"Selamlarrr nasılsınızzz? Umarım iyisinizdirr uzatmdan bölüme geçelim istiyorum keyifli okumarrr
:)))Nil'den
Hastahane Den çıkınca annemle eve gelmiştik. Ada da okuldaydı. Koltuğa yardımla oturdum annemin yüzüne baktım.
"Teşekkür ederim. Annem hadi sen dön bak çok iyiyim ben"
"Olmaz öyle şey. Daha zor yürüyorsun hâlâ "
"Bir hafta geçti. Dikişleri bile söktüler sızlıyor sadece biraz o kadar" diyordum ki, telefonu çaldı ve yüzüme bakarak açtı...
"Efendim hocam. Tamam hemen geliyorum kızımla evde gelmiştik de. Tamam" deyip kapattı.
"Nasıl da his edermiş hadi ben gittim acil çağırıyorlar. Gülümsemeye çalıştım annem çıktı. Geriye yaslanıp rahatlatmaya çalıştım. Tavana bakarak düşünmeye başladım....
Gözleri akımdan çıkmıyor o anki. Işığı yok oldu gözlerinin. Kalbi parçalanıp ayağımın altına dökülmüştü sanki. Nefesim kalbime saplanıyor gibi his ediyordum.
Beni kaybetmekten korkmuş, kalbim öyle acıyor ki şuan... Anlamsız bir atışmanın bu noktalara geldiğine inanmıyorum. İddia ya bile girmedik ki. Sadece birbirimizden ilk başlarda haz etmediğimiz için atıştık. Çok şey yaşadık valla şuan hayatımız bir kurgu olsa 12 ci bölümünde yedik herhalde..
Az kalsın eski sevgilim için ölüyor olduğum düşünülürse aklım karışmasa abes olurdu asıl. Gerçi, artık Sinan a yaşanmışlığım olan insandan başa bir duygu beslemiyorum...
Ama o farklı çok farklı... Ego yığını dediğim o çocuk şimdi aklımda olan beni tek bir bakışıyla, tek bir sarılışıyla etkisi altına alan kişi...
Tekrar o rüya aklıma gelince ilk anki gibi kalbim hızlandı. Günaydın dediğimde günaydın sevgilim deyip beni öptüğü dudaklarıma gitti parmaklarım yüzüm sanki alev alıyordu yine...
"Neredesin Dirhan nerede? Arasam açmazdı ama böyle kalbim sıkışarak da duramazdım. Babamı aramaya karar verdim. Tam arayacak Ken kapı Çaldı. Canımın acıma ihtimalini umursamadan kapıya koştum açtığımda Dirhan ayakta duramıyordu aniden öne atıldı doğru tutmasam düşecekti...
Gözlerini kırpıştırdı hayal miyim değil miyim ayırt etmeye çalışıyordu. "Gerçek değilsin sen. Gözlerim saçmalıyor" söylediği şeye gülmemek için dudaklarımı bir birine bastırdım." Neye gülüyorsun Portakal saçlı kız? "
"Babam mı getirdi seni? O nerde?"
"Senin baban kim ki? Ben bilmiyorum onu kendi kendime geldim ben "
"Aranızdan su sızmaz oysa ki"
"Ne diyorsun yine? Offf bıraksana beni hayal hiç insan tutar mı ya? Ayrıca bana öyle mavi mavi bakıp durmayı bırak"
"Tamam yarın gider gözlerimi oydururum sen hadi gel tutun bana içeri girelim"
"Bırak beni be sen git o Sinan'a tutun. Onun için kuşrun yedin ya ondan diyorum" bu sefer kahkaha attım...
"Ne yemişim ne?" O sırada kapıyı kapattım. "Kuşrun işte"silah bam diye patladı gözlerinin en derinine baktım gülüşüm kaybolurken "Sen bana böyle kırgın yabancı bakınca bin tanesini kalbime yiyorum Dirhan" sol gözümden bir damla yaş aktı. O sadece ve yine aynı kırgınlıkla bakıyordu....
"Sadece sen kaçmıyor dun benden o gün evin kapısına geldiğinde "Sana geldi dedim. İlk defa biri sana geldi birini kendinden zorla kaçırmadın dedim ama sen de aynısın"
