3

15 4 1
                                    

Selamm bölümü baya uykuluyken yazdım sonradan hafif bir düzenleme yaparım belki
1 haftayı geçti diye atıyorum artık hadi bakalımm
___

(Yoongi)

Hoseok bir sağa bir sola yürüyordu. Elindeki telefonu sımsıkı tutmuştu, yüzündeki gerginlik her halinden belliydi.

"Yoongi, defalarca aradım ama açmıyor," dedi, sesi endişeliydi.

"Belki sınava geç kalmıştır. Sakin ol," diye teselli etmeye çalıştım. Ama Hoseok sinirle başını salladı.

"Ah, siktir. Eğer bu sınava girmezse başı belaya girecek."

Sözleri beni de huzursuz etti. Taehyung'un böyle bir şeyi neden yapacağını anlayamıyordum.

"Sen sınava gir," dedim ona. "Ben Taehyung’un çalıştığı kafeye giderim. Belki Bogum bir şey biliyordur."

Hoseok zoraki bir şekilde başını salladı. "Tamam. Görüşürüz," dedi ve sınav salonuna doğru yöneldi.

Kafeye vardığımda kapının kilitli olduğunu gördüm ve kötü bir hisse kapıldım.

"Taehyung, neredesin be?" diye mırıldandım
Ve tae'nin numarasını aradım.

---

(Jungkook)

Hastanedeydik. Yanımda Bogum vardı ve Jimin’i çağırmak için aramıştım. Ama ne hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Taehyung’un yanına oturdum ve yavaşça koluna dokundum.

Serum bağlıydı, gözleri kapalıydı, solgun görünüyordu. Bu hâlini görmek garip hissettirmişti.

Bogum omzuma dokundu. "İyi misin? Nasıl hissediyorsun?" diye sordu.

"Ne düşünmeliyim, bilmiyorum," diye yanıtladım.

O sırada Jimin geldi. Yüzünde endişe vardı. Taehyung baygınken Onu arayıp her şeyi anlatmıştım yani herşeyden haberdardı. Yavaşça Taehyung’a baktı ve derin bir nefes aldı.

"Ah, kötü olmuş," dedi.

Sonra Bogum konuşmaya başladı. "Onun dinlenmesi lazım. Taehyung’un hastanede olduğunu haber vermek için telefonundan
En son arayan kişiye baktım. O da Yoongi diye biriydi. Onu geri aradım ama açmadı," dedi.

Jimin Bogum'a baktı. "Telefon nerede?" dedi.

Bogum telefonu gösterdi ve Jimin'in telefonu alıp WhatsApp'a girdiğini gördüm. "Baygınken birinin telefonumu karıştırmasını istemezdim," dedim.

"Adam baygın, birinin haberi olsun diye yapıyorum," dedi Jimin. Sonraysa telefona bakarken yüz ifadesi değişti.

"Siktir," dedi. "Taehyung'un arkadaşlarını tanıyorum ben," dedi ve telefondan bir fotoğraf
Gösterdi.
Fotoğraf Jimin'inde derse girdiği yerdeydi
"Aynı derse giriyoruz,tanıyorum onları." dedi.

İkimiz de şaşkın bir ifadeyle Jimin’e baktık
"Dünya gerçekten küçük olmalı" dedi bogum .
Tam o sırada Taehyung gözlerini açtı ve bütün odağımı Taehyung'a yönlendirdim.

"Sakin ol," dedim, onun gözlerine bakarak. Hâlâ çok şaşkındım. Ne yapmam gerektiğini bilemiyordum. Bir süre bana baktı ve beni inceledi.

"Çok değişmişsin," diye fısıldadı.
O sırada Jimin telefonu bana verdi ve ben de numaramı kaydedip Taehyung’a verdim.

"İyi olunca ara," dedim. O ise bir şey demedi. "Arkadaşım, Arkadaşlarını üniden tanıyormuş. Bizde Arkadaşın Yoongi’yi aramıştık, şimdi tekrar arayacaktık, sen uyandın," dedim.

Chi KuHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin