🌑2) KALPTEKİ BOŞLUK

28 4 227
                                    

Yayımladığım tarih: 12.03.2024

-Bölüm yaklaşık olarak 7.900 kelime oldu. 

-

Şimdi olduğun yerde kal ama saklanma karanlıkta.

Gün ışığı yine parlayacak.

Life Goes On – BTS

-

Birkaç saniye şok içinde kalakalmıştım. Az önce Taehyung'u vurmuşlardı, şuan vücudunda bir kurşun vardı ve iniltilerine bakılırsa canı tahmin edemeyeceğim kadar çok yanıyor olmalıydı.

Kendimi toplamam gerektiğinin farkındaydım. "Hayır!" diye bağırarak kalktım ayağa. "Hayır! Lütfen onu bu şekilde bırakmayın, lütfen!" Duvara tutunarak ilerlerken kapıyı bulmaya çalışıyordum. "Yalvarırım yardım edin!"

Nihayet kapıyı bulduğumda tüm gücümle vurmaya başladım. "Yardım edin! Lütfen yardım edin!" Birisi yardım etmeliydi, kurtarmalıydılar onu. Ben tek başıma ne yapabilirdim ki? "Ben sadece bir öğrenciyim, hiçbir şey yapamam, lütfen kurtarın onu! Ölecek..." Sonlara doğru sesim kısılmıştı. Müdahale edilmezse ölecekti. Kaybedecektim onu. Kaybedemezdim. Taehyung'u bırakamazdım.

Hıçkırarak ağlamalarım nefes almamı zorlaştırmaya başladığında biraz soluklanmaya çalıştım. Ayakta duracak gücü kendimde bulamadığımda sırtımı kapıya sürterek yere çökmüştüm yavaşça. Hâlâ saatin çıkardığı tik tak sesleri doluyordu kulağıma. Elimden bir şey gelmiyordu. Bir şey yapamazsam Taehyung ölecekti ve elim kolum bağlıydı resmen.

"Bir saat dolmadan içeri girmeyeceğiz Jungkook. Onun kurtulmasını istiyorsan bunu yapabilecek tek kişi sensin. Eğer biraz daha böyle oturmaya devam edersen biz içeri girdiğimizde çoktan ölmüş olacak." Duyduğum sesle başımı kaldırdım hızlıca.

"Neredesiniz?" diye bağırdım. "Yardım edin ona, yalvarırım."

"Seni odadaki kameradan izliyoruz Jungkook. Bu senin sınavın, kendini bize kanıtlamak zorundasın. Elinden geleni yap."

"Lütfen," dedim bir kez daha. "Lütfen. En azından gözlerimi açın. Bu şekilde ne yapabilirim?" Ama bir cevap gelmedi. Bu ağlamalarımı şiddetlendirirken iyice korkmaya başladım. "Ölecek..." diye fısıldadım. "Bir şey yapmazsak ölecek o."

Bu şekilde ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum ama bir aptal gibi ağlayıp bekleyemezdim. Bir şey yapamayacak olsam bile denemeliydim. Taehyung için yapmalıydım bunu. Buna karar vermemle hızlıca ayağa kalktım. Yine duvardan yardım alarak ilerledim ve onun yattığı yere ulaştım. İniltileri duyulamayacak kadar azalmıştı. Elimle dokunduğumda bulaşan yapışkan sıvıyı takip ederek yarasını bulmaya çalıştım. Elim kurşunun olduğu yere geldiğinde yine ağlamam şiddetlenmişti. Çok fazla kanıyordu yarası.

Önce omuzlarından tutarak onu doğrultmaya çalıştım ve üzerindeki ince gömleği zor da olsa vücudundan sıyırıp elime aldım. Sonra da üzerindeki tişörtü göğsünü açıkta bırakacak şekilde yukarı sıyırdım. Kurşun tam göğsünün altındaydı. Onu sıkıca kanayan yere bastırdım, daha fazla kan kaybetmesi tehlikeli olabilirdi. Bir süre onunla tampon yaptım yarasına. Göremiyor olmam her şeyin yanında psikolojik olarak da beni yıprattığı için odaklanmamı zorlaştırıyordu ve işime engel oluyordu. Yine de elimden geleni yapmalıydım.

Gömleği çektiğimde elimle kurşunun saplandığı yeri yokladım. Uzaktan sıkıldığı için fazla derine saplanmamıştı, elimle hissedebiliyordum. Bu iyi bir şeydi. Evet, derinde olmaması onu çıkartabilmem açısından iyi bir şeydi ama göremezken bunu nasıl yapacaktım ki?

MOONCHILDS (Taekook/Ot7) Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin