~Düğün~

28 10 0
                                    


Rastlantı dünyanın en eski ilahi gücüdür, birine rastlamanız bazen bir ödüldür bazen de bir ceza.

Gözlerim tekrar tekrar yazıyı okudu. Bir insan bir yandan hayatı bu kadar ciddiye almazken, aynı zamanda nasıl bu kadar derin bir karaktere sahip olabiliyordu? Dış görünüşü, mimikleri, insanlarla konuşma tavrı ile sosyal medyaya yansıttığı kişilik tamamen çelişiyordu.  İç dünyasının ve dış görünüşünün arasındaki çelişki, onun derinliklerini keşfetmeyi zorlaştırıyordu. Belki de bu çelişki, insanların yüzeydeki imajlarıyla gerçek benlikleri arasındaki farklılıklara dair bir yansımaydı. Ancak, bu çelişkiyi aşmanın yolu, karakterin daha derinlemesine anlaşılmasına ve belki de gerçek benliğinin keşfedilmesine yol açabilirdi.

Toprak Bey'le ilgili olan düşüncelerimden sıyrılıp tekrar bilgisayarımın başına geçtim. Kahvemden bir yudum aldım. Bilgisayarı açıktan sonra gelen bildirimleri inceledim.
Gözlerim yine erkana kilitlendi.

shadowatcher_23: "Başka bir ortam bilmez misin sen, gerçekten asosyalsin değil mi? Ee kafede keyifli vakit geçirdin mi? Ben pek iyi vakit geçirmedim, çünkü o su boğazına kaçtığında boğulup gebermeni bekliyordum. Ha, burada sana minik bir uyarı, eğer polise gidecek olursan, ölüm tarihlerinden gün seçmek zorunda kalacaksın."

Mesaj ben kafeden hemen eve döndükten sonra atılmıştı. Aradan bir gece geçmişti. Şimdi vücudumu saran kaygı, bütün damarlarımı dolaşıyordu. İçimdeki şiddetli korku hızlı kalp çarpıntısı yaratmıştı.
Gözlerim ekrana bir kez daha kitlenmişti.  Göğsümün daraldığını hissetmiştim. Dudaklarımdan titrek sesimle bir cümle çıktı.

"Allah kahretsin..."

Derin bir nefes aldım ve kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Paniklemek yerine mantıklı düşünmeliydim. Ancak yine de içimde bir endişe vardı. Öncelikle, ne olursa olsun sakin kalmalı ve bu durumu nasıl çözeceğimi düşünmeliydim.

Parmaklarım klavyeye uzanarak ona bir mesaj yazdı.

aryaaluclu_: " Beni  artık rahat bırak."
Mesajı yolladığım an yok olmak istedim.

Vücudumun her köşesindeki gerilim, hala üzerimde ağırlığını hissettiriyordu. Bu korkunç durumu nasıl çözebileceğimi düşünmek zorundaydım. Kararlı bir şekilde, yanıtı beklemeye başladım, umarım bu kararımın sonuçları pek kötü olmazdı.

Bekleme sırasında içimdeki endişe giderek büyüyordu. Acaba bu kişi ne istiyordu ve niye böyle bir tehditte bulunuyordu? Belki de onu tanıyordum, ama hatırlayamıyordum. Belki de bu sadece bir şaka veya kötü bir şakaydı.

Masamdaki kahve tadını unutmuş, sıcaklığını kaybetmişti. Odaklanmam gerekiyordu. Bu belirsizlik içinde, sadece bir şeyler yapmalıydım. Yanıt beklemek beni daha fazla strese sokuyordu. Bir sonraki adımı belirlemek için acele etmeliydim. Ama ne yapmalıydım? Bu düşünce döngüsü içinde, biraz daha zamana ihtiyacım vardı.

3 saat sonra

Hala mesajıma olan cevabını bekliyordum. Uzun zamandır aynı sandalyede oturuyordum. Belki zamanın yarısını odamda volta atarak geçirmiştim.  Yavaş yavaş güneş batıyordu. Hala mesaj yoktu.
Aniden telefonumun çalmasıyla hazırlıksız yakalamdım.
Teyzem arıyordu.  Telefonu açtığımda  tatlı bir ses tonu ile konuştu.

~TESLİMAT~Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin