekir ile çok ortak noktası vardı. Böyle düşününce kedinin davranışları hiç de garip gelmemeye başladı. "Benim gibi." diye fısıldadı içinden. "Önceden incitildiği için sevgiyi anlayamayıp kaçıyor. Tıpkı benim gibi..."
  Birçoğunuza göre Asu, sıradan şeylere enteresan anlamlar atfediyordu belki. Ya tekdüze sandıklarınız aslında o kadar da tekdüze değilse?

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Dec 20, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

NEREDE UYANDIM?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin