Ch-10

2K 92 36
                                    

"Kaçta bugün derslerin?"

Bu soru Asi'nin bugün duyduğu ilk şey olmuştu. Gerçi Hamur'un acıktığı için miyavlamaya çalışırken çıkardığı sesleri saymazsa ilk şey olurdu.

"Ha sen kararlısın, elimden tutup kuyruğum gibi beni takip edeceksin yani. Olmaman gereken dersleri dinleyeceksin falan. Eminim herkesi susturacak şey bu olur."

"Herkesi susturacak şey bu olmayacak, direkt ben olacağım zaten. Herkesin bu kadar konuşmasının sebebi de benim zaten başta. Düzeltmem gerekmiyor mu sence?"

"Ben de onu söylüyorum. Nasıl düzelteceğini düşünüyorsun. Açıkçası olayın içinde olmayan biri olsam ve sevgili olduğumuza ikna olmuş olsaydım senin benim derslerime ayrıcalığını kullanıp girmeni çok yanlış yorumlardım."

"Hmm. Nasıl yorumlardın mesela. Açmak ister misin biraz?" diyerek ona doğru bir adım attı. Asi de geriye bir adım attı istemsizce.

"Kulağa çok romantik gelmiyor mu sence de? Forumu yazan kişi kesin allayıp pullayıp başka bir şey yazar buna da. Başlığı da şey olur, 'okulun sahibi Alaz Soysalan burslu sevgilisinden kopamıyor bu yüzden onun derslerine de yanında giriyor, işletme okutmasına rağmen!' Nasıl? Belki birkaç kelimeyi değiştirir ama kafadan 10 paragraf yazı yazdı bile. Hatta birileri arkadan bizim gizlice fotoğrafımızı da çeker kesin. 20 tane de fotoğrafımız yayılır. Kesin susturur bu insanları! Çok iyi plan!"

"Off Asi konuştukları şey de sanki kötü bir şey. Sen birini mi aldatıyorsun? Ben birini mi aldatıyorum? Kasedimiz falan mı çıkmış? Birini mi öldürmüşsün? Ne konuşuyorlar sanki? Bırak konuşabildikleri kadar konuşsunlar, sonra zaten sıkılacaklar."

"Öyle değil işte. Bana dün ne kadar fazla insanın aynı anda nasıl baktığını görseydin şu an böyle söylemezdin zaten! Ne kadar rahatsız edici bilmiyorsun çünkü zengin ve erkeksin. Bugün gelirsen tabii ki senden korkup arkandan konuşamayacaklar ama bir sonraki gün benim arkamdan daha da fazla konuşacaklar. Sen de gövde gösterisi yapmış olup bana daha fazla zarar vereceksin!"

"Sana zarar vereceğimi mi düşünüyorsun?"

"Ben herkesin bana zarar vereceğini düşünüyorum. Her gün, her saniye! Elimde değil, üzgünüm."

"Gövde gösterisi yapmak gibi bir amacım yok Asi. Yanında olmak istemiştim sadece. Seni kimsesiz bellemesinler diye-"

"Bir daha bana kimsesiz dersen, o kelimeyi cümle içinde kullanırsan senin dilini kopartırım. Anladın mı beni?!" diye bağırarak kesti onu Asi.

"Öyle demek is-"

"İstedin veya istemedin! Beni ilgilendirmiyor! Benim her şeyim var tamam mı? Kimsesiz diyebileceğin son kişi bile değilim ben senin! O yüzden seni şu an uyarıyorum, bundan sonra kelimelerini iyi seçerek, tartarak konuş!"

"Tamam. Özür dilerim. Lafın gelişi öyle çıktı ağzımdan. Öyle düşündüğümden değil yani." Alaz toparlamaya çalışıyordu ama Asi'nin daha önce duymadığı ciddi, sakin ve sinirli ses tonu onu korkutmuştu, her şeyi en başa döndürdüğünü bile düşünmüştü bir an.

"İyi! Bundan sonra düşünmediğin şeyleri söylemezsin de, olur biter!"

Bir süre konuşmadılar birbirleriyle. Asi saçını taramak için tuvalete gitti. Döndüğünde yine konuşmadılar. Galiba en başa dönmüşlerdi. Konuşamama aşamasına. Fakat Asi bozdu bunu.

"Eğer benle gelmek istiyorsan 10 dakika içinde hazır ol!" dedikten sonra kendi odasına girdi. Alaz o odasına girdikten sonra alenen koşarak kendi odasına girip eline ilk gelen şeyleri giydi. Asi çıktığında onu tam olarak hazır bir şekilde bekliyordu.

And They Were Roommates - AsLaz Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin