hoş geldin küçük omegam

121 15 19
                                    

Yazarın ağzından

Küçük beden yanık izlerini umutsamayıp yatağının üzerinde cenin pozisyonunda yatıyordu. Jeon jugnkook bu zamana kadar ailesi tarafından sevilmemiş aciz bir omegadır,her zaman da böyle olacak bazen o da isterdi yanaklarında tokat izleri yerine fazlaca öpüldüğü için kızarmış olmasını ama sonradan vazgeçiyordu o iğrenç insanlar tarafından öpülecekse vücüdünda yeni yanık izlerinin olması ona daha çekici bir fikir olarak geliyordu.

Yaşlı gözleriyle karşısındaki pencereye boş bakışlar atıyordu. Küçük beden düşünmeden edemiyordu buradan kaçacak kadar cesur muydu?
Yoksa her gün bu işkenceyi çekmeye razı bir korkak mıydı?
O bile şu anda ne düşündüğünü bilmiyordu buradan kaçarsa nereye gidecekti, ya başına kötü bir şey gelirse, tabi bu yaşadıklarından daha kötü ne gelebirlir tartışılır bir konu. Belki de küçük omega ilk defa kendini düşünüp buradan gitmesi gerekir değil mi?

Jungkook yavaş bir şekilde yerinden pencerenin karşısında durduğunda yere baktı penceresinin hemen bitişiğinde bir ağaç vardı bu ağaç yardımıyla yere yara almadan ulaşabilirdi. Sanırım tanrı ilk defa küçük omegaya yardım edecekti.

Jungkook pencereyi olabildiğince sessiz açıp bir elini ağacın dalını tutarken sağ ayağını dalın üstüne verdi sora ise diğer eliyle de ağacın dalını tutarken bu defa ise sol ayağını pencerenin dışına çıkarttı. Küçük omega sessiz ve yavaş bir şekilde ağaçtan indiğinde derin bir nefes verip yalın ayaklarıyla birlikte taş zeminde yürümeye başlamıştı tabi bacaklarındaki yaralar ve yanık izleri ona hiç yardımcı olmuyordu. Onu bu haliyle gören biri kesinlikle acıma duygusundan başka bir şey hissetmez zaten o bile kendisine acırken başkalarından başka duygular istemesi doğru mudur ki?
Onu annesi ve babası bile sevmezken başkaları nasıl sevebilir ki?
.
.
.
Jungkook

"Ah çok yoruldum" artık o kadar yorulmuştum ki sanki bacaklarımı yerden birisi tutuyordu. Ne kadar süredir koşup yürüdüğümü dahi bilmiyordum. Gece karanlığı bütün ormanı sararken yolumu görmüyorum diyecek kadar az görüyordum. Yorgundum fazlasıyla yorgundum ama şimdi duramam. Özgürlük denilen şeye bu kadar yaklaşmışken şimdi duramam şimdi olmaz zaten durmak istesem bile korkularım ayaklarımı benden habersiz götürür.

"İnanıyorum bu kez kendime inanıyorum kurtulacam bu ızdıraptan bundan sonra özgür olucam"

Kendimi teselli ederken adımlarımı daha fazla hızlandırdım bu ormanda yalnız bir omega olarak hareket etmek akla mantığa sığmayacak bir aptallıktı ve ben özgürlüğüm için bu aptallığı yapıyordum. Ya pişman olursam o zaman ne yaparım.

Bu düşüncemi başımı iki yana sallayarak aklımdan tamamen sildim. Pişman olmayacaktım o cehenneme bir daha geri dönmeyeceğim.

Düşüncelerimi bu kez ise bir alfa fermonu susturdu. Ve bu zaten kötü olan durumu daha da berbat bir hale dönüştürdü. Şu anda biliyorum ki eğer yakalanırsam buradan sağ çıkma gibi bir şansım olmayacak. Ve sanırım fazladan iki ayağın zararı olmaz.

Adımlarımı durdurmadan hızlı bir şekilde kurt formuma girip daha hızlı koşmaya başladım.
Bu sefer ise tek tesellim alfanın beni görmeden burdan gitmek oldu. Ki bu umudum arkamdan gelen adım sesleri ile yerin en altına girmişti. Şu anda adrenalini iliklerime kadar hissederken bacaklarıma biraz daha asldım benim hızlanmamla arkamdaki alfanında hızlandığını hızlanan adım seslerinden anladım.
Ah zaten bir işimde düzgün gitse dünya ters yönde döner di mi?

Arkamdaki alfaya bakmak için başımı çevirdiğim de onun aynı hızda üstüme atlamasıyla kendimi yerde buldum.

Alfa üstten yığılmış bedenime bakarken insan formuna girdi. Şu anda karşımda siyah saçları, oldukça yapılı bir adam duruyordu ve ne yalan söyleyeyim oldukça yakışıklıydı.

fıendHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin