2.BÖLÜM

155 43 10
                                    

2 saat çalışmanın ardından yoruldugumuz için bırakmıştık.
Hep beraber yukarıya çıkmış kendimize birşeyler sipariş vermiştik.Ben sabah kahvaltı yapamadığım ve direkt çalışmaya başladığımız için kahvaltılık söylemiştim,gökçede kahvaltılık söylemişti.Ahmet,arda ve ipek içecek söylemişlerdi.Doruk elinde kahvaltılıklarla geldiğinde sevinçle gülümsedim,doruk önümüze kahvaltı tabaklarını koyup ''afiyet olsun kızlar''dediginde gökçeyle beraber teşekkür etmiştik ben tabağımı önüme çekip yemeye başladım.''bizim içecekler nerede kaldı'' ardanın şikayet eden sözleriyle doruk hemen getireceğini söyleyip gitmişti kısa süre sonra içeceklerde geldiginde ahmet ve ipeğin tatlı atışmalarıyla birlikte arada da gülerek kahvaltımı yapmıştım.Karnımın doymasıyla rahatça arkama yaslanıp gözlerimi kapatıcakken telefonumun sesiyle saldalyede dikleşip çantamdan telefonu aramaya başlamıştım telefonu elime alıp kim olduguna baktım ve  sıkıntıyla bir of çektigimde çocuklara dönüp''ben birazdan gelirim''deyip masadan kalktım.
Aşağı inen merdivenlerden inip çalıştıgımız odaya gidip telefonu açtım.

''efendim emre''dedim rahatsız oldugumu belli ederek.

''sabah kahvaltıda yoktun''

''evet işim vardı bende evden erken çıktım''

''ne işin vardı sabah sabah asel''

''bana hesap sormak içinmi aradın eğer öyleyse kapatıyorum''deyip sinirle telefonu kapadım,o kim oluyordu da bana hesap sorabiliyordu kapıyı açıp çıkacakken tekrar telefonum çaldı, kendimi sakin olmaya zorlayarak açtım telefonu.

''hesap sormak için aramamıştım asel merak ettiğim için sordum''

''tamam ne için aradın''

''seni özledim nerdeyse bir haftadır görüşmüyoruz birazdan yemek yemek için şirketten çıkacağım bana eşlik edermisin?''

''ben yemeğimi yedim ayrıca işim daha bitmedi yani sana eşlik edemem'

''yarın pazar ve benim şirkette işim yok yarın bütün günü bize ayırdım  birlikte birşeyler yapalım''

''emre bak-'' emre istemediğimi anlayarak sözümü kesti

''itiraz istemiyorum asel yarın seni kahvaltı için almaya gelirim'' birşey dememe fırsat vermeden telefonu kapamıştı yarın ben bütün gün onunla ne yapacaktım,1 saat bile bana fazla gelirken odadan çıkıp merdivenlere ilerledim,masaya geldigimde bütün gözler üzerime toplanmıştı.

ahmet''neye canın sıkılmış senin'' ahmete cevap vermeden gökçe araya girmişti ''kimle konuştun rahatsızmı ediyorlar yoksa seni'' arda da konuşmama fırsat vermeden ''kim seni rahatsız ediyor söyle halledelim'' ardanın dediğine tebessüm ederek ''iki dakikada neler uydurdunuz yok öyle birşey rahatsız falan etmiyo kimse beni''  ''niye canın sıkılmış ozaman'' ahmete dönüp ''ay sorguyamı çekiyorsunuz hepiniz birden arkadaşımdı bir konu için tartışmıştık yarında buluşup barışmak istiyormuş'' ahmete cevap verdikten sonra yanımıza doruk gelmişti  ''saatınız yaklaştı müzik aletlerini ayarlamaya başlayın'' masadan kalktık ve şarkı söyleyeceğimiz yere ilerledik ahmet ve arda gitarları,ipek hoparlöre bende mikrofona ses denemesi yapıyordum,herşeyi ayarlamıştık cafede yavaş yavaş dolmaya başlamıştı.

Bizi beğenen ve tekrar dinlemek isteyenler,günümüzü ve saatimizi bilenler başlamadan önce cafeyi dolduruyorlardı herkes yerine geçip söylemeye başlamıştı aynı çalıştığımız gibi herşeyi eksiksiz ve iyi söylemiştik değiştirdiğimiz tek şarkı Jessie J, - Bang Bang ft. Ariana Grande, Nicki Minaj söylediği şarkıydı onu hareketli söylemek yerine slow şekilde söylemiştik bitiş şarkısınıda söylediğimde alkışlamaya başlamışlardı, bu iyi hissettiriyordu şarkı söylemek,şarkı söylerken hiçbirşey düşünmeyip sadece şarkıyı hissederek söylemeyi seviyordum.Çalıştığımız odaya girdigimiz de ahmet ve arda da ellerinde gitarlarıyla birlikte içeri girmişlerdi.  ''bugün daha kalabalıktı sanki''  ''evet öyleydi''  biz hazırlanıp eşyalarımızı toparlarken kapı iki kez tıklatılmıştı,ardından doruk yanında bir adamla içeri girmişti.  ''arkadaşlar bu hakan bey sizinle konuşmak istediği bir konu var''  soru dolu bakışlarla adama bakarken arda adama bakıp  ''sizi dinliyoruz''  adam bakışlarını hepimizin üstünde gezdirip baktıktan sonra bakışlarını ardaya çevirip konuşmaya başlamıştı.

''Sizi şarkı söylerken duydum ben klinik bar sorumlusu hakan yücel '' ahmet araya girip  "bizimle ne konuşacaksınız"  adam bu sefer ahmet'e bakıp  '' klinik barda şarkı söylemenizi istiyorum''  hepimiz şaşkınca birbirimize bakarken adam devam etti  ''haftada iki gün,şarkı en az üç tane söylemeniz gerek para konusunda sıkıntı yapmayın hakkınızı alacaksınız kabul ederseniz '' hakan bey lafını bitirdiginde arda boğazını temizleyip  ''teklifiniz için teşekkürler ama biz burada söylemeyi seviyoruz ve memnunuzda''      ''arkadaşlarında seninle aynı fikirdemi genç '' adam tekrar bize baktığında '' ismim arda ve evet aynı fikirdeler''  deyip oda bize bakmaya başladı aslında bu iyi olabilirdi orada daha çok insana söyliyecektik ve eminim oradakı müzik aletleri buradakıler gibi eski degildir.

Buraya ait olan aletlerle söyleyemedigimiz için arda ve ahmet kendilerininkini getiriyorlardı ''evet aynı fikirdeyiz'' ipek te onlara katılıp fikrini söylediğinde  gökçe ve ahmet de  ona katılmıştı hayır dersem onlara ihanet etmiş olurdum ama evet dersemde ayagımıza kadar gelen fırsatı tepmiş olurdum bu benim için belki iyi bir deneyim olabilirdi bakışlar bana döndügünde bakışlarmı hepsine çevirip bakmıştım,benden bir cevap bekliyorlardı bakışlarım dorukta kaldıgında kararsız oldugumu anlamış olmalı ki başını yere eymişti derin bir nefes alıp konuşmaya başlamıştım ben onlara cevaplarını söylerken tek umdugumsa pişman olmamaktı.

HAYALLERİMİN BEDELİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin