Ertesi gün Irmak'la buluşmak için sözleştik. Aslında dün komşularla tanıştıktan sonra buluşacaktık ama Irmak'ın babaannesi fenalaşmış,o yüzden gelemedi. Ben kafede Irmak'la buluşmak için kendime kıyafet seçmeye başladım. Siyah dar bir pantolon ve beyaz bir tişört giydim. Takı olarak da beyaz bir melek olan kolyemi taktım. Siyah converse'lerimi ve siyah küçük çantamı da aldım. Ardından aynanın karşısına geçtim. Saçlarımı tarayıp salık bıraktım. Makyaj olarak da açık pembe bir ruj ve gözlerime ince bir eyeliner çektim. Pek makyaj yapmazdım ama güzel bir kafede buluşacaktık yani. Yapmam gerektiğini düşündüm.Tam evden çıkacakken abimin "Duur!' demesiyle durdum. Beni süzmeye başlayınca amacını anladım ve:
_"Merak etme mini etek giymedim. Pantolon tişörte de bir şey diyemezsin herhalde" dedim. Ne zaman beni dışarı çıkarken görse ne giydiğime bakıyordu. Anlayacağınız abilik görevini fazlasıyla yapıyordu. Ama ona ne ki benim giydiklerimden? Bir de kısa giyindiğimde kızması var...Tam sinir olmalık
-"Tamam bugün giyimin gayet uygun. Ne var yani her gün pantolon tişört giysen? Senin için söylüyorum yani. Erkeklerin sana bakmasını mı istersin sokakta"
-"Allah'ım ya! Sanki erkek arkadaşımsın,bir de senin için söylüyorum diyor,kıskanıyorum demiyor da"
-"Ne çok konuştun be Seda. Sen nereye gidiyorsun hem?"
-"Irmak'la buluşmaya gidiyorum"
-"He tamam,ben de Hakan'la buluşmaya gidiyorum"
-"Tabii tabii. Miray'la buluşacaksın biliyorum. Bana yalan söylemene gerek yok"
-"Ya... Sen nereden biliyorsun"
-"Meslek sırrı... Ya ben gidiyorum,geç kalacağım. Hadi görüşürüz!" dedim ve tam çıkacakken annemin " Dur kızım!" sesiyle durdum. Ya bunlar benden ne istiyordu!? Bir türlü evden çıkamamıştım:
-"Ne oldu anne?" diye seslendim. Elinde iki tane çöp poşetiyle geldi ve:
-"Hazır gitmişken çöpleri de at kızım" dedi ve çöp poşetlerini elime tutuşturdu. Ben o kadar giyinip süsleniyim,annem elime çöp versin! Olacak iş değil.Evden bütün havamı bozan çöp poşetleriyle çıktım. Çöp konteynırının önüne geldiğimde tanıdık Biriyle karşılaştım. Bu... Bahadır'dı. Bana yaklaşıp:
-"Selam" dedi
-"Selam" dedim ben de. Ardından:
-"Sapık Bey" dedim.
-"Ya bak ben de seninle bu konu hakkında konuşmaya geldim"
-"Nası yani? Sen çöp atmaya gelmedin mi?'
-"Çöp de bahanem oldu. Aslında size gelip kapıda söyleyecektim,ama baktım dışarı çıkıyorsun,ben de çöpü kaptığım gibi yanına geldim. Annem bile şaşırdı,ısrar etmesine gerek kalmadan çöpü atınca" dediğinde gizlice güldüm. Onunla fazla samimi olmak istemiyordum. Dün dediklerınden sonra.
-"Ee seni dinliyorum"
-"Dün biraz kötü tanıştık da ben özür dilerim" dediğinde donakaldım. Onun özür dileyeceğini hiç düşünmezdim.
-"Tamam o zaman özrün kabul edildi. Ama sana bir şey soracağım. Kötü tanışsaydık ve hiç özür dilemeseydin nolurdu sanki? Alt tarafı komşunum"
-"Biri tarafından sapık adam olarak tanınmak istemem açıkçası,o yüzden bu kadar umursadım"
-"Tamam neyse,benim gitmem lazım,baybay" dedim ve kafeye doğru gitmeye başladım. Özür dilemesine hem şaşırmış hem de sevinmiştim. Yoluma devam ettim ve Irmak'la buluşacağımız yere geldim. O gelmişti bile:
-"Neredesin kızım ya! Beklemekten ağaç oldum!"
-"Yolda meymeletsizin biriyle karşılaşınca..." dedim ve sandalyeye oturdum. Güzel bir kafedeydik. Manzarası vardı ve mumlarla otantik bir hava verilmeye çalışılmıştı. Irmak söze girdi:
-"Meymeletsizin biri mi? O da kim?"
-"Ya hani karşı komşumuzla tanıştık ya dün. Onların da benim yaşımda bir oğlu varmış,o işte"
-"Neden meymeletsiz diyorsun peki" dediğinde dün olanları anlattım. Ve çöp konteynırının önünde olanları...
-"Aa merak ettim bu çocuğu ben ya. Tipi nasıl?"
-"Irmak kanka sen ne diyosun ya? Çocuğa yavşayacaksın galiba?"
-"Ya ne alakası var? Merak ettim"
-"Ya işte yeşil gözlü,koyu kumral saçları,biraz kasları var,boyu benden biraz uzun boylu bir çocuk"
-"Oha kanka anlattıklarına göre bu çocuk baya bir meteor"
-"Ay kanka birden düşününce hakkaten yakışıklı çocuk ya"
-"Kanka ne şanslı bir kızsın ya. Benim öyke komşum olacak var ya her bahaneyle evine giderim"
-"Ya tamam yakışıklı olabilir ama biraz ukala ve fazlasıyla sapık"
-"Kanka sen bu çocuktan hoşlanıyor musun?"
-"Tabii ki hayır, daha dün tanıştık saçmalama,hem bana neler dedi anlattım ya"
-Ama özür dilemiş,bence bu çocuk sana karşı boş değil."
-"Ya saçmalama,alt tarafı komşum!"
-"Peki öyle olsun"
-"Eee babaannen nasıl"
-"Ya fazla bir şeyi yok. Tansiyonu çıkmış,hastaneye kaldırdılar. Şu an iyi,dinleniyor"
-"Hm,geçmiş olsun kanka"
-"Sağol kanka" dedi ve birden durgunlaştı. Bir şey vardı bu kızda.
-"Kanka neyin var? Sakın bir şeyim yok deme,anlarım ben. Babaannen de iyiymiş neye canın sıkkın?"
-"Babaannem iyi ama ben çok kötüyüm Seda"
-"Noldu?"
-"Aslında sana dün anlatacaktım ama babaannemin yanına gitmem gerekti. Her şey dün oldu"
-"Ya çatlatma insanı,ne oldu anlat!"
-"Güney..." Güney Irmak'ın sevgilisiydi.
-"Noldu Güney'e"
-"Beni aldattı" dedi ve ağlamaya başladı. Şok olmuştum. Yaklaşık 6 aydır sevgiliydiler ve bildiğim kadarıyla ciddi düşünüyorlardı.
-"Irmak ağlama,gel seninle başka biryerde konuşalım"
-"Eve gitmek istiyorum Seda. Bize gidelim,hem annemler evde değil" dedi. Başımla onaylayıp onun koluna girdim. İyi değildi,hem de hiç iyi değildi. Evine geldik. Hemen bu kızın moralini düzeltmem gerekiyordu. İlk önce üzerine pijamalarını giydi. Bana giymem için bir pijama takımı verdi. Giyindikten sonra salona gittik:
-"Kanka bana her şeyi anlat. Tam olarak noldu şimdi?" diyerek konuya girdim. Ağlaması kesilmişti ama yine de çok kötüydü. Anlatmaya başladı:
-"Ya bak şimdi,ben dün sabah Güney'le buluşmak istedim. Ama bu sefer ona haber vermedim. Sürpriz olsun istedim. Bana önceden evinin anahtarını vermişti. Zaten tek yaşadığı için evine istediğim zaman gidebilirdim. Neyse ben hazırlanıp gittim işte. Anahtarla eve girdim. Evde kimse yoktu. Uyuduğunu düşündüm ve yatak odasına çıktım. Onu öperek uyandıracaktım" dedi ve ağlamaya başladı.
-"Irmak nolursun ağlama,sakin ol. Eee sonra ne oldu?"dedim.
-"Onu yatakta bir kızla yakaladım" deyince ağzım açık kaldı. Irmak Güney'i deli gibi severken onun yaptığı adamlığa sığar mıydı şimdi? Ben böyle düşünürken Irmak anlatmaya devam etti:
-"Beni görünce çok şaşırdı. Tabii ben o sırada şoktaydım. Bir de yanındaki kız "Bu kim aşkım" demesin mi? Ben ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Öfkeli bir şekilde "Güney sen bunu bana nasıl yaparsın!" diye bağırdım. Hemen oradan gitmek istiyordum. Bana salonda beklememi söyledi. Bekledim ben de. Biraz sonra üstü giyinik bir şekilde geldi ve bana: "Senle daha önceden konuşmam gerekiyordu Irmak,ama zaman olmadı. Şimdi söyliyim,Irmak ben artık seni sevmiyorum,daha doğrusu 1aydır sevmiyorum. Ben Sude'ye aşık oldum,ve beni şu an yatakta bekliyor" dediği an yıkıldım. Ne kadar da rahat konuşuyordu, ben de ona adi herifin teki olduğunu,sevgilisi varken başka bir kızla yattığı için adam olmadığını ve birçok şeyi söyledim. Birsürü de küfür ettim hayvana. Ama fazlasıyla hakediyordu. Hakediyor dimi?" dedi bana soran gözlerle. Cevap verdim
-"Ya bu Güney ne kadar adi bir herif böyle! Ne küfür ettiysen hepsini haketmiştir o. Ben onu böyle bilmezdim. Çok üzüldüm Irmak,ama sen sakın üzülme. Sen adam sıfatına yakışmayan birinden kurtuldun,o ise senin gibi harika bir kızı kaybetti. Zaten o Zaten onun sevdiği kız da sürtüğün tekidir yani emin ol" dedim ve ona sarıldım. Teselliye ihtiyacı vardı. Kalbi kırılmıştı kardeşimin,Irmak'ımın...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOMŞUNUN ÇOCUĞU
Teen FictionSeda ve ailesi yeni bir apartmana taşınırlar. Seda ve Bahadır için her şeyin başladığı yer orasıdır işte :)