12. Bölüm

227 29 3
                                    

-"Sedaa! Uyan yoksa terlik kafana geliyor ha! Seninle mi uğraşıcam be! Hadi hadii!"
Konuşan annemdi. Evet,okullar açılmıştı ve 2. Haftanın ilk günüydü. Tabii ki uyanmak istemiyordum. Gece 2de uyuyan kızdan 6da kalkmasını beklemek saçmaydı. Annem kaç saattir uyanmam için bağırıyordu. Ama sizce umrumda mı? Aslında umrunda. Çünkü annemin yeni aldığı terlikler fazlasıyla acıtıyordu. Hatta bir ara sırf bana atmak için aldığını düşünmüştüm. Ay hayır yani bari bir şeye benzese... Pembe pembe tüylü ve topuklu bir terlikti. Topuğun kıçıma gelmesi ve tüylerin huylandırması... O terliğin tadını tatmak istemiyordum.
-"Tamam ya uf!" dedim ve yatakta doğruldum. Gözlerimi ovuşturup etrafa mal mal baktım. Oda karanlıktı. Sanki geceymiş gibi. Kendimi okula değilde şafak operasyonuna gidiyormuş gibi hissettim. Hayır bu havada insanın uyanası da gelmiyor. Kalktım ve tuvalete gittim. Tuvalet doluydu. Bilin bakalım kim vardı?
-"Abii! İçerde telefonla oynuyorsun,biliyorum. Çabuk çık altıma yapıcam!"
-"Daha yeni girdim,çıkmamı bekleme"
-"Ya kime diyorum,çıksana"
-"Seda git başımdan konsantre olamıyorum"
-"Ulan sıçarken konsantre mi gerekiyor mal!"
-"Seda doğru konuş" o sırada annem söze girdi:
-"Selim hadi çabuk çık! Çocukluğundan beri bu kızı tuvalet kapısında bekletiyorsun. Sırf Seda'dan önce tuvaleti kapmak için daha erken uyandığın günleri biliyorum ben"
-"Vay,şerefsiz" diye mırıldandım fısıltıyla. Zaten uykuluydum, bir de abimin tuvaletten çıkmasını bekliyordum. Babam abime:
-"Selim hadi çık tuvaletten,herkes bekliyor oğlum" dedi. Abim de -"Tamam baba çıkıyorum" dedi ve bir sifon sesi duyuldu. Vay be! Seda çık deyince boşver salla,babam söyleyince hemen çık. E tabi Seda kimdi ki? Ama tuvaleti babama kaptıracak değildim. Hemen tuvalete girdim ve işlerimi hallettim. Çıktım ve giyinmek için odama gitti. Önce çorabımı giydim. Sonra etekle gömleği üzerime geçirdim. Havalar soğumuştu. Siyah polarımı da giydim bu yüzden. Saçlarımı da tarayıp salık bıraktım. Kahvaltıya gittim ama hiç iştahım yoktu. Sabahları okula gitmeden önce pek iştahım olmazdı. Daha çok uykum olurdu. Bir çay içtim. Annemin zoruyla da birkaç parça peynir ekmek... Çantamı aldım ve saate baktım. 07:15ti. Evden okula 10 dakika da gidiyordum. Yani geç kalmayacaktım. Evden çıktım. Yaren'le Bahadır da çıkıyordu. O an yerin dibine girmek istedim. Sabah sabah okul kıyafetlerimle beni görmüştü! Tamam,benden hoşlanmıyor olabilirdi ama ben yine de bu tipsiz halimle beni görmesini istemezdim. Ayakkabılarımı giydim ve Bahadır:
-"Günaydın Seda" dedi. Beklemediğim bir anda söylediği için kalbim küt küt atmaya başlamıştı. Ardından Yaren de:
-"Günaydın Seda" dedi. Ben de:
-"Günaydın Yaren" dedim. Özellikle Yaren demiştim. Banane Bahadır'dan! Zaten ona aşık olmaktan vazgeçecektim. Belki ona karşı hissettiğim aşk bile değildi. Bundan emin değildim ama hoşlandığımdan emindim. Hoşlanmayacaktım da. O abazanın tekiydi! Arkadaşını öper mi insan?" Bunları düşünürken aşağıya inmiştim. Yürümeye başladım. Her ne kadar sabahları erken kalkmayı sevmesem de sabahları sokaklar sakin oluyordu. Kuşların ve kedilerin sesleri sokağı dolduruyor,insana huzur veriyordu. Arabalar seyrek geçiyordu. Attığım her adımda sanki topuklu ayakkabıyla yürüyormuşum gibi sesler duyuyordum. Tabii bu sessizlik huzur verdiği kadar uykumu da getiriyordu. Sessiz sokakta sağ taraftan gelen sesle irkildim:
-"Analar neler doğuruyor be! Hey yavrum hey" evet,sabah sabah bir sapığa rastlamıştım. Uf şimdi kim uğraşacaktı bunla? İçimden bir küfür mırıldandım ve adımlarımı hızlandırdım. Sesi çatallı olan sapık yine konuştu:
-"Kız sen küçücük yaşında küfür demi biliyorsun,çok ayıp bak" dedi. Sesi yayvan çıkıyordu. Geceden kalma olabilirdi. Yada henüz 15 dakika önce de içmiş... Ne yapacağımı bilmiyordum. Kendimi savunmak istiyordum ama bana bir şey yapar diye deli gibi korkuyordum. Tam bir şey söylemeye yeltenecektim ki mavi gözlü,esmer,kasları olan,yüz hatları fazlasıyla güzel(yani bildiğiniz taş bir çocuk) geldi ve adamın sırtına yumruğu geçirdi. Böyle bir şey beklemediğim için birkaç kez çığlık attım. Ardından çocuk konuştu:
-"Ulan,sen dün bardaki adam değil misin? Hadi tamam içiyorsun,niye evine gitmeyip sokaktaki kızlara laf ediyorsun? Anan bacın yok mu senin? Siktir git!" Adam bir hayli korkmuştu. Yanıma gelip kısık bir sesle "Pardon abla" dedi ve gitti. Benden fazlasıyla büyük olduğu (yani en azından 30 yaşında olduğu) belliydi ama abla demişti. Yavşamasından iyidir. Ben o an korkudan tir tir titriyordum. Okula çok yaklaşmıştık ve okula giden herkes bana bakıyordu. Çok...utanmıştım. Beni kurtaran çocuk bana doğru yaklaştı ve fısıltıyla:
-"Utanmana gerek yok,senin bir suçun yok. Bu sapık heriflerin işi gücü kadındır. Sen sadece biraz şanssızdın ve bu adam buradayken sokaktan geçtin"
-"Şey,ben çok teşekkür ederim. Herkes yapmazdı bunu"
-"Bunu düşünme şimdi,galiba aynı okuldayız. Gel beraber gidelim"
-"Tamam" dedim. O an arkamdan biri "Seda!" dedi ve arkama döndüm. Bu Yaren'di. Ah,o da mı olanları görmüştü? Yanıma gelip:
-"Seda bizim sokağın biraz ilerisinde çığlık sesini duydum,iyi misin?"
-"İyiyim,sarhoş bir sapıkla karşılaştım da. Ama bir şeyim yok"
-"Ay emin misin"
-"Eminim" o sırada Bahadır söze girdi:
-"Sen niye tek başına gidiyorsun? Bir şey olabilirdi!" diye bağırdı. -"Ne bağırıyorsun ya? Çocuk muyum ben? Annenle mi gidip geliyim" ve beni kurtaran çocuk konuştu:
-"Bu sokakta pek böyle şeyler olmaz,bu olan yalnızca bir istisnaydı. Endişelenmeyin"
-"Evet,ben de pek görmedim bu sokakta"
-"Tamam Seda,Geçmiş olsun" dedi ve bana sarıldı Yaren. O sırada ders zili çaldı. Yeni tanıştığım çocukla okula girdik. Sahi,biz tanışmamıştık ki?
-"Ee,tanışamadık bu arada, ben Seda"
-"Ben de Levent" dedi ve el tokuştuk. Hala olanların şokundaydım ama derse girecektim tabii ki. Derse girdiğimde Damla'nın geldiğini gördüm. Damla,yeni okulumdaki ilk arkadaşımdı. Ayni zamanda aynı sırayı paylaşıyorduk. Yanına gittim ve bir çırpıda olanları anlattım. Bana dönüp:
-"Vay be! Başına neler neler gelmiş. İyiki sana bir şey olmamış. Geçmiş olsun"
-"Sağol,zaten o adamın bana bir şey yapabileceğini düşünmezdim. Az ileride okul vardı ve bana yaklaşmaya çalışsa insanlar bana yardım ederdi,zaten yaklaşmadı sadece laf attı. Ama o bile korkmama yetmişti"
-"Adam bir şey yapmaya kalkışmamış ama yine de meteor bi çocuk seni kurtardı. Ne şanslısın kızım ya!"
-"Ya Damla,başıma neler geldi,sen neler diyorsun"
-"Kakakaka.... Kanka! Bu gelen çocuk seni kurtaran meteor mu yoksa?" Damla'nın baktığı yöne doğru baktım. Evet,bu oydu. Leventti! Demek ki bizim sınıftaydı.
-"Aa,evet bu o... Ama sen nasıl anladın?"
-"Mavi gözlü,esmer ve fazlasıyla taş olduğunu söylemiştin,ve bu çocuk o tanımlara uyuyor Seda!"
-"Ya Damla sus! Duyacak şimdi!"
Bir anda tüm kızların gözleri Levent'e dönmüştü. Klasik lise kızları... Okullara taş bir çocuk gelirse çocuğa yakın olmaya çalışmalar... Hiç sevmezdim böyle şeyleri. Ardından biyoloji hocası geldi ve herkes ayağa kalktı:
-"Günaydın"
-"Sağol!"
-"Otur!" herkes yerine oturdu. Levent de boş olan bir sıraya oturdu. Hoca Levent'e kalkmasını işaret etti:
-"Aramızda yeni bir ögrenci var,bize kendini tanıtır mısın?"
-"Levent Çakır,Atatürk lisesinden geldim. Okulumuza öğrenciler sığmadığı için bize en yakın olan lise yani buraya nakil yaptırdım"
-"Hm,anladım. Hoşgeldin,oturabilirsin" dedi hoca ve oturdu. Acaba beni görmüş müydü? Görse tanırdı herhalde. Sıkıcı bir biyoloji dersinin ardından sonunda tenefüs oldu ve ben lavaboya gidip işlerimi hallettim. Acaba bugün olanları annemlere anlatsa mıydım? Anlatmalıydım çünkü eğer başka birinden duyarlarsa bana çok kızarlardı. Eve gidince anlatırım diye düşündüm içimden. Bu sırada sınıfa girmiş ve sırama oturmuştum. O sırada Levent yanıma geldi:
-"Daha iyi misin?"
-"İyiyim ya bir şey yapmadı zaten"
-"Hm,sevindim"
-"Tekrar teşekkür ederim. Seninle aynı sınıfta olduğuma da sevindim"
-"Benim kadar sevinmiş olamazsın" dedi ve yanımdan kalktı. Ah... Resmen taş bir çocuk baba iltifat etmişti! Öyle pek iltifat alan bir kız değildim. Yanımda abimi gören kaçardı. Yada bakışlarını demeliyim. Okulda abim olmadığı için rahattım. Gelen hocalar genelde bu sene olacak üniversite sınavından bahsediyordu. Bende farkındaydım önemli bir sınava gireceğimin. Hatta birazcık stres yapıyor olabilirdim. Ama yalnızca birazcık

Akşam eve gittim ve olanları annemlere alıştıra alıştıra anlattım. Çok korktular tabii. Hatta beni o okuldan almayı ciddi bir şekilde düşündüler. Ama ben okul değiştirmek istemiyordum. Henüz yeni başlamama rağmen sevmiştim okulu. Annemle babam benim için çok endişelenmişlerdi. Uzun konuşmalarımızın ardından bir ay boyunca abimle okula gidip gelme kararı aldık. Eğer bir ay boyunca başka bir sapık görmezse ben okuluma kendi başıma gide gele devam edecektim. Millet okula sevgilisiyle aşk dolu bakışlarla gider ben ise kazma abimle... E napalım sap olmanın kötü yönleri.

Biraz ders çalıştım ve çantamı hazırladım. Üniversite sınavına sabah akşma deli gibi çalışanlardan değildim. Ama biraz çalışmam da gerekiyordu. Açıkçası belli bir hedefim de yoktu üniversite olarak. Artık puanım neye yeterse... Abim de aynı benim gibi düşünüyordu üniversite sınavında. Ve işletme fakültesi okuyordu şimdi. Bakalım ben ne kazanacaktım?

Gece uyumadan önce telefonu elime aldım ve 10 tane whatsap mesajıyla karşılaştım. Kimden olduğunu merak etmiştim

Kimden:Bahadır

Hemen mesajları açtım ve okudum:
Seda?
İyi misin?
O sapık herif sana bir şey yaptı mı?
Cevap ver
Merak ediyorum...
Son mesaj resmen kalbimi fethetmişti. Beni...merak...ediyordu! Belki de yalnızca komşusu olarak merak ediyordu ama ben yine de sevinmeden edemiyordum. Belki de Irmak'ın dediği gibi Bahadır bana sonradan aşık olabilirdi. Tabii ben bu mesajlara şok olmuş bir şekilde bakarken cevap vermeyi unutmuştum. Ve Bahadır çevrimiçi olmuştu. Şimdi mesaj mavi tik olacaktı! Hemen cevap yazdım
Ben iyiyim,sorduğun için teşekkürler
Iy Seda! Kro Seda! O nasıl cevap ya! Oldu olacak iyiyim teşekkürler yaz,iyice resmi olsun. Yazıyor... Ve
Bundan sonra daha dikkat et! İstersen seni ben bırakabilirim. Hatta ben bırakıyorum seni artık!
Dedi ve ben gülmeye başladım. Böyle sahiplenmesi her ne kadar hoş olsa da bana sorması lazımdı önce değil mi?
Gerek yok,abim bırakacak beni... Arkadaşım :) deyip onunla arkadaş olduğumu belirttim. Şimdi ne şaşırmıştır arkadaşım deyince! Çocuğa başlarda arkadaşım olmaması için kızıp bağırıyordum çünkü haketmişti. Ama artık biraz yumuşamalıydım ona daha yakın olabilmek için... Ve cevap geldi
Arkadaşım? Lan arkadaşız yani biz şimdi dimi? Cevap verdim:
O nasıl tepki öyle :) evet arkadaşız. İyi geceler arkadaşım :) dedim ve o da
İyi geceler arkadaşım :) dedi ve whatsaptan çıktı. Aşık olduğu insanla arkadaş olduğuna deli gibi sevinen ilk insandım herhalde...

Oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin :)

KOMŞUNUN ÇOCUĞUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin