pt.2

144 23 11
                                    

-03.12.2024-

Kasvetli havadaki mavilik yüzüme vurmasıyla gözlerimi açtım. Bir süre kendime gelmek için tavana baktım. Başımın ağrısı geçmişti. Umarım baş ağrım daha da olmaz. Yatağımdan kalkarak penceremden dışarıya baktım. Kar taneleri çiseliyordu. Hava güzeldi. Seviyordum bu havayı ama içimde garip bir his vardı. Sanırım akşama Jungkook olacağı içindi. BİR DAKİKA. JUNGKOOK GELECEKTİ. Hızlı bir şekilde yatağımı toplayıp elimi yüzümü yıkadım. İşlerimi hallettikten sonra aşağıya indim. Mutfağa baktığımda Jin hyung kahvaltı hazırlıyordu. Yanağından öptüm.

''Günaydın hyung!'' dedim gülümseyerek. Heyecanlanmıştım. ''Günaydın miniğim. Sabah sabah ne bu sevinç?'' dedi sırıtarak. ''Hyung bugün kardeşinin doğum günü olduğu için olabilir mi? Bilirsin doğum günlerini severim.'' İnanmayarak bakıp ''Biliyorum da bence bu kadar sevinmen akşama Jungkook'un gelmesi.'' ''Yani evet onun da biraz etkisi var.'' dedim gözlerimi kısarak. Gülerek saçımı okşadı. Kahvaltı hazırlamasına yardım ettim. Her şey hazır olduğunda Taehyung'un uyanmadığını farkettim. ''Hyung Tae nerde?'' ''Kahvaltısını erken yaptı. Hazırlıkları yapsın diye kafeye gönderdim.'' O kadar hazırlığı nasıl tek başına yapacaktı? Sandalyeye oturdum. ''Hyung o kadar hazırlığı tek başına nasıl yapsın?'' ''Tek başına yapmayacak miniğim. Kafemde ki garsonlardan biri izinli olmak yerine yardım etmeyi seçti. Birlikte yapacaklar.'' ''Haa anladım hyung.'' dedim ve kahvaltıya gömüldüm. 

Mutfağı topladıktan sonra birlikte oturma odasına geçtik. ''Şimdi civcivim senin görevin Taemini oyalamak olacak. Yaklaşık bir saat sonra burda olur. Siz dışarıya çıktıktan sonra bende kafeye uğrayacağım. Pastayı yapacağım. Senin için uygun mu diye sormayacağım. Çünkü yapmak zorundasın.'' dedi sevimli gülümsemesiyle. ''İtiraz etmeyecektim zaten hyung.'' dedim gülümseyerek. ''O zaman sen hazırlan bakalım bende sevgilimi arayayım.'' Başımı onaylayarak kalktım ve odama geçtim. Tae ve Jin nişanlanınca taşınacaktım. Belli bir süre sonra illa ki benden rahatsız olacaklardı. 

Kısa bir duş aldım ve anında saçlarımı kuruttum. Takıntılığım vardı. Her gün duş almasam kendimi kirli gibi hissediyordum. Dolabımdan giyeceklerimi çıkardım. Bol bebek mavisi bir pantolon üstüne ise beyaz saten gömlek giydim. Saçlarıma bukle tarzında şekil verdim ve çok az bir makyaj yaptım. Hazırdım. Heyecanım hala daha geçmemişti. Belki de cesaretlenip Jungkook'a açılabilirdim. O da beni sevdiğini söyleyip kaslı kollarına yapışırdım. Ah! Ne diyorum ben. Kafamı sallayıp kendime geldim ve aşağıya indim. Taemin gelmişti. Erken gelmişti.

''Hoşgeldin Taemin!'' diye bağırdım ve sarıldım. ''Hoşbuldum Minmin.'' dedi. Koltuklara oturduk. ''Jin hyung bugün senle beni bir yere postalayacak.'' ''Ah, evet. Bende nereye gideceğimizi bilmiyorum.'' dedim. Sohbet ederken Jin hyung yanımıza geldi.  Elinde flash bellek vardı. ''Kuzularım benim bugün pek vaktim yok ve sizden bir şey rica edeceğim. Flash bellekteki fotoğrafları çıkartacaksınız.'' Taemin'e flash belleği alıp ''Hyung bunu başından savmak için mi yapıyorsun ve neden fotoğrafları çıkartacağız?'' dedi. ''Lafımı ikiletme ne dediysem o Taemin. Abinin sözünü dinle.'' dedi sırıtarak Jin hyung. Güldüm ve olduğum yerden doğruldum. ''E o zaman çıkartalım bakalım. Hadi Taemin.'' kolunu çekiştirdim. Jin hyung'a birer öpücük verip ten rengi kabanımı giyip, siyah atkımı ve siyah beremi takıp botlarımı giydim. 

Dışarı çıktığımızda hava buz kesiyordu. Jin hyung'un planı yerine evde oturup takılamaz mıydık? ''Kimin arabasıyla gidiyoruz?'' dedi Taemin. ''Benim bebeğimle gidelim.'' deyip göz kırptım.

-

''Bunlar bitmiyor ya Jimin. Sıkıldım ben.'' 

Fotoğrafçıya gelmiştik ve yaklaşık 2 saattir fotoğrafları çıkartıyorduk. İlk yarım saat oradaki çalışan çıkarmaya başlamıştı ki fazla olduğunu görünce bize kitlemişti. Fotoğrafların tümü Jin hyung ve Taehyung vardı. Anlaşılan Jin hyung Taehyung içinde sürpriz yapacaktı. 

HeatherHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin