The Man in the Hat bitti ve bu seferki vakayı Dr. Watson'ın blog taslaklarından okuyoruz.
İyi okumalarrr
(Önden buyrunuz neho_ir ✨)Vaka Taslağı 1:
3 Şubat 2018, The Man in The Hat vakası biteli yaklaşık bir ay olmuştu. O vakadan sonra uzun bir süre göz önüne çıkmamayı düşünüyordum. Ama dostum şimdiden sıkılmaya başlamıştı. Yine duvarlarda delikler açıyor ve deneyleriyle evi patlatma çalışmalarını sürdürüyordu. O aralar psikolojimin pek de iyi olmadığını itiraf etmeliyim. Bir önceki vaka yüzünden oluşan paranoyamın "evde kalıp göz önüne çıkmama" planımı mahvettiğini açıkça söyleyebilirim. Dışarı çıkmaya ve biraz farklı yüzler görmeye ihtiyacım vardı. Dostumdan sıkıldığımı ima etmiyorum fakat biraz daha evde kalırsam delireceğimden emindim. O gün öğleden sonra tam bunu düşünüp bir önceki vakanın notlarını toparlarken bana gelen bir mail dikkatimi çekti. Mail her zamanki vaka dosyaları gibiydi fakat gönderen kişi dikkatimi çekmişti. Taslaklara önceki yazdıklarımı kaydettim ve gelen maili merakla açtım:
“Sevgili Watson,
Öncelikle senden uzun süredir ortalıkta olmadığım için özür dilemeliyim. Aramızın önceden pek de iyi olmadığını biliyorum ama mecbur olmasam sana bunu göndermezdim. Bir buçuk yıl kadar önce evlendiğimi biliyorsundur. Düğünümüzde olamasan da eşim Martha ile tanışmıştın. Kendisi ilk evlendiğimizde oldukça hayat dolu bir kadındı. Fakat son aylarda oldukça ürkek ve depresif birine dönüştü. Eve geldiğinde neredeyse konuşmuyor ve sadece yemeğini yiyip çalışma odasına çekiliyordu. Önceden çok işi olduğunu ve eve iş getirdiğini düşünüyordum ama iki hafta önce bu durumu garipleştiren bir olay oldu.
O gün işten eve geç dönmüştüm. Eşim salonda değildi ve onun da bir şey yemediğini düşünüp biraz atıştırmalık hazırlayıp çalışma odasına gittim. Tam içeri girecektim ki onun biriyle konuştuğunu fark ettim. Kapıya yaslandım ve dinlemeye başladım. Telefonda konuşuyordu ve birine yalvarıyordu. Telefon bir süre sonra kapandı ve Martha hıçkırarak ağlamaya başladı. Eşim çok dindar bir insan değildir ama o anda sanki dua ediyor gibi görünüyordu. Söylediklerinden sadece bir iki cümle seçebildim. Onlar da sanırım İncil’den bazı hikayelerde geçen cümlelerdi. Tam hatırlamıyorum. Bu olaydan sonra Martha her geçen gün daha da paranoyaklaştı. Geceleri kabuslarla çığlık çığlığa uyanıyor ve her an birisi onu izliyormuş gibi davranıyordu.
Ama asıl olay bu değil. Üç gün önce gece yine Martha’nın çığlık attığını duydum ve ertesi sabah olduğunda o gitmişti. Bir yerde boğuşma izi yoktu ama en sevdiği saatini kırık bir şekilde yerde buldum. Mutfak masasının üzerindeyse bir mektup vardı. Zarfın içinde şu yazıyordu:
‘Üzgünüm Henry. Gitmek zorundaydım. Sadece şunu bil: Birmingham’dayım. Seni seviyorum.’
Onun kendi isteğiyle gitmediğini düşünüyorum. Umuyorum ki Bay Holmes ve sen bana yardım edebilirsiniz, Watson. Cevabınızı bekliyor olacağım.
Henry Thomson”Bunun sonunda bu kasvetli dönemden çıkma fırsatı olacağını düşünerek dostumu çağırdım. Önce isteksizce yerinden kalktı fakat konunun yeni bir vaka olduğunu duyunca adımlarını hızlandırdı.
"Eski bir arkadaşım. Karısını bulmamızı rica ediyor."
Sherlock önümde açık olan maili okudu ve sadece şunu söyledi:
"Hazırlan. Birmingham'a gidiyoruz."
***
"Planın ne?" dedim, trenden inerken. Vaka için heyecanlı görünen Sherlock'a sordum:
"Kadınla ilgili elimizde veri mi var?"
"Evsiz ağımdan aldığım duyuma göre Bayan Thomson, bir tarikata hizmet ediyor. Fotoğraflarının birinde elbisesinin kenarından görünen, omzunun aşağısında başlayan ve çizgiye benzeyen yara izleri vardı. Yani mazoşist de olabilir tabii ama öyle olsaydı kocası fark ederdi. Tarikat, Opus Dei'nin bir taklidi gibi sanki. Benziyor ama tam olarak aynı değil. Evsiz ağımın söylemine göre Birmingham'da hala aktif bir topluluk var. Ama ana yerlerinin bura olduğunu zannetmiyorum. Sanki bir ritüeli gerçekleştirecekler gibi görünüyor."
Şaşırarak sordum:
"Peki biz ne yapacağız?"
"Yerlerinin bulunmasını bekleyeceğiz. Zaten evden çıkmak istediğini düşünmeye başlamıştım. Değişiklik istemiyor muydun?"
Hi hi hiii!
Yani şöyle ki yaz olsa bile yazmakta zorlanıyorum çünkü içimden çok gelmiyor. Bölümlerimin sıklığını bilemem ama sanki bu vakayı ayrı sevdim. Bundan sonra bir vaka daha olacak ve bu üçlü 5. sezon yerine geçecek (en azından benim 5. sezonum). Yarın (29 Haziran) benim Sherlock'u ilk izlememin 1. yılı olacak... Bunun anısına bir fotoğraf bırakayım:
(28.06.2024, L)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
•NEW CASE• |°JOHNLOCK°
Fanfiction"Seni öldüreceğim! " "Hadi ama John, beni öldürmek iki yıl öncenin modası..." Dostum Toplock haberin olsun başka ihtimal düşünülemez zaten aq.