"Senin hayatını cehennem etmeden ölmeyeğim Karen.
Ama korkma, seni öldürmeyeceğim." Richer, işaret parmağını gökyüzüne doğru kaldırdı. "Senin o kaltak annen ile babanın olduğuna ve seni izlediğine inandığın Tanrı'na, 'Öldür beni..!' diye yalvaracak...
Araf'ın dediğini umursamadan yanımdaki koltuğun üzerinden çantamı alıp içerisinden silahı çıkardım.
Bir elim direksiyonda, bir elim silahta idi.
Derin bir nefes aldım.
Doğduğun kasabayı görmeden ölmeyeceksin, Karen!
Araf'ın, "Ne bok yiyorsun orada? Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?"diyen sesini umursamadan arkamı döndüm.
Arkamı döndüğüm an tetiğe basmak için tam haraketleniyordum ki, arka koltukta bunca zamandır saklanan bir adam gördüğümde adam, O'nu gördüğümü anlamış olacak ki, hızla boğazıma yapışarak nefes almamı engelledi.
Bir elim ile boğazımı sıkan elini çekmeye çalıştım fakat nafile.