Yaşayan Ceset

7 1 0
                                    

Uyandığımda karnımın guruldadığını hissetmiştim. Gözüme ilk çarpan şey şafağın yatağında degilde benim yatağımda başımın ucunda kıvrılarak tatlı uyuduğuydu. Onu uyandırmayarak yavaşça yataktan kalkıp mama kabına mamasını katıp banyoya gidip yüzümü soğuk suyla yıkadım diğer günlerden farklı olacakki kahvaltı yapmaya karar verdim. Buz dolabını açıp öylece bakındım belki dakikalarca "ben eve niye hiçbirsey almıyorum" diye mırıldanarak hevesim boşa gitmiş olacakki kapağı geri kapadım. Aylak aylak yürüyerek dağınık saçlarımla aynaya bakındım hemen dis fırçamı alıp dişimi fırçaladım. Dolaba yönelip dağınık kiyafetlerimden yelek ve saten gömleğimi ve altıma pantalonumu alıp giyiverdim. Saçımı elime aldığım beyaz çiçekli tokayla pek düzgün olmasada topuz yaptım ve hafif makyaj yapıp evden çıktım. Kapıyı arkadan kilitleyerek arabamın evimin karşısında olduğunu görünce içime küçük bir sevinç geldi ve koşarak arabama gittim. Tamirden sonra bir güzel temizlemişlerdi. Honda arabama oturup radyoyu çalıştırdım

"Haykıracak nefesim kalmasa bile ellerim uzanır olduğun yere" diye devam ediyordu şarkı 

"Gözlerim görmese ben bulurum neden" diye eşlik ettim şarkıya

Arabayı sahil tarafında tost yapan abinin yanında durup karışık tost aldım ve arabaya geri geçerek kaldığım dizinin bölümünü açtım. Ben tostumu yiyip diziyi izlerken saatin nasıl geçtiğini anlamamış olacağım ki Murat komiserden mesaj geldi mesaja bozulan yüzümle okuyordum.

"Cesetlerde ve olay yerinin etrafında hiçbir kanıt bulamadık. Yakınlardaki güvenlik kameralarındaki görüntüler olay saatinde silinmiş kendileride nasıl silindiğini bilmiyor." Diye mırıldandım.

Cevap olarak hızla yazdım 'terkedilmiş apartmana doğru bakan en yakın kameradan sorumlu olan kişiyi benim odama çağırın bir bildiği olmalı' diye yazdım. Olaya üstün körü bakılmamalıydı. Eğer kim suçu işlediyse dışarıda serbest gezemezdi. Tostumu bitiridikten sonra peçeteyi buruşturarak arabanın kaputuna koydum. Camı açtığımda rüzgar yüzüme esiyordu sahili dalgaları izlerken müzik değişimişti. Nasıl değiştini bile anlamamıştım.

'Artık yanımda değil beni benden çok seven' bu söz aklımda öyle kalmıştı ki aklıma kazada ölen kardeşim gelmişti o daha küçücüktü eğer yaşasaydı şuan üniversite mezunu olacaktı. Gözümden akan bir kaç damla yaşı elimle sildim. Artık bunların bir önemi yoktu o ölmüştü ve benim yaşamam benimde onunla öldüğüm anlamına gelemezdi. Ama suçluluk duygusu bedenimi tüm vücudumu sarmışken her aldığım nefes vicdanımı ağlatıyordu. Onlara karşı çıkabilirdim eskisi gibi olabilirdik düşüncesi beni bitirmemeliydi. Yeni bir hayat kurmalıydım ama ben bundada çok başarısız olduğum için yalnızdım.. yapayalnız!

Derin bir iç cekerek arabamı sürmeye başladım. Sürerken önümdeki araba aniden durunca ani firen yaptım ağzımdan küfür savururken ne olduğuna bakmak için arabadan indim. Trafik polisi ekipleri bir arabanın etrafinda durmuş sürücüyle konuşuyorlardı "Size para cezası yazıyorum"

Gözüm ön koltuğun yanındaki büyük kan lekesine çarptı "siktir" diye fısıldadım.

Hızlı adımlarla trafik polisine yöneldim "ben savcı Gizem Turan bu arabaya bir bakın önde kan izleri var ve sürücüyü misafir edin bir öğrenin kimmiş neymiş"

Ceza yazan trafik polisi bana dönerek "Tamamdır sayın savcım"

"Kolay gelsin" diye seslenerek arabama yöneldim.

Artık sonunda trafikte çözülmüştü. Adalet sarayının otoparkına arabamı parkederek arabamdan indim. Murat komiser bana doğru geliyordu.

"Apartmana bakan kameradan sorumlu olan mağazanın sahibi bugün yurtdışına gitmiş" diye mırıldanırken içimi hafifçe sinir bürüdü.

Adalet Mülkün Temelidir Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin