0.2

92 4 0
                                    

Sıcakladığımı hissettiğimde çarşafı üstümden itekleyerek homurdandım. Gözlerimi ovuşturarak açtım ve tavana baktım. Sabır dileyerek dikleştim, bileğimdeki tokayla saçımı bağladım. Toka bileğimde durmaktan kızartmış ve iz bırakmıştı. Mırıldanarak ayağa kalkıp banyoya gittim ve yüzümü yıkadıktan sonra odaya geri geçip aynada üstümde dünden kalma kıyafetlerime baktım. Bir sorun yoktu ama bir değişiklik yaparak dolaptan gri, sade askılı tişörtümü giydim. Belime hırkamı bağladım. Sürekli bağlama gereği duyuyordum, çünkü sokak abaza doluydu. Bana baktıklarında yüzlerine patlatasım geliyordu.
Saçlarımı geri çözüp düzelttikten sonra odadan çıktım. Çıktığım gibi kapımın önünde Arya'yı gördüm. Genellikle karnı acıktığı zaman kapımın önünde beklerdi beni. Kucağıma alarak mutfağa gittim. Yere bırakarak yemek kabına köpek maması koyduktan sonra duvarın köşesine koydum. Kuyruğunu sallayarak yemeğini yemeye başladığında omuz silkerek mutfaktan çıktım.
Sigara aradığımda bulamamak beni biraz sinirlendirdi. Çünkü genellikle evin bir yerlerine yedek olarak depolardım ve hangi ara bitirdim Allah bilir. Mırıldanarak evden çıktım ve en yakındaki büfeye ilerledim. Başımı eğdiğimde sol ayakkabımın bağcığının çözüldüğünü gördüm. Gözlerimi devirerek eğildim ve bağladıktan sonra doğrulup ilerlemeye devam ettim. Geldiğimde adamın pis sırıtışına maruz kalmak iğrençti, gerçekten.
Birkaç küfür mırıldanıp elime geçen bir sigara paketini alıp kasaya koydum. Ayağımla ritim tutarken yanımda birinin olduğunu hissettim ama pek takmadım. " Mayıs? " Bu sesi hatırlıyordum. Hatırladığım anda gözlerimi kapatarak derin bir nefes aldım ve tek kaşımı kaldırarak Berk'e baktım. Berk benim eskilerdendi. O kadar da iyi sayılmazdı, aldatmak hariç.
Başımı çevirip Allah'ın belasına baktım. Hiç değişmemişti. Sırıtarak " Gerçekten çok güzel olmuşsun. Saçların, " diyerek saçlarıma dokunmak için elini uzattığında elimi cebimden çıkartıp elini sertçe ittirdim ve, " Sende de hiçbir değişiklik yok. Hala aynı pisliksin. " Omuz silkerek önüme döndüm. Fiyatını ödedikten sonra paketi cebime sıkıştırıp büfeden çıktım.
Berk'i umursamadan orada bırakarak hızlı adımlarla deniz kenarındaki banklara yöneldim ve oturup aldığım sigaranın jelatinini açtım
                          •••••
3. sigaramda bittiğinde derin düşüncelerimden sıyrılıp ayağa kalkarak paketi cebime sıkıştırıp eve doğru yürümeye başladım.
Eve girdiğimde Arya hep olduğu gibi salonda uyuyordu. Odama geçip baş ağrıma lanetler yağdırarak yatağıma oturdum ve çalışma masamın üzerinde öylece duran elime birkaç kere alıp baktığım sonradan okumaktan vazgeçtiğim romana baktım, ardından da telefonuma. Sonra ' Test çözebilirim ' diye düşünmedim değil fakat tabii ki nöronlarım beynimdeki bu saçma fikri hemen kovaladılar.
Günlerim tam olarak böyle geçerdi bir pazar klasiği olarak;
Yarısını okuyup bıraktığım kitap, müzik, yatak ve pijama, ha birde sigara vazgeçilmezlerimdi.
Hafta içleri ise okula gider gelirdim. Hayatımda tek bir aksiyon bile yoktu. Zaten aksiyon isteyen de yoktu, aslına arada bir canım çekmiyor değildi.
Yatağıma oturmuş odamı inceliyor olduğumu fark ettiğimde tavana bakarak sesli bir "of" çektim.
Dışarı çıkmak gibi düşüncelerim vardı fakat telefonumun titreşimiyle düşüncelerime ara verdim. Bıkkınlıkla telefonu elime alıp mesajı açtım.
'Mayııs, bu akşam için yani bir saate hazırlan. Parti tarzında bir yere gideceğiz. Ve ımm, elbise tarzında bir şeyler giyin. Gideceğimiz yer zengin züppelerde dolu olacak, ağızlarına laf vermeyelim.' Orkun'un attığı uzun mesaja karşılık gözlerimi devirdim. Demek zengin züppeler ha? Eh, eğlenceli olabilir diye düşünerek ayağa kalktım ve Orkun'un dediğinin aksine üzerimi değiştirmeden evden çıktım. Karşımda Orkun'un arabasını gördüğümde mırıldanarak arabaya bindim ve saçımı kulağımın arkasına ittirdim. Orkun arabayı çalıştırmadan önce beni süzdü, ardından gözlerini devirdi. Arabayı çalıştırırkende homurdanmayı ihmal etmiyordu. "Kırk yılın başında bir şey istedik. Ama kimin umrunda?". Söylediklerine karşılık gözlerimi devirdim. "İstesem gelmeyeceğimi biliuorsun Orkun. Fazla zorlama derim." Sesim istemsizce soğuk ve mesafeli çıkmıştı. Bir şey demeden derin bir nefes alıp arabayı gideceğimiz yere sürmeye başladı. 
                             •••
Geldiğimizde arabayı park edip indik ve olduğumuz yere göz gezdirdim. Gözlerimi devirerek Orkun'un yanına gittim. "Ne o? Zengin züppe mi edindin kendine?" Tiksinerek konuşmuştum. Çünkü gerçekten tiksinmiştim. Orkun'dan değil, olduğumuz yerden. Etrafımda daha yeni mekana girenlere baktığımda hepsi birbiriyle dış görünüş konusunda yarışıyorlar gibiydi. "Hayır, sadece arkadaşım davet etti Mayıs."Omuz silkti ve ellerini ceplerine sokarak içeri girdi. Mırıldanarak bende arkasından gittim. Burnuma dolan aşırı parfümden dolayı burnum yandı ve birkaç küfür mırıldandım. Birkaç kişi dediklerime karşılık bana tuhaf bir şekilde baksalarda aldırmadım. Orkun kulağıma doğru eğilip, "Güzelim küfür etmezsen iyi olur." dediğinde gözlerimi devirip omzuna hafifçe vurdum ve etrafa bakındım. Orkun'la birlikte arkadaşının olduğu masaya gidip oturduk. Oturur oturmaz Orkun ve arkadaşı çoktan konuşmaya ve kız kesmeye başladılar. Ayağımla ritim tutarak insanları inceledim. İncelerken gözüme içeri giren bir çift takıldı. Yanındaki kıza bakıp gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Kız bana baktığında omuz silkerek önüme döndüm. Yanımdan geçerken o kızın bana bakıp,beni süzdükten sonra gülerek dedikleri şeyler için sakin kalacağımı pek sanmıyordum.
"İntihar etsen daha iyi bir seçimdi."

Herkese merhaba. Eveeet, ikinci bölümle sizlerleyiz! Hatalarımız varsa özür dilerim çünkü kontrol etmeden atıyorum. Umarım beğenirsiniz. Sosyal hesaplarımız;
Twitter - Alynaudl
Facebook - Aleyna Udül
Facebook - Irem Yılmaztürtk
Twitter - BenbilmIREM_
Sizleri seviyoruuuz! Lütfen bölüm hakkındaki düşüncelerinizi yorum atın ve oy verip bize destek olun. xx.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Nov 17, 2015 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

UZAYHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin