28-Geldiler

31 5 3
                                    

     Günler bu kez hızlı akmıştı sanki. Üç kişi aniden bağırdı toplantının ortasında.

     - Geldiler...

                     ~~~~~~                     

     - Mark bulutu kaldırın burdalar. Girişi arıyorlar.

     Mark bir kaç kişiyle bir araya gelerek bir şeyler mırıldanırken Wuxian heyecanla sordu.

     - Wangji gördün mü onları?

     - Evet benim kabusum olan yaratık gözlerini bana dikti ve korkunç bir şekilde güldü. Burada olduğumu biliyor.

     Wuxian hemen sarı buz ateşini bıraktı. Bu yeryüzüne çıkma ve savaş durumuna geçmek için işaretti. Mutantlar ışınlanarak savaş yerlerini aldı. Bulut kalkmıştı sonunda. Gökyüzü pırıl pırıldı. Gözleri kamaştı ilk olarak. Ölecek olsalar bile sonunda mavi gökyüzünü ve güneşi görmüşlerdi. Göğün yüzeyi karaltılarla kapanmaya başladı. Yaratıkların gemileri iniyordu. Wangji, Wuxian ve Akira gözlerini kapatmış onları izliyordu trans halinde. Üçü aynı anda gözlerini açtı.

     - Mark salın sis bulutunu. Uzayda kalanları koloni gemileri yok edecek onlar bizden önce gördüler yaratıkları ve yerlerini aldılar. Birazdan görünür hale gelerek hepsini yok edecekler uzayda kalanları.

     - Bitti artık kapana kısıldılar. Biz de yerlerimize geçelim. Herkes çok dikkatli olsun. Böl, parçala, yok et sloganımız. İşaretimle saldıracağız. Yaklaşıyorlar. O yaratık bizi hissetti. Bekleyin acele etmeyin. Bekleyin, bekleyin.. Şimdi herkes koruma kalkanlarını açsın. İlk grup görünür olarak kaçın bir kısmı sizi takip edecek. İkinci grup onlar uzaklaşınca siz çıkacaksınız. Yeşil ateşi görmeden kimse saldırmasın.

     İlk etapta müthiş bir kovalamaca başlamıştı. Mutantlardan bir grup kaçarken arkalarına kalabalık yaratık ordusu takıldı. Tıpkı Wuxian'ın dediği gibi onları bölüyorlardı.

     Savaş için geniş bir araziyi seçmişlerdi. Düşmanın gizlenme ihtimalini yok etmek içindi. Gizlenmeyi bilecek kadar zekiler miydi acaba? Bunu da şansa bırakamazlardı. Vahşi iç güdüleri olan hayvandan daha kötüydüler. Savaş alanı insanoğlunun katlettiği yerlerden biriydi. Çoraktı. Bir ot bile yoktu üstünde. Çok ileride buna inat yeşillikler, ağaçlar oluşmuştu. Bazılarını oraya çekiyorlardı. Kısım kısım çıktıkları için yaratıklar da şaşırmıştı. Denize doğru çekilenler su gücü olanların tarafıydı. Deniz insanı Mutantlar suya düşenleri yok edecekti.

     En son grup olarak yıldırım ekip çıktı meydana. Wangji ve Wuxian gözlerini tek kişiye dikmişti. O da Wangiji'ye bakıyordu. Canavar savaş narası attığı an ortalık karıştı. Wuxian da yeşil ateşi bırakmıştı. Her bir bölgede amansız savaş başlamıştı sonunda.

     Wuxian şaşkındı. Karşılarında ki yaratıklar hiç de bekledikleri gibi değildi.

     - Mark bunlara ne olmuş. Bize gösterdiğin ve söylediklerinden farklı. Çok hızlı hareket edebiliyorlar. Saldırılarımızdan kaçıyorlar. Şekil değiştiriyorlar. Hele şu yaratık kesin o daha farklı. Sadece bizi savaşırken izlemiyor. Gözlemliyor. Ve sanırım zihin bağlantısı ile onları yönetiyor.

     - Çok şaşkınım Wuxian. Herkes çok dikkatli olsun. Savaşa ara verin gizlenin hepiniz. Uzaklaşın bölgelerinizden. Hemen yanımıza gelin. Wuxian bunlar bize saldıranlardan farklı. Aynılar ama değiller. Kesin değişime uğramışlar. Neredeyse ışınlanacaklar diye korkar oldum. Çok hızlı hareket ediyorlar. Birbirimizi vurabiliriz. Başka taktik geliştirmemiz gerekiyor. Ve haklısın o diğer yaratık her yeri görüyor gibi sadece bekliyor. Önce onu alt etmemiz gerekiyor.

New World & New Life ~ Yizhan ~ Wangxian ~ Yeni Dünya & Yeni HayatHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin