Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Öhömmm Nasılsınızzz İyi misinizzz
Life saver ficime bir bakmanızı tavsiye ederim<3 seviliyorsunuz. Bu arada finallerime çok az kaldı çalışmaya başladım bu aralar daha seyrek olabilir buraya girişim şimdiden haberiniz olsun.
Yorum sınırı: 190
İyi okumalar...
"Geldim, geldim!" Elimdeki çantalarla hızlıca aşağı inerken Jungkook'un hemen merdiven başında beni beklediğini gördüğümde mahcup bir gülümseme belirdi yüzümde. Konserine bugün bende katılacaktım, konser çıkışı ise tatile gidecektik bu yüzden bir sürü çanta hazırlamıştım. Son basamağa geldiğimde gülümseyerek dudaklarıma öpücük bıraktı. "Hazırlanırken belki de yüz defa geliyorum dedin, nihayet buradasın." Dediğinde utançla ondan uzaklaştım.
"Birazcık gecikmiş olabilirim." Dedim ayakkabılarımı giyerken. Gözleri giydiğim şorttaydı. Ayakkabılarımı giyip kapıdan çıktığımda ellerimi iki yana açtım. "Ama ilk ben çıktım, bak." Dediğimde kıkırdadı. "Beni oyuna getirmeyi başardın bebeğim."
———
"Standing next to you!" Jungkook sesini açmaya çalışırken bense gevşek gevşek koltuğa oturmuş keyifle ona bakıyordum. Arada dansta takıldığı yerleri tekrar ediyor arada da bana bakarak istemsizce gülüyordu. Şarkıyı söylemeye devam ederken odanın içinde bir noktaya yürüdü ve kapağı açtı. Çıkardığı battaniyeyle bana yürümeyi başladı. Ne yapacağını anladığımdan kaşlarımı çattım. Tekli koltuğa yan şekilde oturmuş keyifle bacaklarımı sallıyordum ki Jungkook bundan rahatsızlık duymaya başlamış olmalıydı.
"Şunu örtelim." Dedi şarkı söylemeyi bir kenara bırakıp. Bacaklarıma örttüğü örtüyü sıcak havadan dolayı itekledim. "Ya pişiyorum." Jungkook memnunsuz bir şekilde yüzüme baktı. "Aşkım ne pişmesi, buz gibi hava buz." Dediğinde telefon ekranımı ona doğrulttum. "Yirmi sekiz derece alfa." Dediğimde göz devirdi. "Bay Jeon çıkma vaktiniz geldi." İçeri giren çalışanla Jungkook gülümseyerek ufak bir teşekkür mırıldandı.
Jungkook bir anda sırıtarak bana döndüğünde boş boş yüzüne baktım. Gözlerindeki tehlikeli pırıltı beni iyice şüphelendirmeye başlamışken kendimi bir anda kucağında buldum. "Kook!" Jungkook boynuma bir öpücük bırakıp beni taşımaya devam etti. "Girişi beraber yapalım dedim." Dediğinde gözlerim kocaman açıldı. İşte bu beklenmedikti. "Hayır, dur ne yapıyorsun?" Diyip kucağından inmeye çalıştığım esnada güçlü tutuşu buna müsade etmedi.
İNSTAGRAM:
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.