19. Bölüm

732 160 213
                                    

BİZ GELDİKKKKK sınır yeni geçti(dün) ondan bana demeyin geç geldi falan diye

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


BİZ GELDİKKKKK sınır yeni geçti(dün) ondan bana demeyin geç geldi falan diye. Geçtiniz geldi.

Sizi çok seviyorum ayrıca bölüm AŞIRI içime sindi yorumlarınızı bekliyorum bakın. Yavaş yavaş finale gidiyoruz. Gerçi yavaş değil az kaldı.

Yorum sınırı: 170

İyi okumalar.


"Merhaba army!" Jungkook açtığı yayına herkesin katılması için biraz zaman tanıyordu. Bense hemen kameranın arkasında görünmeyeceğim kısımdaydım. Birazdan o beni çağıracak ve beraber bir açıklama yapacaktık. Jungkook ekrana yaklaşıp dikkatle yorumları okurken ben tedirgindim. Jungkook arada kaçamak bakışlarla bana bakıp ufak bir gülümseme veriyordu. Yine de bu içimi rahatlatmaya katkı sağlamamıştı.

Onunla sevgili olduğumuzu saklama kararı almıştık ama şu an içten içe bu karardan rahatsızlık duyuyordum. Neden saklamalıydık? İlişkimiz göz önünde olmasın ve kendimize vakit ayıralım diye saklamalıydık ama omegam bunu baştan beri kabul etmiyordu. Şimdi ise bende bu fikri saçma bulmaya başlamıştım. Derin bir nefes alıp telefonumu elime aldım. Konuşup varlığımı belli edemezdim bu yüzden ona bir mesaj yazma kararı almıştım.

Kısaca yayını bir süreliğine kapatmasını ve konuşmak istediğimi yazdıktan sonra mesajı gönderdim. Jungkook yorumları okumaya devam ederken üstten düşen bildirimime baktı ve yerinde dikleşti. "Görüyorum ki henüz hepiniz burada değilsiniz. Yayını birazdan yeniden açacağım. Şimdilik görüşürüz army." Kısa vedasından sonra yayını kapatıp bana döndü. "Sorun ne Min?"

Üzüntüyle dudağımı büktüm. Anında ayağa kalkıp yanıma oturdu. "Hey hey." Gözlerim manasızca dolduğunda çaresizce yüzüme bakmaya başladı. Beni kendine tam da kucağına çekip kafamı göğsüne yaslamamı sağladı. Tam başımı koyduğum yerin altında hissettiğim şiddetli kalp atışlarıyla burnumu çektim. "Aldığımız bu karar beni- nasıl desem?" Sözler ağzımın içinde düğümlendi. Jungkook usul usul saçımı okşamaya başladı. "Rahatsız mı etti?" Dediğinde anlamış olmasıyla nefes verdim. O beni her zaman anlardı.

Başımı aşağı yukarı salladım ve iyice göğsüne sindim. İstemiyordum, saklamak ve saklanmak istemiyordum. Onun adımı her yerde herkesin önünde cesurca anmasını görmek istiyordum. Gittiği her yere eşlik etmek, varlığımı her an hissetmesini istiyordum. Ben artık onun yalnız olmasını istemiyordum.

Saçlarıma birkaç öpücük bıraktıktan sonra yüzüne bakmamı sağladı. "Açıklamak istiyor musun?" Diye sordu bu kez. Emin olamayarak onun yüzüne baktım. Ben istiyordum ve istediğime emindim ama o bunu istiyor muydu? Ben istediğim için mi yapacaktı? "Sen istiyor musun?" Dediğimde gülümsedi ve dudağıma yavaşça öpücük bıraktı. Yeni yeni alıştığım bu his beni gülümsetti. Beni öpmesi vücudumda birçok hormonun kolaylıkla salgılanmasını sağladı. İstemsizce omegam kendini güvende hissetti. Jungkook benim evimdi. Güvenli alanımdı. Öylesine benimdi ki gözlerine baktığınız an bunu anlamanız mümkündü. Nasıl ki ben ona baktığımda gözlerimde yıldızları görüyorsanız onda da aynısı vardı.

İDOL ~ JikookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin