2. Bölüm

525 54 3
                                    


Sabah uyandığımda saat 10:02'ydi. Dün taşınma işlerinden dolayı çok yorulmuştum. Uyandığımda kendimi enerjik hissediyordum. Kalkıp lavabodaki işlerimi hallettim. Ve annemin yanına gittim. Kahvaltı hazırlıyordu. Beni görmemesi umuduyla sessizce salona geçtim. Ama annem duymuştu:
-"Seda? Kızım kahvaltıyı hazırlamaya yardım etmeden nereye böyle?" dedi. Oflamaya başladığımda ise:
-"Anneye oflanmaz. Hem kocaman kız oldun gel yardım et bana. Bu gidişle seni alan 3 gün sonra geri getirir benden söylemesi" dedi hafif sinirli bir şekilde. Kahvaltıyı hazırlamaktan kaçamayacağımı anlayınca birkaç tabak alıp masaya yerleştirdim. Çatal bıçak ve bardakları da yerleştirdikten sonra nutella'yı çıkardım. Nutellasız kahvaltı olmazdı değil mi?

Kahvaltı hazır olduğunda hep beraber sofraya oturduk. Kahvaltıda sucuklu yumurtanın tadını çıkarırken aniden kapı çaldı. Kim gelmiş olabilirdi ki? Daha yeni taşınmıştık sonuçta. Bunları düşünürken annem kapıyı açmamı söyledi. Zaten evde kapıları hep ben açardım. Daha doğrusu hep bana açtırtırlardı. Delikten baktığımda tanımadığım bir kadını görünce kim olduğunu merak ederek kapıyı açtım:
-"Buyrun kime bakmıştınız?"
-"Ee öncelikle merhaba kızım. Ben sizin karşı komşunuzum. İsmim İnci. Bugün seni ve aileni tanışmak için bize davet ediyorum. Müsaitseniz eğer gelebilir misiniz?"
-"Bir saniye anneme sormam lazım." dedim ve annemi çağırdım. Kısaca durumu anlattım ve annem ismi İnci olan bayanla konuşmaya başladı:
-" Merhaba ben Aysel, bu da kızım Seda. Bizi evinize davet etmişsiniz galiba?"
-"Evet,tabii müsaitseniz"
-"Müsaitiz,yani tanışmak için gelebiliriz"
-"Aa bu harika o zaman ben sizi saat öğlen 1de bekliyor olacağım. Hemen karşınızdayız zaten."
-"Peki o zaman biz geleceğiz,davetiniz için teşekkürler"
-"Ne demek efendim,yeni komşularımızla tanışmak istedim ben de. Hem ne demişler ev alma komşu al. O zaman iyi günler"
-"İyi günler" dedi ve kapıyı kapattı annem. Kapatır kapatmaz ağabeyim söze girdi:
-"Anne ben bugün müsait değilim gidemem komşuya falan"
-"Olmaz oğlum,tanışmak için davet ediyorlar,oğlumun işi mi var diyeceğim! Sen de gel en azından tanış sonra kibarca işin olduğunu söyleyip çıkarsın." dedi. İnci abla iyi birine benziyordu. Acaba tek mi yaşıyordu?Yoksa bir ailesi var mıydı? Biraz merak etmiştim doğrusu. Saat 1de gelin demişlerdi ve saat şu an 11di. Yani 2 saat vardı. Kahvaltıdan sonra ılık bir duş aldım. Saçlarımı taradım ve giyinmek için dolabın karşısına geçtim. Siyah dar pantolonumu ve mor bol tişörtümü giydim. İki tane bileklik taktım. Ayakkabı giymeme gerek yoktu zaten karşımızdaki dairede oturuyordu. Çıkarken bir terlik giyerim diye düşündüm. Saçlarımda kuruyunca salık bir şekilde duracaktı. İşlerimi bititince saat 12 olmuştu. Ne ara o kadar zaman geçmişti! Salona gittim ve telefonumu elime aldım. Irmak bugün buluşalım mı diye mesaj atmıştı. Komşumuzla tanışacağımızı ve işim bitince geleceğimi söyledim. O da kabul etti.

Herkes hazır olunca evden çıktık. Annemle babam nedense fazla ciddiydiler. Alt tarafı komşularla tanışacaktık. Onların bu hallerine gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Kapıyı çaldık ve hoşgeldinler içinde içeri geçtik. İnci abla:
-"Hoşgeldiniz. Ben İnci. Bu da kocam Kemal. Yeni bir komşumuz olunca tanışmak istedik. Sonuçta evden girerken çıkarken birbirimizi göreceğiz değil mi? Tanışmasak olmazdı."
Annem söze girdi:
-"Yeniden davetiniz için teşekkür ederiz İnci Hanım. Sizin bu davetinize inanın çok sevindik. Çünkü yeni taşındığımız için hiçbir komşumuzu tanımıyoruz. Bu arada benim ismim Aysel. Yanımdaki kocam İsmail,onun yanındaki kızım Seda,ve oğlum Selim" dedi Selim'i göstererek.Sonra babamla Kemal ağabey el sıkışıp havadan sudan konuşmaga başladılar kendi aralarında. Ardından Kemal ağabey babamı, annenler kız kıza konuşsun diye balkonda sohbete devam etmeye çağırdı. Babam kabul etti. Selim ağabeyim de gideceğini söyleyip gitti. Canım çok sıkılmaya başlamıştı. O sırada içeri bir kız girdi:
-"Merhaba,siz yeni komşularımız olmalısınız. Ben de Yaren"
-"Heh,işte bu da benim biricik kızım Yaren. Bak kızım bunlar da yeni komşularımız Aysel Hanım'la kızı Seda. Seda'yla yaşıtsınız galiba. Seda sen kaç yaşındasın kızım?" dedi İnci abla.
-"17,5 yaşındayım. Yani 18 de diyebiliriz" dedim.
-"Aa Yaren 15 yaşında. Yaşıt değilsiniz. Ama senin yaşında da bir oğlum var o da duşta olmalı,çıkınca onunla da tanışırsınız" dedi. Yaren beni odasına davet edince hemen kabul ettim. Annemlerin sıkıcı muhabbetlerinden iyidir yani.

-"Ben Yaren. Annemin dediği gibi 15 yaşındayım." dedi Yaren. Annesi gibi canayakın birine benziyordu. Yeşil gözleri,beyaz teni ve koyu kumral saçları vardı. Sevmiştim bu kızı.
-"Tanıştığımıza memnum oldum,ben de Seda. Annen tanıştırmıştı zaten."
Biraz havadan sudan konuştuk. Liseye bu sene başlayacakmış. Benim yaşımda ağabeyi varmış ve Voleybolda iyiymiş. Ben de ona kısaca kendimden bahsettim. Biz böyle konuşurken annesi Yaren'i çağırdı. Yaren bir süre gelmeyince canım sıkıldı ve odadan çıkıp evi gezmeye başladım. Kapısı açık olan bir oda görünce içeri doğru baktım. Bir kütüphane vardı. Kitap kurdu bir kız olarak kitaplara bakmasam ayıp olurdu zaten. Odanın içine girdim. Odada bir yatak,kıyafet dolabı,çalışma masası,kütüphane,tek kişilik bir koltuk vardı. Kütüphane olan tarafına gittim. Toplam 6 tane raf vardı. Ve birsürü kitap... Üstelik kitaplar süperdi. Tam benim sevdiğim kitaplardı. Açlık oyunlarının serisi,Harry Potter'ın birçok kitabı ve Wattpad'de kitap olan bazı kitaplar dikkatimi çekmişti. Elime bir kitap alıp incelemeye başladım. Kitabın konusuna,yazarına falan baktım. Aslında yaptığım yanlıştı. Hiçkimseden izin almadan kitaplara bakıyordum. Kitapların sahibini de bilmiyordum. Arkadan bir ses duyduğumda irkildim:
-"Hey! Odamda ne arıyorsun!?" sesi duymamla kitabı yere düşürmem bir oldu. İnsan odada kendini yalnız bilirken birinin aniden konuşması biraz ödünü kopartırdı yani. Arkama döndüğümde genç bir çocuk gördüm. Bir cevap vermem gerekiyordu. Ne diyecektim çocuğa? Odana izinsiz girdim kitaplarını karıştırıyorum mu?
-"Şey ben... Kitap görünce merak edip izinsiz baktım,özür dilerim" dedim. Rezil olmuştum işte. Hiç tanımadığım birine rezil olmuştum. Çok iğrenç bir duyguydu bu. Ama çocuğun verdiği cevap beni biraz rahatlatmıştı:
-"Ya özür dilemene gerek yok. Sorun değil yani. Bir anda odamda tanımadığım birini görünce şaşırdım sadece."
-"Ben Seda. Yeni karşı komşunuzum."
-"He sizi annem davet etmişti,doğru. Ben de Bahadır" dedi ve elini uzattı. El sıkıştık.
-"Sen İnci ablanın oğlu olmalısın,benim yaşımda bir oğlu olduğunu söylemişti." diyip konuşma başlattım.
-"Ben 18 yaşındayım"
-"Ben de 18 yaşındayım"
-"Ne zaman taşındınız?"
-"Henüz dün taşındık,annen de bizi hemen davet etti. Onunla tanıştık ama senin duşta olduğunu söylemişti."
-"Evet duştaydım"
-"Ama üstünde bornoz yok" deyiverdim hemen. Keşke demeseydim,dilimi arı soksaydı da demeseydim öyle
-"Üstümde bornoz olmasını mı arzulardın" dedi pis pis sırıtarak. Öfkelenmiştim. Ne diyordu bu çocuk?
-"Ne diyorsun ya sapık!"
-"Ben bir şey demiyorum,sen dedin"
-"Ya ne biliyim,duşta olan insan,bornozla çıkar,sen çok fesat düşünüyorsun " dedim ve çıktım odadan. Saçımdan tutmasıyla durdum:
-" Ne var ya!? Bırak saçımı"
-"Üf hiç senin tribini çekemem,kitabımı yere düşürdün ve kaldırmadın. Çabuk kaldır onu." Ben özür dilemesini beklerken çocuk kitaptan söz ediyordu ya! Sinir olmuştum şu Bahadır'a. Kitabını kaldırdım ve yerine koydum. Ve içeri Yaren girdi:
-"Aa siz abimle tanıştınız mı?"
-"Evet tanıştık" dedim suratımı asarak.
-"Sen nereye gittin Yaren ya! Beni tek bıraktın odanda bidaha da gelmedin."
-"Ya şey özür dilerim.Annem beni çay koymam için çağırmıştı. İşim biraz uzun sürdü."
-"Ya tamam neyse gel odana gidelim" dedim ve odasına gittik. Odada biraz daha sohbet ettikten sonra annemlerin yanına salona gittik. İnci ablayla koyu bir sohbete dalmışlardı. Öyle ki artık "Hanım" kelimesini kaldırmışlardı aralarında. Ardından içeri o sapık herif girdi. Pardon ismi Bahadır'dı:
-"Hoşgeldiniz,ben Bahadır" dedi gülümseyerek.
-"Heh,işte bu da benim ortamca çocuğum Bahadır. Büyük oğlum bu sene Ankara'da okuyacak. O yüzden kayıt işlemleri için şimdiden Ankara'ya gitti" Okullar ayın 28'inde açılacaktı. Canım başbakanımız tatili uzatmıştı. Canım ya... Neyse konudan uzaklaşmayalım. Annemle ve babamla tanıştı Bahadır. Selim abimle tanışmamıştı. Çünkü kendileri sevgilisiyle buluşmaya gitmişti. Annemle büyük uğraşlar sonucu bir sevgilisi olduğunu bulmuştuk. Sherlock Holmes gibiydik mübarek.

Biraz daha oturup eve gitmek üzere kalktık. Komşularımızı çok sevmiştim. Tabii şu Bahadır hariç... Her ne kadar okuduğu kitapları beğensem de sapık herifin tekiydi. Neyse umrumda bile değil. Aslında tip olarak iyi çocuk. Yeşil gözleri var aynı Yaren gibi. Uf neyse eve geldik işte.

Ve Seda'yla Bahadır tanışır :) Bolumle ilgili düsüncelerinizi yorum yaparsanız sevinirim...

KOMŞUNUN ÇOCUĞUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin