Huzur doluydum. Uzun zamandır ilk defa mutluydum. Sevdiğim adamın kollarının arasında bir bebek gibi uyumuştum. Uykuyu severdim ama kadınlığımdaki sızıdan dolayı uyanmıştım. Karan hâlâ uyanmamıştı. Kafası göğsümde, kolları belime sıkıca sarılmış bir şekilde uyuyordu.
Çok sevdigim, yumuşak saçlarıyla oynuyordum.Huzurlu bir şekilde uyuyordu. Hep böyle kalsak çok güzel olurdu. Odada yankılanan telefon sesiyle uzun süre böyle kalma hayalim suya düştü. Karan kaşlarını çatıp yerinde hareketlendi. Telefonun nerde olduğunu anlamak için odaya göz gezdirdim. Kıyafetlerin olduğu taraftan ses geliyordu.
"Sustur şu sikik telefonu!" Dedi gözlerini açmayıp bedenimi kollarının arasında daha çok sıkarak. Ağzı bozuk adam. Küfür etmeden konuşamıyordu sanki. Kollarının arasında çıkmaya çalıştım. Kollarını açıp gitmeme izin verdi. Ayağa kalkamadan geri yatağa oturdum. Kadınlığımdaki acı hâlâ geçmemişti. Ağzımdan sessiz bir inleme kaçtı.
"Dur tamam. Ben alırım." Uykulu gözlerle bana bakıyordu. Yatakta oturur pozisyona gelip ayılmaya çalıştı. Telefon hâlâ çalışıyordu. Söve söve kalkıp kıyafetlerin arasındaki telefonu aldı kendi telefonuydu. Her kimse önemli bir şey için arıyor olmalıydı. Aksi hâlde Karan'ın gazabından kurtulamazdı.
"Lan sikik. Niye sabahın köründe arıyorsun lan götüne kızgın şiş mi batırdılar it?" Dedi sinirle. Kaşlarımı çattım böyle konuşması hoşuma gitmiyordu. Telefondaki ne dediyse kaşlarını daha da çatıp kulağından telefonu çekip ekranına baktı.
"Hassiktir! Saat üç olmuş lan. Oyala bir şey yap geliyorum hemen."
"..."
"Lan ne bileyim ben. Unutmuşum amına koy-" odada benim de olduğumu hatırladığında bana bakıp sustu. Keşke telefonu açtığında da odada olduğum için düzgün konuşsaydı. Rahatsız olduğumu biliyordu. Bu yüzden Hande ve benim yanımda küfür etmemeye çalışırdı. Pek başarılı olmuyordu. Dünkü küfürleri inlemeleri aklıma gelince alt dudağımı ısırdım. Sıkıntıyla nefesini verdi.
"Tamam geliyorum kapat." Telefonu kulağından ayırıp koltuğa fırlattı. Gardırobun kapağını açtı.
"Ne oldu?" Gardıroptab aldığı pantolonu giydi, eline aldığı gömlekle bana döndü.
"Bugün saat iki buçukta çok önemli bir taplantım vardı. E gece çok yorulunca da geç kaldım." Yanaklarımın kızardığını hissettim.
"Utandın mı? Gece nerdeydi bu utangaç kız?"
Benimle eğleniyordu. Kaşlarımı çattım."Pisliksin!"
"Ağrın var mı?"
"Biraz."
Geniş sırtındaki tırnak izlerimi görünce görünce gülümsedim. Benden izler kalması güzeldi.
"Ne o çok mu hoşuna gitti sırtım. Bakıp bakıp gülüyorsun."
"Sırtında benden izler taşıman hoşuma gitti."
"Sen bide kendi vücudunu gör. Çok güzel izler bıraktım." Göz kırptığında gözlerimi ondan çektim. Tırnaklarıma baktım. Gördüğüm şeyle ağzımdan küçük bir çığlık kaçtı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Haz
RomanceÇocukluktan beri Karan Avcıoğlu'na karşı hisleri olan Efsun Alakurt'un hikayesidir. Sevdiği adamla birlikte olduklarından sonra her şeyin farklı olacağını düşünür. Her şey daha da berbat olur.. *** "Karann." Dedim kendimi tutamayarak İnlemelerim od...