ALFA OKULU BÖLÜM 28 -FINAL-

192 7 2
                                    

Evett kah güldük kah ağladık ve bu kitabın da sonuna geldik. Uzun sürsün diye sündürmekten don lastiğine döndü kitap, iki tane final yazacağım ve ikisi de çok farklı olacak istediğinizi final olarak kabul edebilirsiniz. Sizleri çok seviyorum bundan sonra başka bir kitaba başlayacağım umarım onu da bu denli beğenirsiniz. Ufak bir veda konuşması yapmak istedim ama merak etmeyin geri dönüşüm uzun sürmeyecek.

(Önceki bölümü atlamayın)
13 yıl sonra

"Baba"

"Güzel kızım" dedi annesi gibi sarışın olan kızını kucağına alırken. Tombul yanaklarını öptü ve kokusunu içine çekti. Aynı Jane gibi kokuyordu. Karısına o kadar aşıktı ki Jane hamileyken çok fazla dua etmişti kızlarının ona benzemesi için. Duaları kabul olmuş 9 ay sonunda sarışın, ela gözlü, güzel mi güzel bir kızları olmuştu.

"Baba biliyor musun? Bizim sınıfımızda bir tane çocuk ama onun annesi yok iki tane babası var" dedi küçük kız.

"Olabilir birtanem, sakın dalga geçmeyin tamam mı?"dedi Jungkook kızını uyarırken.

"Yok Baba ben onunla çok yakın arkadaşım zaten. Babası bu akşam bizi yemeğe davet etti hatta" dedi küçük kız.

Jungkook kaşlarını çattı, tam ağzını açıp birsey söyleyecekken telefonu çaldı.  Kızını kucağından indirip elini arka cebine attı. Telefonu çıkardı ve yabancı numaradan gelen aramayı cevapladı.

"Buyrun?"

"İyi günler, Lia'nın babasıyla mı görüşüyorum?" Dedi telefondan gelen tanıdık ses.

"Evet ben Lia'nın babasıyım."

"Oh süper, kızınız ve oğlum çok yakın arkadaşlarmış, kızınız oğlumu sınıfın zorbalığından korumuş, ben ve eşim bir teşekkür olarak sizi bu akşam yemeğe davet etmek isteriz."

"Tabi ki davetinize icabet etmek isteriz."

"Çok teşekkür ederim, konumu birazdan göndereceğim. İyi akşamlar"

"İyi akşamlar"
...

"Sevgilim güvenebileceğimiz insanlar olduklarına emin misin?" Dedi Jane.

"Sevgilim merak etme. hem sesi çok tanıdıktı, konuşurken sanki eski bir dostla konuşuyor gibi hissettim" dedi Jungkook dalgınlıkla.

"Garip" dedi Jane sadece. İkisi de arabadan inip kizlarını da indirdiler. Kapıya doğru yürüdüler. Jane hâlâ tedirgindi ama jungkook rahat bir tavırla zile bastı.

Kapıyı açan yüz ile ikisi de donup kaldı. Jimin bir süre şaşkınca baktı ve geriye doğru adımlayıp geçmeleri için izin verdi. Lia hemen James'e koşup sarıldı. İki çocuk da ebeveynlerinden habersiz el ele tutuşup oyuncaklara koştular.

Jimin kendine gelen ilk kişi oldu.
"Sofra hazır olana kadar salona geçelim mi isterseniz?" dedi. Jungkook başıyla onayladı. Jimin önden yürüyerek yolu gösterdi. Jane ve Jungkook tekli koltuklara geçip oturdu.

Jimin gözleri dolu dolu olmuş sevgilisinin omzuna dokunarak onun kendine gelmesini sağladı ve Tae'nin belinden tutarak salona doğru ilerletti. Onlar da iki koltuğa geçip otururken ortamda büyük bir gerginlik vardı.

"Bir çocuk evlat edinmenize çok mutlu oldum" dedi Jungkook buruk bir tebessümle. Yalan değildi mutluydu.  dönüp aşık olduğu kadına baktı, gözlerinde endişe kırıntıları vardı. Korkuyordu Jungkook'un onu terk edip gitmesinden.

"Sizin de bir kızınız olmuş, çok mutlu oldum" dedi Tae. İçi buruktu ama Jungkook'un mutluluğu onu mutlu etmişti.

Jungkook eşine güven verici ve sıcacık bir tebessümle baktı ve "Evet, karıma benzeyen güzeller güzeli bir kızım var" dedi aşkla. Jane gülümsedi. Gözlerindeki endişe kırıntıları yavaş yavaş azalıyordu.

"Herseyi unutup eski dostlar olarak devam edelim" dedi Jimin samimiyetle. Üzgün değildi ya da sevgilisi gibi buruk hissetmiyordu. Jungkook'a karşı sevgi kalmamıştı içinde, onun da Jane'e aşık olması mutlu ediyordu.

En çok etkilenen kişi Tae'ydi ama o da zamanla alışırdı.

"Hadi sofraya geçelim hazırlamışlardır." Dedi Jimin ve ayağa kalktı. Herkes sırayla masaya oturdu ve yemekler yenmeye başlandı. Hafif gülümseyerek eski günlerden konuşuldu ve o gün hersey eskide kaldı. Herkes çok mutluydu. Eski dost olarak kalabilirlerdi.

Bitti...
okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Diğer versiyonu da birazdan yayınlayacağım.

ALFA OKULUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin