TW: tecavuz, şiddetEğer bu tarz içeriklere karşı hassasiyetiniz varsa lütfen okumayın. Niyetim asla bu kadar iğrenç bir şeyi romantize etmek değil.
Ve sizden isteğim lütfen ama lütfen eğer biri size izniniz dışında yaklaştıysa ya da yaklaşıyorsa bunu bir büyüğünüzle ve polisle paylaşın. Hepinizi çok seviyorum 💖-ˋˏ ༻❁༺ ˎˊ-
Jouno yastığını kucağına almış yatağında öylece pinekliyordu. Birazdan uyuyacaktı, o yüzden lambasının ışığını henüz kapatmamıştı. Lucy'yi iyi geceler demek için aramış, Michizō'yu da uyumadan önce kontrol etmeyi ihmal etmemişti. Son zamanlarda sinirini ve tüm hıncını çok fazla kızıl saçlı çocuktan çıkardığından, kendini birazcık kötü hissetmişti. Ama sorun değildi, Michizō zaten alışıktı.
Lucy ile yüz yüze bir buçuk ayda altı defa buluşmuştu. Sabahki buluşmalarıyla birlikte tamı tamına altı. Ayrıca...sabahki buluşmalarından itibaren artık sevgili sayılırlardı.
Sonuçta...
Öpüşmüşlerdi.
Bedeni, genç kızdan çok daha fazlasını istiyordu. Ama bunun için, minik Lucy'sinin önümüzdeki ay on sekizine girmesini bekleyebilirdi.
Çünkü...en nihayetinde o Michizō değildi.
En sonunda uyku gözlerine vurunca, ışığı kapatıp uyumaya karar verdi. Yatağın hemen yanındaki komodine ulaştı, ışığı kapattı.
Yorganı biraz daha kendine çekti ve uzandı. Hava baya bir soğuktu. Uykunun tüm bedenini sarmasını ve birkaç saat olsa da bu gerçeklikten uzaklaşabilmeyi bekledi.
Kapının hafifçe açıldığını duydu önce. Bu saatte kim gelirdi ki odasına? Michizō çoktan uyuyordu. Geriye de zaten bir isim kalıyordu.
Jouno huzursuzca yatakta kıpırdandı. Yayvan ama sert bir yürüme sesi duydu. Parkenin her gıcırdamasıyla biraz daha yaklaşmaması için dua etti.
Yatakta başka birinin daha ağırlığını hissetti, yanına uzanmıştı. Vücudunu arkadan tamamen ona bastırırken bir kolunu gövdesine doğru sarmış, boynunu öpüyordu. Yine sertçe, acıtarak.
" Tecchou."
" Uyumadığını biliyordum."
" Çekil şurdan, uyuyacağım."
" Çok özledim."
" Özlemeye devam et o zaman." Jouno tüm gücüyle Tecchou'yu itti.
" Naz yapma işte. Sen de özlemedin mi?"
Arlanmadan parmaklarını Jouno'nun eşofmanının lastikli bel kısmında gezdirdi ellerini, ardından da yavaşça kalçalarında.
" Sonra, tamam mı? Git şimdi."
Tecchou tek bir hamleyle Jouno'nun üzerine çıktı. Nefesi her Jouno'nun yüzüne çarptığında Jouno biraz daha irkildi.
" İstediğimi almadan gideceğimi mi sanıyorsun?"
" Evet. Git lütfen. Sonra söz veriyorum ben geleceğim yanına. Uykum var."
Tecchou bir anda hâlâ Jouno'nun üzerindeyken oturur pozisyona geldi. Zifiri karanlıkta beyaz saçlı onu göremiyordu ama keskin bakışlarını üzerinde hissedebiliyordu.
" Şimdi anlıyorum."
" Neyi anlı-!"
Jouno daha cümlesini tamamlayamadan; çenesine bir yumruk indirdi, sevdiği adam.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝗌𝗈𝗎𝗍𝗁𝗌𝗂𝖽𝖾 𝗁𝖾𝖾𝗅𝗌
Fanfictioni should be fine, but it's all to much *bsd alternatif evren