Hoşgeldinizzz...
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.
İyi okumalar.......
"Hainleri buldum" dedim. Miran kaşlarını çatarken Saraç küfretti. Ekin ve diğerleri şokla bana baktılar.
"Ne?...ben...ben hain değilim!" Dedi Mustafa korkuyla. Üzerini aradım hızla. Cebine koyduğu cihazı çıkarıp gösterdim.
"Sabahtan beri yüz defa sizi aradım....meğer sinyal kesici varmış!" Dediğimde gözlerini kapattı Miran. Furkan hızla bana doğru gelip Mustafa'yı elimden aldı. Ahmet'e doğru ilerledim ve onun da üzerindeki sinyal kesiciyi alarak kapattım. Yutkundum. Gerçekten çok korkmuştum.
"Oha!...ne bu film mi çekiyoruz amına koyuyum!?" Dedi Ekin şokla.
"Tuzakmış....depoda bomba varmış...yani öyle söyledi" dediğimde kaşlarını çattı Miran.
"Kim?"
"O 'şahıs' " dedim tırnak işaretinde. Öfkeyle parladı gözleri.
"Seni mi aradı!?" Kafamı salladım. Adamlar hızla onları bağlarken tekrar telefonum çaldı. Bilinmeyen numaraydı yine.
"Ne var?" Diye açtım bu sefer. Sesini dışarı verdim.
"Demek kurtardın arkadaşlarını!" Kahkaha attı
"Uzun yıllar sonra karşımda zeki bir düşman görmek keyif verdi....gerçi seni yanım-"
"Bana bak piç kurusu!....seni yaktım ölmedin bu sefer işimi sağlama alırım lan....sikerim o yanmış yüzünü duydun mu lan beni!?"
Gülme sesi duyduğumda yüzümü buruşturdum. Adam yanarken beynini de yakmıştı. Ekin yanıma geldi.
"İyi misin?" Kafamı salladım.
Telefonu kapatarak bana uzattı sakince. Daha sonra Mustafa'ya dönerek sert bir şekilde yüzüne vurdu. Dudağımı ısırdım."Abi....özür dilerim abi...affet!" Diye bağırdı Mustafa. Ekin beni dışarı çıkarmaya çalıştığında kaşlarımı çattım.
"Görmek istemeyeceğin şeyler olabilir...hadi gel" yutkundum. Saraç'ta peşimizden gelirken ofladım.
"Sen nasıl buldun bunca şeyi bu kadar kısa bir zamanda?" Hala ellerim titriyordu.
"Siz-" konuşacakken Miran'ın geldiğini gördüğümde sustum. Bakışları direkt beni buldu. Bana yaklaştı.
"Sana başka birşey söyledi mi?" Diye sordu üzerime eğilerek. Dudaklarımı ıslatarak konuştum.
"İşte...o adamın söylediği şeyi söyledi...ben tersleyince kapattı" kafasını gökyüzüne çevirdi. Derin bir nefes alarak Poyraz'a döndü.
"Buranın da evin de güvenliğini arttır" Poyraz kafasını sallayarak bizden uzakalaştığında güvenliğin ondan sorumlu olduğunu anladım. Miran elini belime koyarak beni arabasına bindirdiğinde sesimi çıkarmadım. Arabayı sürmeye başladı. Gaza fazla yükleniyordu yine.
"Neden sen geliyorsun?...Başka kimse yok mu?...adamları gönder...neden sen geliyorsun?" Kaşlarımı çattım.
"Telefonuna bak...gelmemek için seni aradım birçok kez ama açmadın...gelmek zorundaydım" nefesini tuttu.
"Sikeyim böyle işi" Diye mırıldandı sinirle.
"Bu adamı tanıyorsan ulaşman daha kolay olacaktır....neden ulaşmıyorsun?" Bana baktı göz ucuyla.
"Sen neden ulaşmıyorsun babana
..istesen avucunun içine katarsın" kaşlarımı kaldırdım. Söyleyeceğim herşeyi yutarak önüme döndüm.Sen ona yardım et o seni babandan vursun vay be!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ŞAH VE MAT
ActionHacker olan Deniz başını belaya sokmayı çok sever. Yer altı dünyasını birbirine katarak kendini gizler. Kendini gizleyerek mafya tipli insanların içine sızarak işini yapar. Ta ki yanına bir hain gelip onu ifşa edene dek... Bu maceralı hikayemde yanı...