ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
"Taşınma"
ARKADAŞLAR DESTEĞİNİZ BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ O YÜZDEN YORUM YAPMAYI BEGENMEYİ UNUTMAZSANIZ SEVİNİRİM. YENİ BÖLÜM İÇİN OTUZ YORUMUN ÜSTÜNE ÇIKMASINI BEKLEYECEĞİM. DESTEĞİNİZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.
Ruhum kızıl bulutların üstündeyken kulağıma bağırma sesleri geliyordu. Bu lanet adam rüyama girip orada bile bağırıyor. Bağırma sesleri artınca yerimden sıçradım. Rüya değilmiş. Bu iyi mi kötü mü daha karar veremedim ama neyse. Pencereden dışarı baktığımda gökyüzünde güneş elmas gibi parlıyordu. Biliyorum, aklım hep mücevherle çalışıyor ama ne yapabilirim. Bedenime çok yakışıyorlar sanki var olma nedenleri benim.
Atilla daha şiddetli bir şekilde bağırdı. Bu sabah sabah neye kızdı da böyle aslan gibi evin içinde kükrüyor. Homurdanarak ayaklarımı yataktan aşağı uzattım.
Yatakta doğrulunca başıma hafif bir ağrı gelmişti ama katlanılmayacak bir ağrı değildi. Ayağım da daha iyiydi. Hiç yoksa hafif olan sızı tamamen geçmişti. Üstüne daha rahat basıyordum. Sanırım artık duş alabilirdim. Doktor ilk gün su değmesin demişti. İkinci gün hayatıma kaldığım yerden devam edebilirdim.
Hızlı bir duş alıp bornozum olmadan banyoda çıktım. Giyindikten sonra bornozu banyoya bırakmaya hep çok üşeniyorum. Gerçi burada ben bırakmasam bile yardımcılar bırakır. Ama onlara iş bırakmak istemiyorum.
Giyinme odasından ilk olarak kendime siyah bir takım iç çamaşırı aldım. Atilla giysileri kime aldırdıysa hepsi bedenime göreydi. Bu her ne kadar ürkütücü olsa bile şu an buna takılacak değilim. Giysilerin içinden siyah saten sırtı açık mini bir elbise vardı. Gözüme ilk o çarptığı için bugün giyilme onurunu ona bahşediyorum.
Giyip dalgalı saçlarıma maşa ve hafif bir makyaj yapıp, kırmızı rujumu sürdüm. Bu ruj benim imza rujumdu. Önemli zamanlarda genelde onu sürerim. O yüzden dün çantamda ona bir şey olacak diye çok korkmuştum ama Allah'tan rujumda benim gibi dış etkenlere karşı dayanıklıydı.
Hazırlanmam bittiğinde siyah evrak çantamın içine Berrak'ın babasıyla ilgili belgeleri koydum. Odadan çıkmadan önce giyinme odamdaki aynadan karşımda duran kadına baktığımda gözlerinde mesleğe ilk başladığı hırs vardı. Kaç yıl, kaç dava geçerse geçsin gözlerimdeki hırs hiç azalmadı. Hatta her geçen gün biraz daha arttı. Eskiden bir kordu şimdi cehennem ateşi oldu. Yanıyor ve en önemlisi önüne çıkan herkesi yakıyordu. Ayna da gördüğüm kadını seviyorum.
Odamdan çıkıp merdivenlerden aşağı inmeye başladığımda Atilla bir şeylere kızmaya devam ediyordu ama neye kızdığını öğrenmek istemediğim için konuya kulak misafiri olmayı kulaklarım reddediyordu
Merdivenden inerken korumalardan bir kaçıyla göz göze gelmiştim. Beni gören koruma hemen gözlerini kaçırıp bakışlarını yere eğiyordu. Atilla sanırım artık bana bakmalarını da yasaklamıştı. Onları böyle gördüğümde bana edepsiz demesi aklıma geliyor onu ve korumalarını bu eve kilitleyip evi ateşe vermek istiyorum. Bu çocuk benim içimdeki kötü yanı ortaya çıkarıyor.
Atilla korumalar başını eğince benim geldiğimi anlayıp dönüp bana baktı. Beni baştan aşağı süzdü. Elbisenin bittiği yere dönüp bir daha baktığında sinirli olan ifadesi daha da sinirli olmuştu. Her seferinde hiç bir şey yapmadan onu kızdırmayı nasıl başarıyorum ben de bilmiyorum.
Yanlarına indiğim de Atilla korumaları yanımızdan uzaklaştırmıştı.
"Kedi yavrusu gibi evin içinde niye cıyaklıyorsun." Dediğimi duyan olmuş mu görmek için etrafa baktı. Yakınımızda koruma olmadığını görünce gözleriyle elbisemi işaret etti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kırık Kalem.
General Fiction"Pişmanlık benim ruhumu terk edeli çok oldu. Ben bir savaşa girdiysem ya kazanırım ya kazanırım. Benim için diğer bir seçenek söz konusu bile olamaz. " Bazı insanlar adaleti Allahtan bekliyor. Ama ben onlardan hiçbir zaman olmadım. Ben adalet...