4.Bölüm: Basın Topalntısı

55 4 2
                                    




4.Bölüm:Basın Toplantısı

The Desert, Soulmates
Taylor Swift, The Story Of Us

4.Bölüm:Basın Toplantısı

Keyifli okumalar...

Kuzey'in gidişinden bir hayli zaman geçmişti fakat ben haala aynı pozisyonda düşüncelerimle birlikteydim. Teklifini kabul etmiştim ama bu saatten sonra nasıl bir yol izleyecektik bilmiyordum. Bu teklifi kabul etmemde iki sebep vardı: biri tazminat ödememek için, biri de zaten iş birliğinden dolayı sıkça görüşücektik ve bu da son çıkan haberlerden sonra yanlış anlaşılacaktı. En azdından şimdi bir işe yarıyacaktı. 

Fakat içimde bir huzursuzluk vardı. Bunun nedenini çok iyi biliyordum. İnsanları kandıracaktım; sevdiklerimi, beni takip edenleri, arkadaşlarımı hatta ve hatta ailemi bile yalan söylemek zorunda kalacaktım.

Hayatta her zaman dürüst ve net bir insan olmuştum. Bir şeye öyle dediysem öyledir, değil demişsem de değildir. Fakat şimdi söylemek zorundaydım. Bu işten pişman olduğum yeri çoktan geçmiştim ama şu an tekrar olmuştum.

Düşüncelerimin bir sonu olmayacağını fark ettiğimde çömeldiğim yerden kalktım. Makinedeki bulaşıkların yıkanmış olması gerekiyordu. Makinedeki bulaşıkları çıkartıp yerlerine koyup, oturma odasındaki diğer bulaşıklarıda elle haletsem çok güzel olurdu. Ama bırakın bu anlatıklarımı yapmayı odama gitmeye bile halim yoktu.

Her ne kadar bu yorgunluğun nedenin erken kalkmam gibi gözüksede asıl nedeni bu bugün yaşadığım o ikilemdi. Fiziksel olarak kolay yorulan biri olmasamda konu mental yorgunluk olduğu zaman maalesef aynı şeyi söyleyemiyordum. 

Ezgi'ye yarın ofisinde görüşmemiz gerektiğini söylediğim bir mesaj atıktan sonra uykunun güzel kollarına girmek için odamın yollunu tutum...

🌊

Sabah her zamanki gibi rutin işlerimi haletikten sonra konuşmak için Ezgi'nin yanına gelmiştim. Annemlerin telefonlarını hâlâ açmamıştım ve bu da beni üzüyordu. En son annemin mesaj attığını görmüştüm. Sohbete girmesem de bildirimlerden gördüğüm kadarıyla Kuzey ile olan birlikteliğimi benden değilde haberlerden öğrendiği için babam ve kendisinin çok kırgın olduğu ile ilgili mesaj atmıştı. Nasıl bir açıklama yapıcağımı bilmediğim için cevapsız bırakmıştım.

"Ben sizi anlamıyorum, Mira." Diyen Ezgi ile irkilerek ana geri döndüm.

"Neyi anlamıyorsun, Ezgi? Anlatığım gibi her şey." Dedim bıkınca. Konu gereksiz uzamıştı ve bu durum canımı sıkmaya başlamıştı. 

"En son karşıma oturduğunda adamla kavga etmiştim." Dedi. Ufak bir hatırlatma yaparak.

"Tamam, şimdi de halletmiş bir şekilde karşındayım." Dedim. 

Ezgi pes edercesine, "Tamam, Mira. Tamam," Dedi. "Şimdi n'apıcaz peki?" Dedi. 

Dürüst bir şekilde, "Orasını bende bilmiyorum." Dedim omuz silkerek. 

Ezgi duydukları ile, "Gerçekten pes, Mira. Gerçekten pes." Bıkmış bir şekilde. 

"Olabilir böyle şeyler. Boşver." Dedim. 

"Bazen senin rahatlığından istiyorum, Mira." Dedi.

"Bende ya." Dedim sanki başka birisinden bahsediyormuş gibi. 

"Şimdi n'apıcaz?" Dedim ciddileşerek. 

"Şimdi Didem Hanımla görüşmeye çalışacağım, gelişmeleri söylerim," Dedi ve ayağa kalktı ve eline telefon alıp, "Sen burada bekle." Dedi.

AnlaşmaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin