'' Evet baba ; Bu yanımda bulunan insan evladı okuldan arkadaşım Berk oluyor . ''
Elimle Berk 'i gösterdim . '' Kendisi benim ilk öpücüğümü çalmış bulunmakta ''
Berk 'e döndüm ve arabadayken yaptığım planıma başladım. '' Berk ' cim üzgünüm ama artık evlenmeliyiz . ''
Yarım saatlik bir araba yolculuğun ardından Berk ' le sonunda mezarlığa gelebilmiştik .
Aslında onu getirmek istemiyordum . Ama inanın şuan ki yüz ifadesini göreceğimi bilseydim
hiç diretmezdim ; gelme , diye.Duyduğum bir çığlıkla kafamı Berk ' ten tarafa döndüm . '' Ne ? ''
'' Biz bunu konuşmamışmıydık ? '' Biraz eğlensem sorun olmazdı , değil mi ?
'' Hayır , konuşmadık . Hem sen cidden niye beni öptün ? ''
'' Konumuz bu değil .''
'' Konumuz bu değil mi ? Peki , tamam . Berk Bey konumuz nedir ? ''
'' Konumuz ; benim seninle evlenip , evlenmeyeceğim . ''
Dışardan birisi bizim konuşmalarımızı sadece duysa kavga ediyoruz sanırdı . Ama biz
utanmasak mezarlıkta anırarak gülebilirdik . Yani en azından ben öyleydim , Berk ise çıldıracakmış
gibi dakika başı saçını çekiyordu . Artık kendimi tutamadım ve sesimin yankılanacağı bir şekilde
kahkaha attım . Berk Bey ' in ise ne diyelim şetonu köşeliymiş .'' Demek küçük cadımız bana oyun yaptı , sen evde görürsün . '' İşaret parmağını sallayarak .
'' Hı hı , aynen ''
Kolum kaşınınca kolumdaki saati fark ettim ve saate bakma ihtiyacı duydum . Ama öyle boş boş , ben
yelkovanlı saatten anlamam ki .'' 22.45 "
" Efendim ? " Berk telefonunu cebine geri koyarken
" Saat diyorum 22.45 "
" O zaman biz gidelim baba , malüm daha bakkala gidicez . "
" Bu saatte bakkallar açık değildir ki . " dedi lafı ağzıma tıkayarak Berk .
" Doğru ama tekeller açık . " dediğimde anladığını belirten bir ses çıkarınca yarım kalan konuşmama devam ettim .
" Yarın görüşürüz , baba . Ve iyi uykular . "
diyip mezar taşı sanki mezar taşı onun yumuşacık yanağıymış gibi öptüm . Mezarlıktan çıkarken babama el sallamayı ihmal etmedim ." Hoşçakal baba . "
Hep ' geç kaldık , hadi ... vb. ' dediğim ve
Berk 'in inatla uyuşuk davrandığı , gelmek istediği yer BABAMIN MEZARLIĞIYDI . Hızlı olmak istememin sebebi ise benim her gün saat 19.00 ' da gelip 15 dakika bile olsa babamla konuşmamdı . Hergün aynı saatte buraya gelir , günün özetini çıkarır ve geri evime dönerdim. Bu huy , benim ayrı bir eve taşınmamla başladı . Aslında bakarsanız ; Biz önceden - yani babam ölmeden önce - Yalova 'da oturuyorduk . Hatta benim babam Yalova'daki evimizde öldü , fakat bütün akrabalarımız İstanbul ' da olduğu için mezarlığı İstanbul ' da ben bu yüzden yıllarca çok çabalamışımdır ' İstanbul ' a taşınalım ' diye . Ama hiç kimse beni kaideye almadığı için bende - ergenliğinde verdiği biraz cesaretle - İstanbul ' da hem kazandığım liseye yakın hem de babamın mezarlığı'na yakın bir ev bulup taşınmıştım . Yalnızlığı da sevmediğim için bir barınaktan daha yavruyken almıştım Lucy 'i . İşte böyle yaşıyorum bende .Evet uzun bir aradan sonra tekrardan bir Merhaba !
Bu bölümü BABALAR GÜNÜ için yazdım , o yüzden biraz daha dikkat etmeye çalıştım .
Babalar günün kutlu olsun baba . Her baba - kız gördüğümde bizi özlüyorum bil istedim .

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dursun Zaman
General FictionErgenlik çağlarında, kendi başına büyüyen ve başına geleceklerden habersiz , bir kız ; Hazal . Sınıfın yakışıklısı , tatlı ve gizemli çocuk ; Berk . Bir mesajla hayatları değişecek , Bakalım o mesaj ne ?