27. Ben Bir Canavar Mıyım?

355 47 2
                                    

''Ve sarışın bir yarı bekçinin.''

Chris koltuğundaki oturuşunu dikleştirerek, kısılmış gözlerini Hazel'in yüzünde gezdirdi. Felix'ten bahsediyor olmalı diye düşündü.

''Anlat Hazel!''

Kız yüzüne bilmiş bir ifade yerleştirdi. O gölün orada gördükleri bu zamana kadar gördüğü en önemli şeydi. Bunları Chris'e anlatan kişi olmak onun için büyük bir şanstı.

''Söylediğin gibi bir süredir ara ara o ikiliyi takip ediyordum. Bugün geçen Sam'in beni yakaladığı göle gittiklerini görünce peşlerine takıldım. Bil bakalım oraya neden gitmişler. Bizim küçük yarı bekçimiz sevgilisine güçlerini göstermek istemiş.''

Chris göleğinin manşet kısımlarını kıvırırken bir yandan da Hazel'in anlattıklarını dinliyordu. Kızın anlattıklarıyla birlikte düşünmeye başladığı yüzündeki ifadeden okunabiliyordu. Ara ara kesik bakışlarla kızla göz göze geldikten sonra bir şeylerle uğraşmaya devam ediyordu. Manşetleri kıvırma işlemi de bitince bacağındaki kemere astığı bıçağını kınından çıkararak elinde oynamaya başladı. Bekçi öldüren bıçağın ortaya çıkmasıyla Hazel biraz gerilerek Chris'in masasına dayadığı kollarını kendine doğru çekmişti. Kızın yüzündeki endişeli ifade Chris'in dudağının keyifle yukarı kıvrılmasına sebep olmuştu.

''O çocuk yarı bekçiymiş demek. Sam ile sevgili olduklarını nerden anladın peki?''

Kız bakışlarını Chris'in elinde çevirdiği bıçaktan bir an bile ayırmadan konuşmaya başladı.

''Yanlışlıkla bir dala basıp ses çıkarmasaydım, muhtemelen orada sevişmeye başlayacaklardı. Aslında belki de ben gittikten sonra sevişmişlerdir, kim bilir.''

''Seks yapmak ne zamandır birilerinin sevgili olduğunu kanıtlar oldu bizim için?'' dedi Chris, alaycı bir tavırla.

''Bir de o çocuğun Sam'in duygularını açtığına dair söylentiler var. Son görüştüğümüzde halini sen de gördün. Çocuk onu terk etmiş diye neredeyse ağlayacaktı. Bir de şu bıçağı yerine geri koyabilir misin? Görmek pek hoşuma gitmiyor.''

Chris bunu mu der gibi bıçağı kıza doğru uzattı. Kız bir anda oturduğu koltuktan kalkıp birkaç adım geriledi. Yüzünde dehşet verici bir ifade hakimdi. Chris'in bu hamlesi kızı çok korkutmuştu. Chris kahkaha atarak bıçağı elinde çevirdikten sonra kınına geri yerleştirdi.

''Seni korkutuyor muyum, Hazel?''

Kız bir süre sadece Chris'in ona alaycı bir şekilde sırıtan yüzüne baktı. Normalde Chris'ten korkmazdı ama onu yaşam çizgisinden silebilecek tek şeyi tehditkar bir şekilde uzatması tabii ki korkmasına sebep olacaktı. Gözlerini kapatarak bir iki saniye sakinleşmek için kendisine zaman tanıdı. Yüzüne gelen sarı saçlarını kulağının arkasına ittirdi. Duruşunu dikleştirdikten sonra dilini dişlerinin arasında gezdirerek, yeşil gözlerini lidere çevirip dudaklarını yavaşça yukarı doğru kıvırdı.

''Bana hissettirdiklerin, kimsenin hissettiremediği şeyler Chris ve bu durum beni çıldırtıyor.''

Chris ayağa kalkarak kendine en yakın duvara elini dayadı. Duvarın içinde yavaş yavaş kasa gibi  bir boşluk şekillenmişti. Bacağında asılı duran bıçağı kemeri ile birlikte sökerek duvardaki boşluğa yerleştirdi ardından duvardaki boşluğun yok olmasını izledi. Hazel bu hareketin anlamını bildiği için nefes bile almadan sadece lideri izliyordu. Chris odasının kapısına doğru ilerleyerek bu sefer de elini kapının üzerine yerleştirdi. Kapı yavaş yavaş silinmeye başlarken bakışlarını tekrar Hazel'e çevirdi.

''Ben sana aksini söyleyene kadar bu odada konuşulanlar da yaşananlarda kimse tarafından öğrenilmeyecek.''

Hazel kafasını yana eğerek lidere göz kırptı. Chris isterse, gördüklerini de unutabilirdi, hiç sıkıntı değildi.

Guard Angels / HyunlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin