pt.19

78 17 1
                                    

Jungkook ve Heather, Jiminlerin olduğu masaya oturunca derin bir sessizlik olmuştu. Taehyung ve Jin Jimin'e bakarken Taemin Jimin'in elini sıkıyordu. Jimin yutkunarak boğazındaki yumruğu geçirdi. Önüne bakıyordu. O da şaşırmıştı. Nefes alıp verişlerini kimseye belli etmeden düzenlemeye çalışıyordu. İçinde ki ağlama isteğini bastırarak dışarıya çıkmak isteyen göz yaşlarına engel oldu. İçinde ki acı canını yakıyordu. Dışa yansıtmamak için kendini düzeltti ve Taehyung ile Jin'e baktı. İkiliye gülümsedi. Jungkook ve Heather'a bakmıyordu. Jungkook sessiz ortamı bozmaya karar verdi.

''Jimin seninle tanıştıramadım. Buraya geldiğimizde yoktun.''Jungkook Jimin'e dönerek konuştuğunda Jimin aşık olduğu gözlere baktı. Jungkook Heather'ın elini tuttu. ''Sevgilim Heather.'' Jimin içindeki acı yüreğini parçalarken zoraki gülümsedi. Kız şaşkınlıkla Jimin'e baktı. ''Sarışın?'' Jimin Heather'ın dediğiyle affalamıştı. Tek Jungkook'un söylediği lakabı sevgilisinin bilmesine şaşırmıştı. Diğer üçlü de şaşırırken Jungkook kıkırdamıştı. ''Jungkook senden çok bahsetti. Memnun oldum Jimin.'' Heather elini uzattığında Jimin eline baktı. Tutup tutmamak arasında kaldı. Tutmazsa ayıp olacağını düşündü. Eline karşılık sıkıp gülümsedi. Jungkook sevgilisisin omzuna koluna koyup kendine yaklaştırdı. ''Jungkook bahsettiğin gibi güzelmiş.'' Dedi Heather. Taemin Heather'ın dediğiyle tiksintiyle bakarken Taehyung ve Jin Jimin'in hareketlerine bakıyorlardı. Jungkook Heather'ın dediğine gülümseyip Jimin'e baktı. ''Senden bahsettim.'' Jimin şaşkın ifadesini acı gülümsemesiyle bozdu. ''Yaptığımız tatlıyı birlikte yedik. Biliyor musun sarışın senin sayende barıştık. O gün kavga etmiştik.'' ''Şu an iyiyseniz ne mutlu bana.'' Jimin bu dediğine sesinin titremesine dikkat ederek konuştu. Jin ve Taehyung şaşkınca Jimin'e bakıyorlardı. Nasıl bu kadar rahat diye düşünmeden edemediler. ''Bu yüzden sana teşekkür ederim Jimin.'' Heather konuştuğunda gülümsedi ve ayağa kalktı. ''Ben bir lavaboya gideyim.'' Deyip yanlarından ayrıldı

Kapıyı kapatır kapatmaz durmak bilmeden gözyaşlarını firar etti. Hıçkırıklarını açığa verirken eliyle ağzını sıktı. Yere yığıldı. Bilmeden Jungkook ve Heather'ı barıştırmıştı. Birlikte yaptığı tatlıyı sevgilisi ile barışmak için yapmıştı. Bu düşünceyle daha da ağladı. Düşünceleri ile boğuşurken ağlaması daha da şiddetleniyordu.

Kapıyı açıp girdiğinde Jungkook şaşkınlıkla Jimin'e bakıyordu. Jimin'in ağladığını görünce yanına eğilip Jimin'i sarstı. Jimin kim geldiğine bakmadan ağlamaya devam ediyordu. Ta ki tanıdık bir kokuyu içine çekene kadar. Kızarık ve yanakları yaşlarla boğuk olan yüzünü Jungkook'un gözleriyle birleştirdi. Jungkook'un gözlerinde ki endişeyi görmüştü. ''İyi misin Jimin? Ne oldu?'' Jimin hiçbir şey olmamış gibi Jungkook'tan uzaklaşarak ayağa kalktı. Elini yüzünü yıkayıp aynadan kendisine baktı. ''Jimin neden böylesin? Ne oldu sana?'' Jungkook'u her ne kadar cevapsız bırakmak istese de peşini bırakmayacağını biliyordu. ''İyiyim Jungkook. Ayağımı çarpıp yere düştüm.'' Jungkook ani hareketle Jimin'in kollarını tuttu. ''Neren acıyor? Bakayım.'' Jimin Jungkook'un bu hareketine sevinmişti ama bir yandan da rahatsız olmuştu. Sevgilisi olan aşık olduğu çocuğun bu hareketine sevinmemeliydi. Jungkook'un kollarından uzaklaşarak duvara daha da yakınlaştı. ''İyiyim Jungkook. Bunu bizimkilere söylemezsen sevinirim.'' Jungkook Jimin'in kendisinden uzaklaştığını görünce bir gariplik sezdi. Kaşlarını kaldırdı. ''Jimin neden böyle garip davranıyorsun?'' Jimin gözlerini kaçırdı. Diyemezdi ya senden kaçıyorum Jungkook diye. ''Garip davranmıyorum.'' Jungkook bir adım daha attığında Jimin geriye doğru adımladı. ''Benden kaçıyormuş gibi hissediyorum.'' Jimin bir adım daha attığında duvar ve Jungkook'un arasında kalmıştı. Aralarında ki mesafe git gide yakınlaşıyordu. ''S-Senden kaçmıyorum Kook.'' Jimin gözlerini Jungkook'un gözleriyle birleştirdi. Jungkook sinirli gibiydi. Jimin'in kendisinden kaçmasını istemiyordu. ''Sevgili mi yaptın?'' diye sorduğunda Jimin kafasını olumsuz anlamda salladı. ''Hayır yapmadım. Ne alaka Jungkook?'' Jungkook histerik bir şekilde güldüğünde geri adım attı. ''O zaman neden benden kaçıyorsun?'' Jimin bu davranışına anlam veremezken Jungkook'un ondan uzaklaşmasıyla derin bir nefes alıp verdi. Jungkook dibindeyken kokusundan dolayı mayışmak istemiyordu. ''Senden kaçmıyorum Jungkook.'' ''Eminim.' Dedi histerik bir şekilde. Jimin Jungkook'u geçerek kapıya yöneldi. Hissediyordu Jungkook'un kendisini izlediğini. Kapıya açıp çıkacakken Jungkook'un gözlerinin içine baktı.

''Sevdiğim biri var Kook. Aşık olduğum biri var.''

Jungkook bu dediğine kaşlarını havaya kaldırdı. ''Hangi şanslı kız?'' dedi. Jimin güldü. ''Kız değil, erkek.'' Demesiyle gülümsedi. Jimin'in gay olduğunu biliyordu Jungkook ağzından onaylayınca emin oldu. Jungkook ağzını açacakken Jimin oturdukları masaya ilerledi. Arkadaşları meraklı gözlerle bakarken 'Bir şey yok.' Dermişçesine gülümsedi.

Jungkook lavabodan geldiğinde sohbet etmişlerdi. Yılbaşına iki hafta vardı. Ne yapacaklarını konuşuyorlardı. Jimin ise sessizdi. Konuya dahil olmak istemiyordu. Jungkook konuşurken arada gözleri Jimin'e kayıyor ardından Heather'ı kendine daha da çekiyordu. Jimin ise Jungkook ve Heather hariç arkadaşlarına bakıyordu. Onların heyecanlı bir şekilde plan yapmasına içten içe sevinmişti.

Sohbet bittiğinde herkes ayaklanarak vedalaştılar. Kafenin önünde tek vedalaşmayan Jungkook, Jimin ve Heather kalmıştı. Taehyung, Taemin ve Jin arkada Jimin'i izliyorlardı. Taemin tiksintiyle Jungkook ve Heather'a bakıyordu. Taehyung ondan farksız değildi. Jin ise düşündükleri doğru çıkmıştı ve üzgündü. Arkadaşı için bazı şeyler olmamıştı.

''Tekrardan tanıştığıma memnun oldum Jimin.'' Heather'ın dediğiyle gülümseyip kafasını salladı. ''Bende öyle Heather.'' Jungkook bir adım atıp Jimin'e sarılacakken Jimin sadece elini uzattı. Bu yaptığına şaşıran Jungkook kolları havada kalmıştı. ''Kendine dikkat et Jungkook. Mutluluklar dilerim.'' Jungkook Jimin'in eline karşılık sıkıp gülümsedi. ''Teşekkür ederiz. Sende kendine dikkat et.'' Jimin her ne kadar Jungkook'un elini bırakmak istemese bile bıraktı. Arkadaşlarına bakıp gülümsedi. Park ettiği arabaya binip hareketlenip gitti.

Jungkook Jimin'in gitmesiyle içinde bir gariplik vardı. Çözemiyordu bu garipliği. ''Aşkım gidelim mi? Üşüyorum.'' Sevgilisine baktığında gülümseyip kafasıyla onay verdi. ''Gidelim.'' Arabaya geçip hareketlenince Jungkook'un içindeki gariplik bitmiyordu. Telefonundan şarkı açıp içindeki gerginliği rahatlatmak istedi.

-

Jimin eve gelmiş aldığı sigara paketi ve alkol içeceklerinden bir tanesini alıp bardağına koyarak kendisini rahatlatmaya çalıştı. Mumlarla olan odası daha da sakinleşmesini sağlıyordu. Bir yandan ağlarken bir yandan içmesi de rahatlatıyordu. Yurt dışına çıkacağı için annesi ve babasıyla içmeden önce konuşmuştu. Annesi yılbaşına bir hafta kala geleceğini söylemişti.

Jimin elindeki sigaraya bakarken konuştu. ''Seni ne kadar sevdiğimi bilseydin Kook. O lavabo kapısında senden bahsetmiştim. Aptalın teki olduğu için anlayamaman normal.'' Kendi kendine histerik bir kahkaha attı Jimin. Ani değişen ruh hali Jimin'i yıpratıyordu.

Telefonunu alarak arkadaşlarına yarın sabahtan gideceğini söylemişti. Üçü'de ona iyi geleceğini söylemişti. Taemin toparlayacağına emindi. Güveniyordu ama Jimin kendisine güveni dahi kalmamıştı.

Jimin sigarasının dumanını içine çekerken ciğerinin sızladığını hissetti. Yüzünü ekşitip söndürdü. Doğrularak biten içkisini yeniledi ve olduğu yere tekrardan uzandı.

Jungkook'u tekrardan aklına getirdiğinde gülümseyip gözyaşlarını akıttı.

''Canım acıyor Kook."

Yazım hatalarım varsa affola.

<3

HeatherHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin