Ayy helüüü dediğim gibi bölümlerde minik minik değişiklikler yaptım ve yeni bölümle geri geldimm iyi okumalar efenim umarım beğenirsinizzzz:))
İlk defa çalan bi alarm için bela okumadan kalkmıştım bugün önemli bir gündü ve Demir'in yanında olmam gerekiyordu.
Annem yaklaşık bir bir buçuk haftadır dava açmak için gerekli olan prosedürleri halletiyordu ve bugünde Demir ve annesi için önemli bir gündü bugün dava sürecinin başlaması için ilk adımı atacaklardı.
Bir süredir babasının annesine,Demir'e gösterdiği şiddeti kanıtlamak için deliller topluyorduk.O kavganın yaşandığı gün orada olan komşularımızdan bir iki kişide şahitlik yapabileceğini söylemişti böylece tüm bunları halletmiştik.Bugünde mahkemeye başvuracaktık.
Bugüne kadar her gün,her an Demir'in yanında olmaya çalışmıştım bundan sonrada söz verdiğim gibi yanında olacaktım.
Demir bizimkilere kısaca olaydan bahsetmişti tamda dediğim gibi hiçbir ön yargı göstermeden Demir'in yanında olmuş ne isterse yapabileceklerini söylemişlerdi ki bu süreç boyunca ellerinden geldiğince yanında oluşlardı.
Üstümü giydikten sonra mutfağa geçmiştim annem bizden önce çıkmıştı biraz işi olduğunu söylemişti.Annem bu süreç boyunca hem Demir'in hem de Sevgi teyzenin yanında olmuştu.Yakın zamanda oda babamdan dolayı sorunlar yaşadığı için Sevgi teyzeyi bizden daha iyi anlıyordu hatta ikisi çok iyi anlaşmışlardı.
Efe bugün babamla buluşmaya gitmişti. Annemle babamın geçen gün duruşması olmuştu ve anlaşmalı boşanma olduğu için kısa bi süreçte boşanmışlardı artık resmî olarak evli değillerdi. Annem benimde Efeninde istediği zaman babamızla görüşebileceğimizi söylemişti ama ben görüşmeyi düşünmüyordum.Efe tam olarak bişeyleri bilmiyordu sadece boşanmak istediklerini ve geçerli nedenleri olduğunu biliyordu ve daha fazlasını söylememiştik biraz daha zaman geçince anlatmayı düşünmüştük daha doğrusu annem böyle istemişti bende kararına saygı duymuştum.
Bende kahvaltımı yapıp Demirgilin yanına gidecektim onlar işlerini hallederlerken hem yanlarında olmak istemiştim hemde Duru'ya bakarım diye düşünmüştüm.
Tam buzdolabının kapağını açıp kahvaltı için bişeyler düşünürken telefonum çaldı.Baktığımda Demir'in aradığını gördüm hemen açıp kulağıma götürdüm.
"Alo,günaydınn"dedim neşeli bi sesle
"Günaydın,napıyorsunuz hanımefendi erkencisiniz"dediğinde gülmüştüm sesine bakılırsa keyfi yerindeydi sanki gülümsüyor gibi gelmişti sesi ama belki de bana öyle gelmiştir diyip çok üstünde durmadım.Buzdolabının kapağını kapatıp sandalyelerden birine oturdum ve bacağımın birini kendime çektim ve başımı diz kapağına yasladım.
"Tabii ne sandın napıyım işte kahvaltı hazırlıyordum kendime daha doğrusu ne yapsam diye düşünüyordum."dedim
"Hemen ne yapacağını söylüyorum hemen yanınızdaki daireye geliyorsun nasıl fikir?"
"Bu davet için teşekkür ederim ama hiç zahmet vermeyeyim."
"Saçmalama Çağla ne zahmeti hem ben seni bu yüzden aradım iyiki kahvaltı falan etmemişsin bende seni bize çağıracaktım hem Duru'da çağıryor."dediğinde sessiz kalmıştım aslında güzel fikirdi ama nedenini bilmediğim bi utangaçlık vardı üstümde aslında tüm hücrelerim gitmek için can atıyordu ama bi yandan utangaç tarafım ağır basıyordu.Ben düşüncelere dalmışken Demir'in sesi tekrardan geldi."Hadii lütfen Çağla nolurr"uzata uzata ve çok naif,kibar bir sesle söylediği için kaşlarım bükülmüştü ben nasıl dayanacaktım ki bu sese küçük bi çocuk gibi çıkmıştı resmen tüm duygularımın arasından Demir zaafım daha ağır bastı ve kabul etmiştim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Komşu Çocuğu- yarı texting
Teen FictionÇağla'nın hem sınıfına hem binasına yeni gelen Demir'e hissettiği ama bi türlü kabul edemediği duyguları yüzünden aklı çok karışıktır ve bu karışıklığa çözüm bulmaya çalışırken yaşadıklarını anlatıyorum. :)) Her hafta atabildiğim kadar bölüm atmaya...