Nefret bazen insanı güçlü kılan en önemli darbedir . Birinden nefret etmek yetmez acı çekmezsen saf nefreti tadamazsınız. Gözlerdi boşluğu dolduramazsın . Buz gibidir ,aynadaki yansımana bile Nefret et Bazen bir aşk acı çektirir ama asla nefret ettirmez , kesinlikle. Aşkın içinde acı vardır geçmek bilmez izleri kalır . Fakat acı o yarayı hergün kanatmaktan çok kesip atmaktır , yaralanmadım diyip devam etmektir .
Çoğu insanın iliklerine işlerim , kanına girerim , ellerinden tutup yalan söylerim , anlamazlar. Kendime bağlayana kadardır herşey, sonrası tuzla buz ortadan yok olu veririm birden .Kimse sevilmeyi haketmez . Hak edemiycek kadar günahları vardır . Bilmiyorum belkide sevmek veya sevilmek ne bilmediğim içindir . Her ne haltsa ben Eslem Demiralp . O lanet saatin alarmıyla uyandım bu saat geberesicik söve söve alarmı kapatıp ayağ kalktım ve odamın içindeki lavaboya ayaklarımı yere sürüye sürüye gidip yüzümü yıkadım. Kafamı kaldırmamla aynadakı görüntümden korkmuştum. Solmuştum , gözlerimin altında morluklar halka halka olmuş , dudaklarım kurumuş, yanaklarım aşağı doğru bi yol izlemiş , ve çikolata rengi kıvırcık saçlarım birbirine girmiş. Hemen sıcak bi duşa girdim , o iyrenç görüntüden bir an önce kurtulmalıydım. 10 dk içinde duştan çıkıp üstümü deiştirdim . Bugün Cumartesi okul yok . Ama av var , benim avım. Saçlarımı kuruttuktan sonra üstümü deistirdim ve siyah spor arabamı , taksimin ara sokaklarından caddeyi net gören bi yere park etmiştim.
Önce av şarkım. Cem adrian-ben geldim, açtım arabada. Sonra ayaklarımı yan koltuğa uzatıp avımı bekledim . Arabamın önünden ilk geçen kişiyi her zamanki gibi bağlayıp ardından 1hafta sonra tekrar burda yeni avımı bekliyo olcaktım .
Sabahın 6sında burdan geçen ilk ruh hastası benim olcaktı ne mutluluk dimi ama dedi iç sesim .
-"kes sesini yoksa uçkurunu keserim iç ses."diye tehdit ettim kendimi , manyağım ben kabul .
Tam o sırada arabamın önünde biri durdu .Gözlerinde bi ifade aradım ama yoktu . Arabanın sol tarafına geçti ve camı tıklattı. Boyu sanırım 1,87 civarıydı. Siyah hafif dalgalı saçları dağalmış, simsiyah yarıya kadar kapalı ama bi o kadarda fazla bakma bi yerin şişer bakışları arkasına saklayan ok gibi kirpikleri ve kırmızılaşmış dudakları vardı . Hoş çocuk demek . Bu sefer şansıma bi beşlik çaktım ve camı açtım . Dışarıdan esen serin hava içeriye girmeye başladığında göz bebekleri büyüyüp benim ela gözlerimi buldu. Hemen kendini toparlayıp konuştu.
-" Arabanı başka yere çekersen , dükkan müşteri toplıycak "ben her zaman buraya çekiyorum arabamı ne münasebet .
-" Bu saatte müşteri toplıycağını pek sanmıyorum " yüz ifadesinden ne düşündüğünü anlyamıyordum . Duvara bakıyomuş hissi belirdi içimde .
-" Denemeden bilemeyiz dimi ? şimdi arabanı başka bi yere park et güzelim " güzelim mi? ahhh bu çocuk çok tatlı .
- " Ben her hafta sonu arabamı buraya park ederim , seni daha önce görmemiştim " işte şimdi pich smile yapıyodum .Bi anda yalancı bi kahkaha attı . Korktum .
-" Niye acaba , yeni başlamış olabilirmiyim bu işe ? " al işte mal ben sana sordummu niye diye ? malll.
-" Neyse , 5dk işim var senin yeni iş yerinde " ve işte yalanda nirvana yapmış ben olayı saniyesinde kurtardım .
İste şimdi kapak oldun bay ukala. Yavaşca doğruldu ve t-sortun kasılmaktan vucuduna yapışıp yukara doğru kıvrılmış eteklerini aşağıya doğru çekiştirip düzeltti yüzüne hafif bi tebessüm kondurdu ve kapımı açtı . Sol eliyle geçmemi belirten bi hareket yapıp " buyrun o zaman hanfendi" dedi .
Ve ben şok . Biraz önce benimle park kavgası yapan adam birden yok olmuş ve kapımı açmıştı. Bi dakka o bana tebessüm mü etti . Yanağında ki gamzesimi belirdi biraz önce , o kütükten gamzeli bi yakışıklı mı çıkmıştı . Hemen kendimi toparladım açık kalan ağzımı kapattım ve kendime gelmek için kafamı iki yanıma salladım . Çantamı aldım ve arabadan inip pastaneye girdim. Hemen arkamdan hala yüzündeki tebessümle geliyodu .
-" Evet , ne istersiniz hanfendi ?"
-" 10 tane ek pasta istiyorum beyfendi " beyfendi demişken neydi bu yakışıklının adı . Öğrenmem lazım sonuçta bu adam benim avım .
Eline plastik bi kutu alıp içine ekleri doldurmaya başladı. Bu zamana kadar avlarımın arasında en yakışıklısı bu olsa gerek .Şimdi ben bu çocukla nasıl iletişim kurucam .Buldumm .
-" Eve servisiniz varmı ?" işte zeka örneği ben .
-" Evet , bizzat ben teslim ediyorum " Yessss işte be .Ama bu kolay oldu ya ben zorları seviyorum , bu seferlik istista olsun .
-" Süper !! " bana moron görmüş gibi baktı ve delici bakışlarından yolladı , hemen çenemi kapatıp eklerin parasını verdim ve eklerle pastaneden çıktım .
Arabama oturup camdaki pastanenin numarasını aldım ve gazı kökleyip eve gittim . Arabadan inip yavaşca yanlızlık kuyuma doğru yürüdüm . Doğruydu bu ev benim en kötü kabuslarım olmuştu , babamdan nefret etmiştim , babam burda çekip gitmişti , onu en son gördüğüm yer ise odamı camından gözüken son bank olmuştu . Tamda orda oturup taksi beklemişti , zaten gitmeliydi. O o anneme ihanet etmisti , gitmeliydi ve gitti .Annemin beni sevdiği en son yer ise bu cam olmuştu . Babamdan kalan herşeyden nefret ediyodu bendende .
Evet , ben hala bu evde yaşıyorum . Nefretim beni güçlü kılan tek şey , bana sevmemeyi hatırlatıyo . Sevilmeyi zaten 9 yaşımdan beri hatırlamadım , tanımlayamadım işte .Ben düşüncelere dalmışken evin önünde durmuş bu koca yanlızlığı izlediğimi yeni fark etmiştim .
Kendimi toparladım ve çantamdan anahtarımı çıkardım. Elimde ses çıkartan anahtarı kapının deliğine geçirmemle evde bi hareketlenme oldu ve bi şeyin parçalanma sesi geldi . Kendimi hemen geriye atıp arabamın yanına sürükledim bedenimi .
Arabama doğru koşarken arkamdan bi kapı sesi geldi ve istemesemde durdum ve arkama baktım . Hayır şaka bu , bu o olamaz . Benim evimi nerden bulmuştu bu . Ve benim evimden çıkıyordu . Dur bi dakika bana doğru koşuyo ah hayır .
Meraba tenekelerim ,
Bu benim ilk hikayem ve hikaye tamamen hayal ürünü fakat duygular ve düşünceler tamamen benim hayatımdan alıntı. İçinizden aşık olan varmı ? sevipte sevilmeyen . Her bokluğa rağmen çekip gidemeeyen fln . Kaç kişiyiz her gece yatmadan önce gizlice ağlayan . Çok seven kaç kisiyiz?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ORANTI
Mystery / ThrillerSevmek bazen önce nefrenın test ede bileceğı bi duygudur .Derinlere inmeye başladıkça nefrete dönüşür , boğulmadan çıktığında ise minnettarlıkla sevgiye . Ama aşk nefretin test edemiyceği kadar yankılıdır ses çıkarır. Derinlerine inersen çıkamıyacağ...