Boynumdan uzaklaşarak kafasını eğip yüzlerimizi aynı hizaya getirdi. Kırmızının en koyu tonunu alan gözlerini gözlerime dikti. Konuşmasıyla sıcak nefeslerini yüzüme üflediğinde bütün vücudum titredi."Lanet olsun... Kanın iştahımı kabartıyor!"
______________
Kırmızı gözleri gözlerimi kaşındırmaya başlarken olduğum yerde kala kaldım. Bacağım sızım-sızım sızlıyor, yarayı sardığım kumaş parçasının ıslandığını hissediyordum. Kokusu mayışmama sebep oluyordu. Bütün düşüncelerim susmuş, kendimi ona bırakarak beni ısırmasına izin vermiştim. Farkında olmadan...
Sivri dişlerine gözlerim kayarken kendinden geçmiş gibi sertçe çenemi kavrayıp yüzünü boynuma tekrar gömdü.
"Damarlarında akan tatlı kanın tadına bakmak istiyorum insan"
Fısıltıyla kulağıma doğru nefeslerini üflediğinde gözlerim şokla açıldı.
"N-ne!"
Kendime gelerek omzularından itip önümde durup bana yiyecekmiş gibi bakan adamı uzaklaştırmaya çalıştım. Karşı gelmeye çalışmama ve bağırarak omuzlarına vurmama rağmen saçlarımı kavrayıp başımı arkaya doğru eğerek acı dolu hırıltılarla sivri dişlerini boynuma geçirdi.
Vücuduma elektrik akınıymış gibi yayılan zevk dalgaları çığlık atamama sebep oldu. Benden yüksekte olan sert geniş omuzlarından tutunarak düşmemek için dengemi sağlamaya çalıştım. Gözlerimin önünde siyah benekler beliriyor, başım dönüyor ve ayaklarım havadaymış gibi hissediyordum. Damarlarımda akan kanın çekildiğini hissettim. Sivri dişleri canımı yakıyor, tırnaklarımı omuzlarına bastırmama sebep oluyordu.
Bir kaç dakika kanımın tadına baktıkan sonra dişlerini tenimden uzaklaştırdı. Sivri dişlerini ve dudaklarını gözlerimin içine bakarak emdiğinde hıçkırdım. Boyum yetmediği için kollarım iki yanıma düşerken hızla belimden kavrayıp dudaklarından sesli küfür bırakarak güçsüz düşmüş vücudumu kucağına aldı.
"Lanet olsun! Kendime hakim olmam gerekiyordu!"
Söylediklerini net duymama rağmen hiçbir tepki veremedim. Vücudum güçsüz düşmüş gibi hissediyordum. Dilim damağıma yapışmış, genzim kurumuş, tenim buz gibi soğumuştu. Bilincim kapanıp kapanmamak arasında büyük bir savaş veriyordu.
Kucağında benimle birlikte üst kata çıkmak için basamakları hızlı ama dikkatlice çıktı. Dikkatli adımlarla odaya girdiğinde bir kaç dakika sonra yatağa yatırıldığımı hissettim. Kokusuna alıştığımdan dolayı benden uzaklaştığında boşluğa düşmüş gibi hissettim. Çarşafların soğuk yüzeyi beni karşılarken vücudum titredi. Üstüme yorganın örtülmesiyle saçlarımda parmakların dokunuşularını hissediyordum.
"Senin için yemek getireceğim çocuk. Kendine geldiğinde konuşacağız"
Sıcak nefeslerini yüzüme üflediğinde sertçe yutkundum. Uzaklaşan adım sesleri kulağıma ulaştığında kapıyı yavaşça kapatıp odadan uzaklaştı. İç çekerek yorgun olmamdan dolayı gözlerim usulca kapanırken kendimi uykunun kollarına bıraktım.
____________
Başımın ağrısıyla inleyerek yataktan doğruldum. Pencereden ay ışığı yüzüme vuruyor odayı lamba gibi aydınlatıyordu. Kaç saat uyumuştum bilmiyorum. Son olanlar zihnime akın ettiğinde gözlerim dolu dolu oldu. Canım fazlasıyla yanmıştı, fakat zevk aldığımı inkar edemezdim. Boynumda soluklanırken keskin kokusu ciğerlerimi doldurmuştu. O andan beri ne yapmam gerektiği konusunda mantıklı düşünememiş, kendimi ona bırakmıştım. Farkında olmadan...
Odanın kapısı açıldığında içeriye giren adamı görmemle yorganı üstüme doğru çekip bakışlarımı pencereye yönelttim. Yüzüne bakmak istemiyordum. Ne kadar güçsüz olduğumu düşünmesini ve aptalın teki olduğumu yüzüme vurmasını istemiyordum...
Yatağın sağ tarafının çökmesiyle yanıma oturduğunu anladım. Bir kaç dakika sessizliğin ardından çenemden tutarak kendisine doğru bakmam için başımı yönlendirmeye çalıştı.
"Yüzüme bak çocuk"
Sesini duymamla dolu gözlerimi kırpıştırarak gizlemeye çalıştım. Başımı onun olduğu tarafa çevirip kahverenginin en güzel tonuna sahip olan gözlerine baktım. Sinirlerimin bozulduğunu hissederken içimde daha fazla tutmanın anlamsız olduğunu düşünerek söylemek istediklerimi gözlerinin içine bakarak söylemeye çalıştım. Ona karşı ilk yenilgim değildi bu. İlk bu eve geldiğim günden beri hep ona karşı yenilmiş hissediyordum. Şimdi ise beni ısırmasına farkında olmadan izin vermeme rağmen içimin rahatlaması için onu suçlamaya çalışıyordum.
Evet suçluydu. Ondan korktuğumu, bu evde mecburen kaldığımı biliyordu."N-neden yaptın! Ben senin oyuncağın değilim benimle istediğin gibi oynayamazsın!"
Tek elini yanağıma yerleştirip olduğu yeri okşadığında devamını getiremedim. İşte bu kadardı. Hayatımda kimseden ilgi görmemiş olan ben karşımda duran bu adamın bana canımı yakarak ilgi göstermesine izin veriyordum. Belkide ihtiyacım olanı onda bulmak istiyordum. Neden bana bu kadar yakın davranıyor? Neden benim için birşey ifade etmemesine rağmen onu kırmaktan korkuyorum?
Derin iç çekip elini indirerek yatağa yasladı. Pencereden süzülen Ay ışığının altında esmer teni parlıyor, özenle çizilmiş olan keskin yüz hatları açıkça belli oluyordu."İlk defa bu kadar dayanıksız oldum bir insana karşı. Sen... senin kanın beni kendine çekiyor çocuk"
Göz yaşlarım yanaklarımda yerlerini alırken kaşlarımı çatıp elimin tersiyle ıslak yanaklarımı sildim.
"Bana bağlanacaksın"
"A-anlamıyorum açık konuş!"
Gözleri gözlerimi bulduğunda tekrar güçsüzmüşüm gibi hissettim. Bağlanacakmıydım? Nasıl? Kalbim durmadan atıyor midem kasılıyordu. Yataktan kalkarak masanın üstüne bıraktığı tepsiyi yatağın yanındaki komidinin üstüne bıraktı.
"Yemeğini bitir"
"Açıklama yapmanı bekl-"
Arkasını dönerek beni dinlemeden odadan çıkıp kapıyı kapattığında sinirle bağırdım arkasından.
"Adi herif!"
Genzim kurumuştu. Bana açıklama yapmak gibi bir şey yapmamış kafamı karıştırarak karanlık odada yalnız başıma bırakmıştı. Göz yaşlarımı gömleğimin koluna silerek ıslak yanaklarımı kuruladım. Burnumu çekerek bacaklarımı kendime doğru çekip başımı dizlerime yasladım. Gökyüzündeki yıldızları izleyerek ağlamaktan şişen ve ağırlık yapan göz kapaklarımı dinlenmeleri için kapattım.
___________
Çoğu okuyucu yakınlaşma istemişti ve geldii. Bu bölüm biraz kısa ve duygusaldı. Yoğun olmamdan kaynaklı yazmaya vakit bulamıyorum o yüzden bölümler geç gele bilir. Anlayışınız için şimdiden minnettarım. Okuduğunuz için teşekkür ederimm. Oyları unutmayalım♡

ŞİMDİ OKUDUĞUN
PUREBRED VAMPIRE • TAEKOOK
Fanfiction11. sınıf öğrencisi olan Jeon Jungkook geldikleri okul gezisinde ormanın içinde kaybolup, gece olduğunda eski bir eve sığınır. Ormanın içindeki eve asılardır lanetlenerek kapatılan Kim Taehyung ise taze kana susayan Safkan bir vampirdir. •Semetae/Uk...