Ertesi gün akşamı artık Zeynep'in vereceği cevaba saatler kala Zeynep odasında oradan oraya dönüp duruyordu. Aklında binbir şüphe ve soru vardı. Oflayarak yatağa oturdu. Aslında Miraç'a ne kadar kızgın ve üzgün olsa da onu her şeyden çok seviyordu ama bunu kabullenmek istemiyordu. Onunla evlenmek istemiyordu ama onu bir daha göremeyecek olmak hatta bunu hayal bile etmek onu ölüme iterken gerçekten böyle bir şey olsa yaşayamazdı herhalde.
Son bir kez düşünüp kararını verdi, evet diyecekti ama ondan önce ona bir sınır koymak istiyordu. Evet onunla evlenecekti ama bu evlilik gerçek olmayacaktı, anlaşmalı bir evlilik gibi olacaktı. Hem zaten onun tek istediği Zeynep'i kendi yanında tutmak değil miydi?
Onaylarcasına başını salladı Zeynep. Bu fikir aklına yatmıştı. Hemen odasından çıkıp Miraç'ın odasına gitti. Kapıyı tıkladı derin bir nefes alıp. Saniyeler sonunda Miraç aklına gelenlerle gülümseyerek kapıyı açtı. Tam da onu görmek istediği an o ona gelmişti.
Zeynep hızlıca içeri girerken Miraç kapıyı kapattı. Ardından odadaki koltukta oturan Zeynep'in yanına oturdu.
"Cevap vermek için geldim. " dedi Zeynep. Miraç başını salladı cevap beklercesine. Zeynep derin bir nefes alıp ona dönerek devam etti.
"Ama ondan önce bir şartım var. "
Miraç şimdi hem korkuyor ve hem de merak ediyordu şartını.
"Bu evlilik gerçek olmayacak. Eğer bir gün seninle evlenmek istersem o zaman gerçekten bir evlilik yaparız. Ama şimdi böyle olacak. "
Miraç düşündü. Onu yeterince zorlamıştı ve daha fazla zorlamak istemiyordu. Onun yanında olsun onun için yeterdi. Ama yine de onun başka bir fikri vardı.
"Bu evlilik sahte değil anlaşmalı olacak. 3 ay evli kalacağız eğer 3 ay sonunda benimle gerçekten evlenmek istersen tekrar gerçek bir evlilik yapacağız ancak istemezsen ayrılacağız. Bundan ailelerimizin haberi olmayacak. Anlaştık mı?"
Evet dercesine başını salladı Zeynep. Bu fikir de onun için iyiydi. Hem 3 ay neydi ki?
Miraç başka bir şey yok sanarak arkasını dönmüştü ama Zeynep'in şartı daha bitmemişti. Arkası dönük Miraç'a son şartını söyledi.
"Ve benim iznim olmadan bana dokunamazsın, bana sahip olamazsın. Bir sınırın olucak. "
Miraç yutkundu. Tekrar ona döndü. Evet, bunu Zeynep'ten bekliyordu zaten. Yavaşça başını salladı. Zeynep'in artık bu odada işi bitmişti bu yüzden oturduğu yerden kalktı. Zaten kocasını bundan sonra sürekli görecekti.
Tam gidecekken Zeynep, Miraç konuşmaya başladı.
"Düğünümüz yarın olsun mu o zaman? "
Zeynep ona döndü.
"Ne bu acelen? Kaçmıyorum ya. " dedi gülerek. Miraç'ın bakışları onun gülüşünde takılı kalırken Zeynep'in gülüşü yavaşça soldu.
"Hem ben aileme ne diyeceğim acaba? Bir de buraya okumaya gelmiştim. Ne yazık! " dedi Zeynep sıkıntıyla.
"Ailene ben haber verir ben hallederim merak etme. " Dedi Miraç. Zeynep'in kendisi yüzünden üzülmesini istemiyordu.
"Sen misin onların çocuğu da sen onlarla konuşuyorsun? " Dedi Zeynep dalga geçerek. Miraç'ın canı sıkılsa da bir şey demedi.
"Ben halledicem dedim sana. "
Zeynep ardından odadan çıktı. Vay be, yarın evleniyordu hem de hiç bilmediği bir yerde.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UNUTULMAYANLAR
RomanceYıllar sonra eski ortaokul aşkıyla karşılaşan Zeynep'in hikayesini okumaya ne dersiniz? Yıllar sonra kendine yeni bir sevgili yapan Zeynep bir anda karşısında eskiden aşık olduğu ama bunu ona söyleyemediği ortaokul aşkını görür. Ama onun kolunda sar...