AZRA
Herkes bir anda bana bakmaya başlamıştı, bu biraz beni germiş olsa da belli etmemeye çalıştım.
- Kenan Bey nerede? Onunla hemen konuşmam lazım.
Kimse cevap vermemişti. Boş boş suratıma bakıyorlardı resmen, sinirlenmiştim, hem de çok fazla. Sesimi yükselterek konuşmaya devam ettim.
- Biri bana hemen Kenan Bey'in nerede olduğunu söylesin ya da ben kendim bu evdeki her odayı tek tek kontrol ederim.
Yine kimsenin umurunda olmamıştı, ayakkabımı yere vurdum ve merdivenlerden bir üst kata çıktım. Tam bir kapıyı açıyordum ki biri kolumu tuttu.
- Azra Hanım özür dilerim ama burada olamazsınız. Size dışarıya kadar eşlik edeyim.
- Bırak kolumu hemen. Hiçbir yere gitmiyorum, Kenan Bey'e söylemem gereken önemli bir şey var.
- Kenan Bey müsait değil diye kaç kere daha söylememiz gerekiyor, lütfen dışarı çıkalım, buyurun.
- Sana kolumu bırak dedim.
Adamı sertçe itip kolumu kurtardım ve odanın kapısını açtım, boştu. İlerleyip diğer kapıyı açacaktım ki adam tekrar kolumdan tutup çekiştirmeye başladı.
- Hemen o elini çek!
- Kenan Bey ben...
- Azra'nın kolunu hemen bırak ve karşımdan defol.
- Kenan Bey dinlenmeniz gerekiyor, doktor...
- Ben ne yapıp ne yapmayacağımı sana mı soracağım? Çekil git önümden elimden bir kaza çıkacak.
Adam kolumu bırakıp hızlıca merdivenlerden indi ve evden dışarı çıktı. Kaç saattir ulaşmaya çalıştığım kişi, karşımda kolu sarılı bir şekilde duruyordu.
- İyi misin Azra?
- Ben iyiyim de, siz gelmeyince merak ettim o yüzden geldim. Siz iyisiniz değil mi?
- Kusura bakma gelemedim. İyiyim ben, önemli bir şey değil küçük bir sıyrık. Beni merak etmen hoşuma gitti.
- Size önemli bir şey söylemem gerekiyordu, o yüzden yani. O küçük bir sıyrığın neden olduğuna dair bir fikrim olabilir.
- Kimin yaptığını ve neden yaptığını tahmin edebiliyorum.
- Nasıl yani? Siz biliyor muydunuz?
- Ben biliyorum da sen nereden biliyorsun?
- Yani bana kendisi söyledi sizin peşinizde olduğunu ama ben size bunu söylemedim. Olayların içine girmek istememiştim, özür dilerim mantıklı düşünmeye biraz geç başladım.
- Sen babamla mı konuştun?
- Ne babası, ben sizin babanızı tanımıyorum. Ben Sude Hanım'dan bahsediyorum, şu benle iletişim kurmaya çalışan yaşlı kadın 2 hafta önce bana oğlunun mezarının yanında size bir yer ayırdığını söyledi.
- Sude Hanım mı dedin sen?
- Evet. Her neyse size bu kadar geç söylediğim için gerçekten çok üzgünüm. Artık söylediğime göre gidebilirim.
- Azra, istersen bu gece kal, yarın seni ben bırakırım.
Tam hayır diyecektim ki saat dikkatimi çekti, şaka gibi resmen saat 12'yi geçmişti. Gitsem bile yurda giremezdim ki telefonumu çıkarıp Adnan Bey'i aradım, açmadı. Tekrar aradım ama yine açmadı. Özge'yi arayamazdım ama Enes vardı, onda kalabilirdim Kenan Bey'den birkaç adım uzaklaştıktan sonra Enes'i aradım.
- Alo, Enes neredesin?
- Özge'yleyim dışarıdayız. Önemli bir şey mi oldu, bu saatte aramazdın sen?
- Saat biraz geç oldu ya yurda giremem artık sende kalabilir miyim diyecektim?
- Tabi kalabilirsin ama ben biraz geç gelirim, anahtarları güvenlikten alırsın ben haber veririm şimdi.
- Tamam, çok teşekkürler.
Telefonu kapadım ve tekrar Kenan'ın yanına geldim. Normale göre daha garip bakıyordu, endişelenmişti bu kadın gerçekten de onu korkutmuştu.
- Kenan Bey ben en iyisi gideyim, size iyi geceler.
- Madem kalmıyorsun o zaman biraz bekle de adamlara söyleyeyim arabayı hazırlasınlar.
- Hiç gerek yok ben bir taksiye biner giderim.
- Biliyorum gidersin ama ben arabam varken taksiye binmek istemiyorum.
- Pardon, siz nereye geliyorsunuz?
- Seni bırakmaya işte.
Merdivenlerden indi ve takım elbiseli iki adamla konuşmaya başladı, tekrar merdivenlerden yukarıya çıktığında ben olduğum yerde duruyordum. Sahi ben neden hala gitmemiştim.
- Kenan Bey sizin dinlenmeniz gerek, hiç zahmet etmeyin ben giderim taksiyle.
- Beş dakikaya geliyorum istersen arabada istersen burada bekleyebilirsin.
Neyse konuşmaya ne gerek var, aşağıya iner yoldan bir taksi çevirir biner giderim, zorla arabaya bindirecek değiller ya. Merdivenleri indim ve bahçedeki adamları fark ettim. Kendi kendime söylenmeye başladım " Doğru ya bahçede ordu vardı." Aralarından biri beni duymuş olacak ki gülmeye başladı, gülümseyip yanından geçtim ama başka bir tanesi beni durdurdu.
- Azra Hanım buyurun araç bu tarafta.
Adamın gösterdiği yöne baktım ve umursamadan bahçe kapısına doğru yürüdüm, bahçeden çıktığımda etrafa bakındım. Gerçekten buradan taksi geçebileceğine inanmış mıydım ben? Etrafa tekrar baktım ve bahçeye geri girdim. Adamın az önce gösterdiği tarafa doğru yürüdüm ve arabaya bindim. Birkaç dakika sonra Kenan'da gelip arabaya bindi.
- Seni nereye bırakmamı istersin?
Enes'in açık adresini şoföre uzattım daha doğrusu şoföre uzatırken Kenan elimden aldı.
- Bu adres neresi? Yurdunun, okulunun ya da hastanenin adresi değil.
- Kenan Bey, bırakmak istediniz ben de arabanıza bindim, nereye gittiğim sizi ilgilendirmez. Eğer götürmek istemiyorsanız, bir taksi çağırabilirsiniz.
Kenan elindeki adresi şoföre uzattı ve uzun bir süre tek kelime etmedi. Gergindi ama fazla gergindi, gerçekten bu kadar korkmuş muydu o kadından, söylediğim andan beri kaygılı, şaşkın ve mutsuzdu. Demek ki kadını çok iyi tanıyordu, bu kadar etkilenmesinin başka bir nedeni olamazdı. Kendimi tutamayıp, aklımdaki soruyu dile getirdim.
- Kenan Bey, Sude Hanım'ı nereden tanıyorsunuz? Sizce söylediklerinde ciddi miydi?
- Bunu konuşmayalım Azra, sohbet etmek istiyorsan başka şeylerden bahsedebiliriz.
- Peki, siz bilirsiniz.
Cevap vermek istemiyorsa bu onun seçimiydi onu zorlayacak değildim. Kafamı yavaşça cama yasladım ve yolu izlemeye başladım.
Enes'in evine gelince derin bir nefes aldım, eve girip hemen uyumak istiyordum, bir gün için yeterince yorulmuştum. Arabadan inmeden önce Kenan Bey'e teşekkür ettim ve yüzündeki ifadeye son bir kez baktım. Tamam, onu uzun zamandır tanıdığım söylenemezdi ama tanıştığımız günden beri ilk defa böyle bakıyordu. Arabadan uzaklaştım, güvenlikten anahtarı aldım ve eve girdim.
Tek yapmak istediğim şey uyumaktı, misafir odasının kapısını açtım ve kendimi yatağa attım. Gözlerim yavaş yavaş kapandı ve uykunun derinliklerine daldım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Azra
General FictionAilesini korkunç bir kaza sonucu kaybeden Azra'nın güvenebileceği iki kişi kalmıştı, Özge ve Enes yıllardır hiç ayrılmadığı arkadaşları, taki o kazayı yapana kadar, Adnan Bey'le tanışana kadar. Adnan Bey ona kaybettiği ailesi olurken, tesadüfen tanı...