-Geçmişte boğulmak-

25 19 21
                                    

Selamm:)

Yepyeni bir bölüm ile sizlerleyizz.:)

Aslında bölümü erkenden atmayı düşünüyordum fakat yarın sınav olduğu için biraz çalışmam gerekti.

Bölümü bitirdiğimde de yine çalışmaya devam edeceğim.

Bu arada LGS öğrencilerine başarılar dilerim. Umarım istediğiniz puanı alıp hayalinizdeki liseye gidebilirsiniz.<3

Çok uzatmadan bölüme geçelim>>>

Medya: Brother

Sınır;

Oy sınırı: 20
Yorum sınırı: 25

Oy sınırı: 20 Yorum sınırı: 25

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


•••

Karen kaçırılmadan 1.5 yıl önce..

Albert, yanına zar zor oturttuğu oğluna bir bakış attı.

Aiden, Karen doğduğunda annesinin ölümüne sebep olduğu için Karen'den ölesiye nefret ediyordu.

Karen'i her gördüğünde elleri yumruk oluyor, aklına hep annesi geliyordu.

Biliyordu. Karen'in bir suçu yoktu fakat, eğer Karen doğmasaydı annesi ölmezdi!

Neden gitmişti annesi? Neden babası ile O'nu Karen ile bırakıp melek olmuştu ki?

Annesi zaten Aiden için melek gibi bir anneydi.

Gerçekten melek olmasına ne gerek vardı?

Aiden, babasının O'na baktığını hissedince O da babasına baktı.

"Birşey mi oldu, baba?"

Albert, oğlunun sorduğu soruya dudaklarına minik bir tebessüm kondurarak cevap verdi.

"Neden kardeşin ile biraz zaman geçirmiyorsun?"

Aiden, babasının sorduğu soru ile hızla kaşlarını çattı.

"O benim kardeşim değil! O annemi öldürdü. O katil! Hemde annemin katili!"

Albert, oğlunun dedikleri ile yutkundu. Genzi sızlamaya başlamıştı.

Albert, karısının ölümünden sonra çökmüştü.

Ruhunu salmıştı resmen.

'Gökyüzündeki Tanrıça / ASKIYA ALINDIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin