Yazar Notu
"Ben ismim değilim. Benim ismim giydiğim bir şey, bir tişört gibi. Zamanla yıpranır. Bana küçük gelir, değiştiririm."
-Jerry Spinelli, Stargirl.
Benim Notum
Merhaba, ikinci sınavlarım da bitti ve bir bölüm daha geldi sonunda! Hazırsanız başlıyoruz.
Bölüm 16: Lakap
"Onun adı Bill."
Bu tamamen doğru değildi, tabii ki. Adı William'dı, ancak sadece kağıt üzerinde; ne kendisi ne de kocasında onu tam adıyla çağırabilecek yürek yoktu, kendi lanetlenmiş çocuklarıyla paylaştığı isimle.
Liam'ı tam adıyla çağırıyorlardı, ilk başlarda, ta ki çocuğun bunu sesli söylemeye yönelik ilk denemeleri lakabını oluşturana dek. Bu çocukta, onu Bill'den başka şekilde çağırmaya çabalamamışlardı. Onun da işine gelirdi: o çok küçüktü, ve bu kadar uzun ve ciddi bir isim uygun hissettirmiyordu. Lakabının kulağa hoş gelen bir yanı vardı, kocası öyle demişti, ve o da katılıyordu.
Bill Cipher.
"Çok şirin," demişti arkadaşlarından birisi, ve bu doğruydu: bebek gerçekten ilgiye bayılıyordu, kendisine bakan herkese tekmeler savurup el çırpıp uzanmaya çalışıyordu. Melpomene bunun şiimdiye dek istediği her şey olduğunu düşündü, yetişkin olana kadar büyüteceği mutlu ve sağlıklı bir çocuk.
"Yetiştireceğiniz şey sadece bir çocuk değil," demişti Kurul Başkanı kocasına, sesi ciddiydi, kendisi ise kucağındaki yumak dışında başka bir şeye odaklanamıyordu. "İkizkenar'lara doğmuş bir Eşkenar- ki demektir ki, bir sürü kişinin umudu. Onu düzgün yetiştirin ki, aşağılıklar kendi türleri için de umut olduğunu bilsinler, eğer kendilerini düzeltmeye devam ederlerse."
Bu hoş sözler bir yerlerde bir annenin ondan vazgeçmiş olması gerektiği gerçeğini zar zor saklıyordu, ancak Melpomene onun durumuna üzülemezdi. Kendisi de sefaleti tatmıştı, Liam doğduğunda ve neredeyse kesinlikle onun sonunun felaket olacağını biliyorken, kendisinin de karşılığında bir şeyler hak etmesi gerektiğini hissediyordu. Bu umudu hak ediyordu. Ve ayrıca, diye mantık yürüttü, o onlar olmadan daha iyiydi.
İkizkenar sınıfı ona hiçbir şey veremezdi, ve Bill Cipher daha iyisini hak ediyordu.
---
Ona William demişlerdi.
İkisi de ona gerçekten William demiyordu: hep Bill'di, veya anneleri çok şefkatli hissettiği zamanlarda Billy. Ancak Liam aptal değildi, ve tabii ki Bill'in William'ın kısaltması olduğunu biliyordu. Küçücük çocuklar bile bunu biliyordu.
Ona kendi adını vermişlerdi, ve bu sadece kendisinden çoktan vazgeçtikleri anlamına gelebilirdi. Bu yeni William her açıdan kendisinin yerine geçiyordu, ve bazen Liam ondan nefret edebilmeyi diliyordu, ama o kendisini güldürüyordu ve Liam ona karşı küçük bir hoşlanmamazlık bile hissedemiyordu. Bill tabutuna ve en parlak umutlarına ve aradaki diğer her şeye çakılan son çiviydi.
Belki kimsenin tam adını kullanmaması biraz yardım ediyordu- onu yedek yerine biraz daha kardeş gibi görmesini sağlıyordu.
"Bill," diyordu Liam yavaşça. "Adını söyleyebilir misin?"
"Leeah!"
"Yo, yo, benimki değil! Senin adın Bill. Söyleyebilir misin? Bill."
"Bee!" [çevirmen notu: bee=arı]

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Düz Zihinler (Flat Minds) Bill Cipher Hikayesi
Fanfiction''Düz Hayaller'in parçası olması gereken, ancak pek çok gıcık edici derecede mantıklı sebepten yapılamamış kırıntıların bir koleksiyonu.''