iki

62 22 0
                                    

2.BÖLÜM
Bir süre onu sadece izlemeye başladım, hiçbir şey demeden hiçbir şey düşünmeden, ne yaşamış olmalı ki Ailesinin onun zayıf noktası olacağı kadar?

Pek ilgimi çekmediğinden sormakda istemiyordum, kendi sorunlarım vardı ve onlarla nasıl baş edeceğimi bilmiyordum onun problemlerini dinleyemezdim.

Yine tüm ilgimi nehire vererek onu görmemezlikten gelmeye çalışacaktım.

Aslında yalnız olmak istiyordum, başka bir yerde değilde yalnız. Burada nehirde yalniz olmak istiyordum ağlayacak başka yer bulamadı mı?

İyiki ağlamıyordu artık onu duymamazlıktan gelebilirdim.Gözlerimi kapatarak yine gecenin içinde kayboluyordum, yalnızlığın içinde, korkunun içinde.

"İsmin ney?"etkileyici sesi yine tüm düşüncelerimden koparıp bu işkence eden gerçekliğe sürüklüyordu beni, ona kaşlarımı çatarak bakmaya başladım.

"Ateş" dedim sinirli olduğumu belli ederek o da bunu anlamış olacak ki bakışlarını benden çekerek yine nehire bakmaya başladı.

Bir yanım sinirliydi ama gerçeği söylemem gerekirse gerçekten ilgimi çekmişti gece yarısı burda olup korkmaması.
Yani onunla muhabbete girmem lazımdı burada neden olduğunu öğrenmek için.

Soğuk olmamaya özen göstererek "Ve seninki?" diye sordum.
"Derin" demişti sakin ve sessiz.

Uzatmamak için direk konuya girdim.
"Neden burdasın? Yani karanlık ve gece yarısı ormanda yalnız?"
Bana bakarak ne diyeceğini düşünüyordu sanırım, çünkü cevap vermesi gerçekten uzun sürmüştü.

"Neyden korkmalıyım?" dedi soğuk sesiyle. Bu kız kafamı karıştırıyordu,birkere soğuk sonra kırılgan ve sonrasındada sevecen oluyordu.
Bu sinirime gidiyordu ama sakin olmaya özen göstererek içimdeki canavarı çıkarmıyordum.

"Bilmem, kaçırılmandan tecavüz edilmenden ve belkide öldürülmenden?"

Sessizce gülmüştü ve bu yine ona tüm ilgimi vermeye yetmişti.

"Bunlardan neden korkayım ki? Hayat zaten benim en büyük korkumsa. Beni kaçırandan yada tecavüz edenden nasıl kendimi savunayım ki daha kendimi hayattan koruyamıyozken. Hayatta sadece ihanet ediliyorsun yaralanıyorsun aldatılıp yalnız bırakılıyorsun. Söyle bana o zaman neden ölümden ve kaçırılmaktan korkayım ki? Hayat beni zaten her gün parça parça öldürüyor ki ve ölüm sadece bir kere."

Son cümleyi söylediğinde küçük bir gülümseme yüzüne yerleştirip bana bakmaya başladı.

Dudaklarımdan bir cümle bile dökemiyordum. Söyledikleri beni gerçekten şaşırtmıştı, şok etmişti ve etkilemişti.

Her şeyi beklemiştim ama böyle bir cevabı asla beklemezdim.
"Ve sen?Sen neden burdasın?"diye sordu.

Ve tıpkı onun gibi bir anlığına düşünmem lazımdı.
Burada neden olduğumu söylemeli miydin?
Sonuçta hiç birdaha görmeyecektim.

"Burada hayattan saklanıyorum. Sadece bir kaç dakikalığına yada saatliğinede olsa. Sokaklar, geceler ve yalnızlık benim evim, burada yalnızım ve acılardan güvendeyim." dedim.

"Acılardan hiç güvende olamayacaksın. Hele ki hayattan saklanıyorsan, hayat sana çok yara açmıştır. Yeni yaralar açmasına izin vermesende eskileri seni günden güne öldürecek. Hayattan hiç bir zaman kaçamazsın Ateş."

Bu cümleleriyle yine tüm gerçekleri yüzüme vurduğunda yüzüne bakmayı kestim.
"Her neyse, gitmem lazım."dedim,buradan gitmek istiyordum.Ayağa kalktığımda o da kalktı.

Gözlerimiz buluştuğunda "Hoşcakal." dedikten sonra arabaya doğru yürümeye başladım. Arkamdan sessizce "Hoşcakal Ateş." dediğini duydum.

Arabayı çalıştırdıktan sonra onun tarafına baktım onu orada göremediğimde kafam karışmış bir durumda etrafa bakındım. Nereye gitmişti ki?

Arabayı sürerek tüm konuşanları ve onu unutmaya çalışıyordum. Yollarımız zaten ayrılmıştı o kendininkine bende benimkine gidicektim.

Diye düşünmüştüm ama görünüşe bakılırsa kaderin başka planları vardı.

DARKNESSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin