8. Bölüm: ölümcül bir yalnızlık

3.2K 460 234
                                    


⋆。˚ ❀ * ࿐ ࿔ ˚:⋆ ✧・゚

Hwang ailesi gittikten sonra Felix de hızlıca evine dönmüş, ağlaya ağlaya eşyalarını toparlamaya başlamıştı.

Hayır deme şansı yoktu, seçme lüksü yoktu, fikrini bile dillendiremezdi.

İçinde olduğu durum gittikçe kötüleşiyordu ve durdurmak için elinden hiçbir şey gelmiyordu.

Kıyafetlerinin yarısını ayırmıştı ki telefonunun çalma sesiyle kafasını dolaptan ayırdı.

Hyunjin arıyordu.

Gözyaşlarını hızlıca elinin tersiyle silip burnunu çekti, ardından telefonu açarak kulağına koydu.

"Efendim."

"Yarın gelecek misin Felix?" Demişti Hyunjin.

Sanki Felix'in başka şansı vardı.

"Geleceğim. Toparlanıyorum şimdi."

"Yanına özel ve önemli eşyalarını alman yeterli olur. Çok fazla yük etme kendine. Kıyafetlerinden bahsediyorum."

"Almamalı mıyım?"

"Sadece çok sevdiklerini alman yeterli olur. Birkaç gün içinde gardrobunu dolduracaklar."

"Anladım..." Derken Felix yeniden valizine dönmüş, gereksiz gördüğü kıyafetleri ayıklayıp dışarı atmaya başlamıştı.

"Odanı yarına hazır etmeye çalışacağım."

"Teşekkür ederim."

"İş yüzünden pek evde bulunamıyorum, bu yüzden endişelenme."

"Endişelenmiyorum."

"Anladım."

Bir süre sessizlikten sonra Hyunjin yeniden konuştu. "Akşam yemeklerinde evde olmaya çalışacağım."

"Önceden nerede yiyorsan yemeye devam edebilirsin. Mecbur ol-"

"Mecbur kaldığın için bu seçimi yaptığını biliyorum. Zorunda olduğumuz için nişanlandığımızı, zorunda olduğun için benimle evleneceğini biliyorum. Tekrar tekrar hatırlatmana gerek yok."

Felix derin bir nefes aldı, gözlerini yumdu. Akmak üzere olan birkaç damla göz yaşını zar zor gözlerinde tutmuştu.

"Peki."

"İyi geceler."

Telefon kapandıktan sonra Felix ağlamak için kısa bir ara verdi, ardından valizini toparlamaya devam etti.

𔓘

Hyunjin ise telefonu kapattığında yatağının üstüne fırlattı. Ardından yatak odasındaki koltuklarda oturan abisine ve kardeşine katılıp masadaki kadehlerden birisini alarak yanlarına oturdu.

"O kadar soğuk ki..." Dedi kadehinden bir yudum aldıktan sonra. "Ne yaparsam yapayım ısınmıyor, aksine daha da nefret ediyormuş gibi geliyor."

"Hani değildir de belki bir ihtimal olabilir diye söylüyorum abiciğim." Dedi Yeji. "Acaba geçmişte yediğin boklar yüzünden hayatının kaymasıyla bir alakası olabilir mi?"

Minho sinir olmuş bir şekilde güldü. "Geçmişte yaptıklarının üzerinden çok uzun zaman geçti. Öfkesinin tek sebebi bu değil."

"Aynen." Dedi Hyunjin. Kadehten bir yudum daha aldı. "Sabah babamın söylediğine göre Felix işinden de ayrılmış."

Minho biraz öne eğilip karşısındaki kardeşine baktı. "Hayat bir anda çığ gibi üzerine geliyor oğlanın. En azından artık yalnız kalmaması iyi olacak."

İnci Çiçeği | Hyunlix ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin