Hamza benim yemek yemeyeceğimi anladıktan sonra hizmetçi kadınların birinden meyve tabağı alıp beni de odasına çıkarmıştı. Ben ne kadar kendi odama gitmekte diretsemde sözüm ona geçmemişti.
Ben Hamza'nın yatağına oturmuş, bir yandan meyve yerken bir yandan da Hamza'nın bana verdiği ince bir kitabı okuyordum. Hamza, çalışma masasına geçmiş çalışıyordu.
Kitabım meyve tabağıyla aynı anda bittiğinde kendi kendime mutlu olarak tabağı ve kitabı komidinin üzerine bıraktım. Bir süre Hamza'yı izledim. Yaptığı işe fazlasıyla odaklanmışa benziyordu.
"Ne yapıyorsun ?"
"Çalışıyorum."
Ne yaptığını tam anlamıyla merak ettiğimde yataktan kalkıp yanına adımladım. O da hafifçe arkasını dönerek bana baktı. Ona doğru geldiğimi görünce dönen sandalyesinde bana doğru döndü. Ben ne yaptığına bakmaya çalışırken o bedeniyle bunu engelliyordu.
"Senin belli ki kitabın bitmiş. Şuradaki dolabı aç istediğin kitabı al oku. Beni de rahat bırak." dedi bir dolabı göstererek ve tekrardan önüne döndü.
"Kitap okumak istemiyorum."
"O zaman beni rahat bırak."
Oflayarak arkamı dönüp yatağa oturdum. Birkaç saniye etrafta gezindi bakışlarım. Belki ilgimi çekebilecek bir şeyler vardır bu odada diye. Ama yoktu. Hamza belli ki fazla eşya sevmiyordu.
"Ben aşağı iniyorum." dedim oturduğum yataktan kalkarak. Aklıma yapılabilecek başka bir şey gelmemişti.
Hamza dediğimle hızlı bir şekilde sandalyesinde dönerek bana baktı "Ne yapacaksın aşağıda ?"
Omzumu indirip kaldırarak "Bilmem, takılacağım öyle." dedim.
"Burası senin evin değil. Öyle kafana esince istediğini yapamazsın."
Bir kaşım havalandı.
"Bak sen, izle ve söylediğinde ne kadar haksız olduğunu gör o zaman." dedim ve kapıyı açmak için kolu indirdim. Kapı açılmamıştı. Kapıyı kilitlemişti.
Sinirle ona bakarken onda bundan keyif alan bir hâl vardı. "Ne o, kafana esince istediğini yapabiliyor muymuşsun?"
Sinirlerime hâkim olmaya çalışarak "Kapıyı aç." dedim.
"Açmıyorum." dedi kollarını önünde bağlayıp inat ettiğini göstererek.
"Aç kapıyı Hamza."
"Açmıyorum kapıyı Esila."
İkimizde birbirimize bağırdığımızda bir süre sessizlik olmuştu. Hamza tekrardan sırtını bana dönerek çalışmasına döndü. Ben sinirle olduğum yerde dururken bu kapıyı açıp dışarıya çıkmanın bir yolunu düşünüyordum.
Aklıma gelen şeyle dudaklarım iki yana kıvrıldı. Elimle Komidinin üzerinde olan her şeyi yere serdim. Komidinin üzerindeki tabak yere çarpıp parçalara ayrıldığında Hamza hemen sandalyesinde dönerek bana baktı.
"Ne yapıyorsun manyak !"
Onu dinlemeyerek bu sefer dolabına yöneldim. Dolabında ne var ne yoksa yere sererken Hamza sandalyesinden kalkıp beni kolumdan sert bir şekilde tutup kendisine çekti.
"Amacın ne kızım senin ?"
"O kapıyı açman !"
Dediğimle bıkkın bir nefes vermişti. Ben kolumu sert bir şekilde kendime çektiğimde o da elini üzerimden çekmişti. Koluma bakmasamda kızardığını tahmin edebiliyordum. Biraz zaman geçtikten sonra da kolum kesin morarırdı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ORKİDE
Teen FictionEsila'nın 5 yıl önce aldığı kararla hayatı altüst olur. Ama yazarın da dediği gibi: "Hayatım altüst olur diye korkma nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmadığını" ~ALINTI "Zor olmuyor mu ?" "Ah şu sorularını direkt sorsan da beni uğraştı...