"Gerçek güç, haritalarda ya da hazinelerde değil, insanın kendi içindeki cesarette ve kararlılıkta saklıdır. Kaderi değiştirenler, zorluklar karşısında geri adım atmayanlardır."Patlamanın ardından etraftaki ağaçlar yanmaya başlamıştı. Kaçacak yer neredeyse yoktu. Emir, Bilge'yi yerden kaldırarak hızla siper alacak bir yer aradı. Bilge'nin kafasında binlerce düşünce dönüyordu. Bu bir tuzaksa, Volkov nerede olabilirdi?
Bir süre sonra, kampın dışından gelen derin bir ses duyuldu. Bu ses, her şeyin sahibi olan kişinin sesiydi. "Bilge Barlas," diye yankılandı ses. "Nihayet karşılaşma vakti."
Bilge'nin tüm vücudu buz kesmişti. Bu ses Volkov'undu. Aniden önlerinde, karanlığın içinden çıkan silueti gördüler. Adamın yüzü sert, gözleri tehditkardı. Volkov, sonunda ortaya çıkmıştı.
"Ne istiyorsun?" diye sordu Bilge, elleri titrerken ama sesi güçlüydü.
Volkov, hafif bir gülümsemeyle yaklaştı. "Sadece haritayı istiyorum. Senin peşinde olduğum şey bu. Ama anladığım kadarıyla sadece bu değil... babanın bıraktığı diğer sırlar da ilgimi çekiyor."
Bilge'nin gözleri büyüdü. Babasının sırları mı? Harita sadece başlangıçtı ve şimdi Volkov, her şeyin gerisinde duran gerçeği ortaya çıkarmak üzereydi.
"Seninle bir anlaşma yapabiliriz, Bilge," diye devam etti Volkov. "Ya bana katılırsın ya da bu oyunda yalnız başına kaybolursun."
Bu sözler, Bilge'nin içinde derin bir öfke uyandırdı. Babasının ölümünden sorumlu olan adamla anlaşma yapacak değildi. Kalbindeki intikam ateşi hiç olmadığı kadar harlanmıştı.
"Sana asla katılmayacağım," dedi Bilge, gözleri Volkov'un gözlerine kilitlenmişti.
Volkov'un yüzündeki gülümseme genişledi. "O zaman bu senin son şansın olabilir, Bilge. Kararını ver. Ya birlikte güçleniriz, ya da..."
Tam o sırada Bilge, Emir'in gözlerine bir an için baktı. Hayatta kalmanın tek yolu, birlikte savaşmaktı.
"Asla," dedi Bilge. "Kendi yolumu kendim çizeceğim."
Volkov'un yüzündeki soğuk gülümseme Bilge'nin zihninde yankılanırken, etrafındaki ağaçlardan yükselen alevlerin sıcağını hissetmeye başladı. Orman, ateşin çatırdamasıyla bir savaş alanına dönüşmüştü. Emir, Bilge'nin omzuna hafifçe dokundu.
"Şu an onunla yüzleşmek doğru olmaz," dedi sakin ama kararlı bir sesle. "Daha güçlü bir plan yapmamız lazım."
Bilge'nin aklı Volkov'un söylediklerinde kaldı. Babasının daha ne sırları vardı? Haritanın ötesinde ne saklıydı? Ancak şimdi bu soruları düşünecek zamanı yoktu. Kaçmak için hareket etmeleri gerekiyordu.
"Şu tepenin ardında eski bir mağara var," dedi Emir, gözlerini alevlerden kaçırarak. "Orada saklanabiliriz. Volkov'un adamları burayı kuşatmadan gitmeliyiz."
Bilge kafasını salladı. Volkov ile hesaplaşma zamanı gelecekti, ama şimdi hayatta kalmak için bir adım geri çekilmeleri gerekiyordu. Emir'in işaret ettiği yöne doğru koşmaya başladılar. Ağaçların arasında hızla ilerlerken arkalarında yükselen patlama ve silah sesleri kalplerini sıkıştırıyordu.
Kıvrımlı bir patikayı geçip tepenin ardındaki mağaraya ulaştıklarında nefes nefese kalmışlardı. Bilge sırtını mağara duvarına yaslayarak hızla nefes alıp verirken, kafasındaki düşünceler bir fırtına gibi esiyordu. Babasının mirası, haritanın gizemi ve Volkov'un tehdidi bir araya geldiğinde ortaya çıkan bu karmaşa, onu her geçen saniye daha fazla içine çekiyordu.
"Sence burada ne kadar güvendeyiz?" diye sordu Bilge, Emir'e bakarak.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Saklı Harita
FantasyBu kitap güçlü bir kadın karakter olan Bilge Barlas'ın, babasının ölümünün ardında bıraktığı sırları çözmeye çalışırken antik bir haritanın peşinde yaşadığı tehlikeli ve heyecan dolu macerayı anlatıyor. Bilge, bir yandan geçmişin izlerini sürerken...