6 Bölüm

43 2 0
                                    

"Anne sevgisi, benim için kayıp bir hazine gibi. Bana dokunamaması, bana gülümseyememesi, bana sevgi dolu bakamaması, içimde derin ve sonsuz bir özlem yaratıyor. Ama annemin beni sevmek gibi bir isteği yok. Her gün, içimde koca bir özlem var. Koca bir boşluk. Bu hissi, anne sevgisiyle büyüyen hiç kimse anlayamaz. Bir anne sevgisinin ne kadar değerli olduğunu, ancak onun yokluğunda anlayabilirsiniz. Annemin sevgisine öyle muhtacım ki; bazen göğsümdeki bu ağırlıkla başa çıkmak zor geliyor...
Çocukluğumdan hatırladığım gülümsemesi bile, içimi aydınlatan bir güneş gibi doğuyor kalbimin tam ortasına.
Anne sevgisi, çocukları koruyan bir siper gibidir. Hayat ne kadar karmaşık olursa olsun, bir çocuk annesinin yanında her şey yolunda gibi hissedebilir.
Benim dünyam da ise her şey bambaşka. Onun bana kalkan olmasına öyle ihtiyacım var ki; onunla gülmeye,onunla eğlenmeye, saatlerce hiç ama hiç bıkmadan sohbet etmeye...
Ama tüm bu masum duyguları annemle paylaşmam bir rüya gibi.
Bazen, okuldaki arkadaşlarım, anne ve babalarından bahsediyor. Onların mutluluğuyla bile mutlu oluyorum, onların yerindeymişim gibi hayaller kuruyorum. Ama biliyorum ki, kurduğum hayallerin hiç birisi bana ait  değil...
Bazen, rüyalarımda sarılıyorum anneme, onunla birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ancak uyanınca, gerçekliğin derinliği çöküyor içime, kör bir kuyuya düşüyorum. Sanki o karanlıktan  hiç çıkamayacakmışım gibi..
Anne sevgisi, bir çocuk için hayatındaki en değerli hazine. Ama benim hazinemin anahtarı hep kayıp. Tek dileğim, bu değerli hazinenin anahtarını bulmak ve onunla yeniden bağ kurmak.
Anneme olan hasretim ve özlemim, içimde bir firtına gibi esiyor. Ama ben onun sevgisini, ruhumun en derin köşelerinde yaşıyor, yaşatıyorum. Her gün, yeniden mutlu olacağız diyerek, inancımı hiç kesmeden yol alıyorum.
Bu inanç, yüreğimdeki en parlak ışığım. En karanlık günlerimde bile, yolumu aydınlatan bir rehber misali içimde gelecek güzel günlere dair kıvılcımlar alevleniyor. Umudum ise hayatımın en kırılgan anlarında, bana ilham veren bir umman gibi büyüyor."

Yine bir sonbahar sabahı, camdan sızan hafif rüzgar, yaprakları tıpkı hayatımın durumunu anlatan kelimeler gibi savruluyordu. Aynanın karşısına geçtim ve saçlarımı düzelttim. Kırık, dökük ayna, yüzümdeki ve ruhumdaki ifadeyi yansıtıyordu. Okulun ilk günüydü bugün. Yüzüme hafif bir tebessüm geldi. "Hiç birşey keyfimi kaçıramayacak" dedim aynaya bakarak. Ne içimdeki karanlık duygular, ne de, ne yaparsam yapayım bir türlü şekle girmeyen saçlarım...

Sevdiğim hocalarıma, uzun zamandır görmediğim okul arkadaşlarıma kavuşacaktım. Bu sevinç, içimdeki tüm karamsarlığı yok etmeye yetiyordu. Sessizce kilitli olan kapımı açtım. Salona doğru adımımı atar atmaz, o ağır içki kokusu evin her yerini sarmıştı yine. Bu koku bizim evde yabancı değildi, artık alışmıştım. Ama her defasında midem ağzıma geliyordu. "Yine içmiş pis adam," diyerek homurdanarak çıktım evden ayak uçlarıma basarak.
Lise birinci sınıfa başlıyorum bugün. Annem, kendimi bildim bileli hiç bir sabah ben okula giderken kalkmaz. Kalksa bile, benim için kahvaltı hazırlayacağını bile düşünemiyorum.

SARMAL 'Bir Hayalim Vardı, Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin