Bazen vereceğin kararlar hayatını değiştirebilir ya da bazı kararlar seni çok kötü hissettirebilir ama hayatın kuralı bu bir gün mutlu olursan 1 hafta boyunca bedelini çekersin işte Duygunun hikayesi de buydu ailesinin ondan sakladığı sırrı bilmiyordu babası belki de çok zor durumdaydı belki de kendi ailesinin canını kurtarmak için onu satmıştı peki ya Duygu onun ailesi değil miydi?
Vereceğim karar için kendimi iyi hissetmiyordum boranın yanağımda olan elini tuttum ve tüm gücümü toplayıp cevap vermeye çalıştım belki de diyeceğim bir söz için hayatımda hiç bu kadar zorlanmamıştım umarım bu ilk ve son olurdu
"Seni"diye fısıldadım sesimin zor duyulduğu çok belliydi bora anlamamış ola ki
"Anlamadım seni derken"
"Seni,seni istiyorum her ne olursa olsun hayatımı elimden almış olsan bile beni ilk bulduğu fırsatta satan bir ailenin yanına dönmek istemiyorum bora"dedim ama herhalde boranın yanında da pek mutlu olmayacağım gibi görünüyordu
Bora gülümsedi ve kalkmak için doğruldu hemen kolundan tuttum
"Dur dur daha tam iyileşmiş değilsin kalkma hem ne istiyorsan söyle getireyim"
"Bişey istediğim yok şirkete gitmem lazım işler fazla olmuş beni çağırıyorlar"
"Ya saçmalama istersen bu halde ne şirketi boşver işler kalsın yani başkaları halledemez mi"
"Etselerdi herhalde yaparlardı duygu boşuna nefesini yorma gideceğim ayrıca bana bebekmişim gibi de davranma istersen aldığım darbeler içinde bu en az acıtanı olabilir"dedi anlaşılan inatçı keçimiz dediğini yapacaktı başımı onaylarcasına salladım ve umursamamaya çalıştım
"Tamam"diyebildim sadece koltuktan kalktıktan sonra kafamı öptü ve odasına çıktı ellerimi yüzümün arasına aldım gerçekten iğrenç ama bir o kadar da değişik bir yaşamın içindeydim hayatım berbat mı gidiyordu yoksa daha berbatlarına da rastlayacak mıydım?
Bir anda bir telefon çaldı ellerimi yüzümden çektim çalan telefon boranındı almak için uzandım ve yine o ismi gördüm...
"Özge"
Hayır hayır yine mi o isim kim ki bu kız kötü düşünmemeye çalıştım ya kuzeniyse belki de bilmediğim kardeşi ya da arkadaşı falan ama daha fazla merakıma yenik düşmek istemedim ve telefonu açtım.Kendim konuşmadım sadece ne dediğini duymak için açtım hemen kapatacaktım ayrıca bora gelebilir bu korkudan dolayı kafamı kapıya doğru çevirdim ve sesi dinlemeye başladım
"Alo bitanem naber"
"Alo"
"Bora sesim gelmiyor mu"
"Canım orda mısın" ben çoktan şok olmuştum hemen telefonu yüzüne kapattım ve telefonu masaya indirdim telefon yine çaldı ama umursamadan odama çıktım bitanem ve canım demişti sesi oldukça naif bir sesti kimdi bu kadın
Odada dört dönüyordum aşağıdan boranın sesi geldi öğrenmiş miydi telefonu açtığımı hayır hayır umarım öğrenmemişti benden hoşlandığını söylemişti peki ya Özge kimdi kafamda delice binlerce soru ile aşağı indim tabikide çaktırmamaya çalıştım
Merdivenlerden inerken borayı gördüm gülümsedi sakin görünüyordu rahatladım en azından öğrenmemiş
"Benden haber geldiğinde hazırlan akşam seni bir restoran'a götürmek istiyorum"ne restoranı nerden çıkmıştı gülümsedim acaba boraya Özge kim diye sorsa mıydım ama ya nerden biliyorsun dese ya da ters tepki gösterir diye sormadım boranın telefonu bir kez daha çaldı gözüm telefona doğru kaydı ama hemen eline aldığından dolayı görmedim bana el salladı ve kapıya doğru ilerledi en son duyduğum seste
"Evet evet çıktım, hıhım tamam geliyorum canım evet,yok yok konuma gerek yok biliyorum herhalde ya"deyip gülüyordu..
Sinirden deli olmuştum resmen hani şirkete gidiyordu ama arayan kişinin o kız olmadığını da bilmiyordum ki en iyisi duş alayım belki iyi gelir ama kafamdaki soruların beni bırakmayacağını biliyordum...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KURTULUŞ+18
Любовные романыgözyaşlarımı dinlemeden bir anda içime girdi dudağı dudağımda bir eli göğsümde diğer eli kadınlığımdaydı...